Ana Sayfa Menteşe Haberleri, Muğla Haberleri, Son Dakika 10 Şubat 2020

100 Yaş Evi Üyeleri ‘Sigarasız Bir Dünya’ Dedi

Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Nilüfer Caner 100 Yaş Evi’nde “Sigarasız Bir Dünya” konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Seminer programını Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Adile Tümer tarafından gerçekleştirildi.

Sinem Karakaya

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin 60 yaş üstü vatandaşların sosyal yaşama daha aktif katılmalarını sağlamak amacıyla hizmete sunduğu Nilüfer Caner 100 Yaş Evi’nde 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırak Günü kapsamında “Sigarasız Bir Dünya” konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Seminer programını Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Adile Tümer tarafından gerçekleştirildi.

Sigaranın olumsuz bir alışkanlık olduğunu ve ülke ekonomisini de olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Dr. Adile Tümer; “ Dünya üzerinde yaşayan insanların sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biri sigara ve tütün ürünleri kullanımı. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan sigara kullanımı aynı zamanda birey ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyen bir alışkanlık. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tütün mücadelesi kapsamında 1987 yılından bu yana 9 Şubat, Dünya Sigarayı Bırakma Günü olarak anılıyor. Dünyada her yıl 4 milyon, Türkiye’de ise 100 bin insan sigaradan hayatını kaybediyor. Sigara kullanan kişilerin kanser nedeniyle ölüm oranı, kullanmayanlardan 15 – 25 kat daha fazla. Hatta yapılan araştırmalarda, içilen her bir sigaranın insan ömründen 12 dakika çaldığı hesaplandı. Sigara kullanımı hemen hemen vücuttaki tüm organlarda değişik hastalıklara yol açıyor. Sigarayı bırakma, yaşamın daha sonraki dönemlerinde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının erken yaşlarda önlenebilir olması nedeniyle özellikle gençlerde büyük önem taşıyor. Erişkinlerde sigara kullanımının ergenlik dönemi ile yakından ilişkili olduğu belirtiliyor. Araştırmalar, sigara kullanan erişkinlerin yüzde 90’ının ilk sigaralarını 18 yaşından önce içtiğini gösteriyor. Sigara kullanımı hemen hemen vücuttaki tüm organlarda değişik hastalıklara yol açıyor. Sigarayı bırakma, yaşamın daha sonraki dönemlerinde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının erken yaşlarda önlenebilir olması nedeniyle özellikle gençlerde büyük önem taşıyor. Erişkinlerde sigara kullanımının ergenlik dönemi ile yakından ilişkili olduğu belirtiliyor. Araştırmalar, sigara kullanan erişkinlerin yüzde 90’ının ilk sigaralarını 18 yaşından önce içtiğini gösteriyor” dedi.

“SİGARA BAĞIMLILIĞI TEDAVİ EDİLEBİLİR KRONİK BİR HASTALIK”

Nikotinin bağımlılık yapma potansiyelinin diğer bağımlılık yapan maddelerden daha fazla olduğunu belirten Dr. Adile Tümer sözlerine şu şekilde devam etti; “ Nikotin; sigara, elektronik sigara ve nargile gibi yöntemlerle dışarıdan alındığında başlangıçta hoşlanma duygusu, gevşeme ve rahatlama hissi veriyor. Nikotinin yarattığı hoşlanma duygusu ve konsantrasyonu artırıcı etkisi, kişilerde tekrar sigara içme ihtiyacına yol açıyor. Bir süre sonra tolerans gelişiyor ve kanda azalan nikotin seviyesi, ortaya çıkan huzursuzluğu giderebilmek için güçlü sigara içme isteği oluşturuyor.  Nikotinin bağımlılık yapma potansiyeli, diğer bağımlılık yapan maddelerle kıyaslandığında daha fazla. Bir süre sonra artık kişiler sigarayı zevk almaktan çok huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, ani sigara içme isteği gibi nikotin yoksunluk belirtilerini yaşamamak için tüketmeye başlıyor. Nikotin bağımlılığı, sigara kullanımının sürdürülmesinde en önemli etken oluyor. Sigarayı bırakma döneminde hissedilen yoksunluk belirtilerinin tedavi edilmesi gerekiyor. Bu dönemde, fizyolojik olarak bağımlı kişilerde nikotin yoksunluk belirtileri, yeniden sigaraya başlamalarında önemli bir rol oynuyor.  Sigara içenlerin yüzde 70’inin sigarayı bırakmak istemesine ve yaklaşık yüzde 30 ila 40’ının ‘kendi başına’ bırakmayı denemesine karşın, yalnızca yüzde 5’inden daha azı uzun süre içmemeyi başarabiliyor. Tütün kullanımı, başarısız bırakma girişimi yani nükslerle seyreden, tedavi edilebilir kronik bir hastalık olarak kabul ediliyor. Tüm diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi bu hastalığın da tedavi başarısı, profesyonel destek ve farmakolojik yöntemlerle önemli ölçüde artıyor. İlaç tedavilerinin psikolojik destekle birlikte verilmesi başarılı bir tedavi için çok büyük önem taşıyor.”

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.