Ana Sayfa Muğla Haberleri, Son Dakika 1 Eylül 2021 38 Görüntüleme

ADALETİN GÜÇLENDİĞİ BİR YIL OLSUN

Muğla’da 2021-2022 yeni adli yılı açıldı. Açılış töreninde konuşan Muğla Barosu Başkanı Av. Cumhur Uzun, yeni yargı yılının zor bir dönem olacağını belirtti. Uzun, “ Siyasal iktidarın yapması gereken, düşünmesi ve net olarak ortaya koyması gereken tavır şudur; ‘ Ben gerçekten adalet istiyor muyum, ülkem güçlü bir hukuk devleti olsun istiyor muyum’ Eğer cevap evet ise, lafa değil, söylediklerini yapmaya odaklanmalıdır. Yeni yargı yılının, sorunlarımızın giderildiği, adaletin her ihtiyaç sahibine tam ve eksiksiz dağıtıldığı, devletin temeli olan adaletin ve adalete güven duygularının güçlendirildiği bir yıl olması dileklerimle, yeni adli yılımızı kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.

Muğla’da, 2021-2022 yeni adli yılı düzenlenen törenle açıldı. Menteşe’deki Cumhuriyet Meydanındaki törende, Atatürk Anıtına çelenk bırakıldı. Törende, Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun konuşma yaptı. Toplumda adalete güvenin azaldığına dikkati çeken Cumhur Uzun, “Bugün yeni bir adli yıla başlarken, silah arkadaşları ile birlikte bu ülkeyi bize vatan yapan atamızın manevi huzurunda, ona ve silah arkadaşlarına minnetlerimizin bir ifadesi, kurduğu Cumhuriyet ve ilkelerine olan bağlılığımızın bir göstergesi olarak, burada, bu meydanda toplanmış bulunuyoruz. Zor ve çok çalışmamızı zorunlu kılan yeni bir adli yıla giriyoruz. Toplumda adalete güvenin ne yazık ki yüzde 20 seviyelerine düştüğü böylesi bir dönemde, işimiz oldukça güç olacak. ‘Adaletin Kestiği Parmak Acımaz’ güven noktasından bu günlere gelinmiş olmasının sebeplerini elbette irdelemek, araştırıp tespit etmek ve bilmek zorundayız. Ancak bu nedenlere takılıp kalmadan, nedenlerin ortadan kalkacağı zamanı beklemeden ve hatta’ ben kendi üzerime düşeni yapıyor muyum’ sorgulaması içinde, her gün ve elimizdeki her işte, toplumun adalet duygularını ve adalete olan güvenini güçlendirmek için var gücümüzle çalışmalıyız.” dedi.

BİR ARPA BOYU YOLU ANCAK ALABİLDİK

Hayata geçirilen yargın reformlarına değinen Uzun sözlerine şöyle devam etti: “Eğer gerçekten adaletin devletin temeli olduğuna inanıyorsak, temeli sağlam tutmak için her birimizin elimizden gelenin en iyisini, en güzelini fedakarca yapma mecburiyeti var. Bu ülke bizim ve biz bu ülkenin hukukçuları, hukukun üstünlüğüne inanmış hukukçuları olarak, ülkemizin adil ve adaletli olmasını sağlamak zorundayız. Ülkemiz hukukunun sorunlarının olduğu, bu sorunların neler olduğu, sorunların giderilmesi için gerekli olanların nelerden oluştuğunun tespitinin üzerinden 2 yıldan daha fazla bir zaman geçti. Yargı Reformu Strateji Belgesi ismiyle Mayıs 2019’da açıklanan ve kısaca yargının sorunları ile çözüm yollarının yer aldığı belgede sayılanlardan ne yazık ki bu güne kadar ciddi bir ilerleme ve düzeltme sağlanamadı. 2019 yılı Adli yıl açılışında, bu belgede yer alan değişiklik önerilerini takip ediyor olacağımızı ve bunların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre değerlendirmeler yapacağımızı,  ‘Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz’ özdeyişindeki kıstasa bağlı kalacağımızı açıklamıştık. Aradan geçen 2 yıldan daha uzun süreye baktığımızda, ne yazık ki bir arpa boyu yolu ancak alabildiğimizi görüyoruz. Adalet, her yıl yayımlanan strateji belgeleri ile insan hakları eylem planı duyurularıyla gerçekleşecek bir kavram olmayıp, somut, insana dokunan ve onun adalet duygusunu karşılayan uygulamalar ve buna giden yolların açılmasıyla sağlanacaktır. Dönüp baktığımızda bu uğurda bu güne kadar sadece laf ve söylem geliştirildiğini, somut adımların yeterince atılmadığını görmekten üzüntü duyuyoruz.”

SORUNLARIN GİDERİLDİĞİ BİR YARGI YILI OLSUN

Yeni yargı yılının sorunların giderildiği bir dönem olmasını istediğini belirten Uzun, “Sadece bir maddelik kanunla bile sağlanabilecek olan ‘Hakimler ve Cumhuriyet Savcıları kendilerinin istemi olmaksızın tayin edilemezler, bir başka yerde görevlendirilemezler’ düzenlemesi, ilk metinde Coğrafi Teminat ismiyle duyurulmuş olmasına rağmen halen dahi çıkarılmamış, hakim ve savcıların çalışma yeri teminatları sağlanamamıştır. Bu denli kolay bir düzenlemenin dahi yapılamamış olması, sonraki iyileştirme vaatlerinin yapılmayacağını düşünmemize, laflara bakmamamız gerektiğini hissetmemize neden olmaktadır. Dünya, adalet arayışında güçlü bir savunmayı, yargılamanın ve adaletin vazgeçilmezi olarak görmekte ve güçlü bir savunma için avukatlara olanaklar yaratmaktayken, ülkemizde avukatlara getirilen yeni yeni sınırlamalar, adaletin güçlendirilmesinin istenmediği anlamını taşımaktadır. Dava açmak için zorunlu olduğu halde avukatlara karşı taraf bilgilerinin verilmediği, tapu bilgilerinin kıskanıldığı, dosya incelemelerinin keyfi kısıtlandığı bir ülkede, savunmanın gücünden ve bu gücün yaratacağı gerçek adaletten hiç kimse bahsedemez. Siyasal iktidarın yapması gereken, düşünmesi ve net olarak ortaya koyması gereken tavır şudur; ‘ Ben gerçekten adalet istiyor muyum, ülkem güçlü bir hukuk devleti olsun istiyor muyum’ Eğer cevap evet ise, lafa değil, söylediklerini yapmaya odaklanmalıdır. Aksi halde bizler, bu işi meslek edinmiş olanlar, açıkça bu ülkede adalet istenmediğini, güçlü bir hukuk devleti yerine, güçlülerin hukukunun istendiğini, görüyor ve düşünüyor olacağız. Yeni yargı yılının, sorunlarımızın giderildiği, adaletin her ihtiyaç sahibine tam ve eksiksiz dağıtıldığı, devletin temeli olan adaletin ve adalete güven duygularının güçlendirildiği bir yıl olması dileklerimle, yeni adli yılımızı kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.