reklam
Ana Sayfa Köşe Yazarları, Son Dakika 30.09.2020 571 Görüntüleme

BAYRAM DEĞİL, SEYRAN DEĞİL, PANDEMİ DÖNEMİNDEKİ “HAYIRDIR” ZİYARETLERİ

Kimseler diyeceğim, “kim o kimseler” demeyin, o kimseler kendilerini bilirler.

Doğruları yazarsanız bu durum o kimselerin işine gelmez, gelmeyecektir.

Vatandaşın dili, sesi olursunuz bu da o kimselerin işine gelmez.

Vatandaşın söz hakkı mı vardır ki konuşsun. Nasılsa vatandaşı da, muhalefet basın konuşturmuştur.

Nasılsa birilerinin “muhalefetler” kulpundan nasibini almıştır gerçek anlamda gazetecilik yapanlar.

Hangi cenahla ilgili haber yapsanız diğer cenahın güdümünde oluverirsiniz.

Okumadan, bilmeden önyargıyla yapıştırırlar yaftayı.

Kişi kendinden bilir işi. Kişi yönetmeye alışık olanlar, işini doğru yapanların da yönetilebileceğini sanırlar.

Bu yola kendi yanlışlarını görmemek için başvururlar hep.

Yazılıp çizilenlerin doğruluğunu kendileri de bilirler ama gelin görün ki rahat rahat oturdukları koltuklarda durduk yere huzursuzluk olmalarına sebep olur, haber olarak yayınlara yansıyanlar.

“Ne güzel oturuyorduk, sıcak sıcak” derken, iş çıkarırsınız başlarına.

Alışık değillerdir güdümde tutamadıkları basın yayın kuruluşlarına.

Bu yazılamayanları yazanlar da nerden çıkmıştır oysaki?

“Ne olan olsun, vatandaş kimin umurunda. Yazıp, çizip ne diye galeyan getiriyorsun halkı” durumudur bir nevi bizim yaptığımız iş o kimselerin gözünde.

Herkesin kendi basınını yarattığı ortamda, birilerinin kimsenin basını olmadan görev yapmalarına alışık değildir bünyeleri.

Güdümündekilere “gereğini yap” diyebilecek ve diyebiliyorken, güdümünde tutamadıklarına diyecek lafı, bulunacak hamleleri fazla yoktur ama yine de denemekten geri kalmazlar.

Çünkü kolay ve kesin çözüm içerir, “gereğini yap” talimatı.

Böyle bir yapı içinde yapılmaya çalışılan gazetecilikle başladık bugün yazımıza. Takdir edersiniz ki, kolay bir iş değil sözünü ettiğimiz ortamda gazetecilik mesleğini icra etmek. Kimseye dolaylı olarak gönderme yapmadan, net bir şekilde içinde bulunulan durumun tarifiyken bu söylemler, bizler gazetecilik yapmayı sürdüreceğiz diyelim ve bu girizgahı sonlayalım.

***

Gelelim kentimizde gözümüze çarpan bazı gelişmelere…

Günlerdir kent ve vatandaş odaklı eksikliklerin gündeme getirildiği haberler karşısında tenezzül edip, bilgilendirme yapma gereği duymayan bir belediyemiz, su kesintileriyle ilgili halka ulaşmasını istenilen bilgilere aracı olup, kamuoyu bilgilendirme görevini yapmak istediğimiz halde, bilgi vermeyip, telefonlarımıza bakmayan ve bakmadığı gibi dönüş de yapmayan bir su kanalizasyon kuruluşu ile yöneticilerine sahibiz.

Kamu yararına yapılan bu haberleri takip ettikçe, bizlere olan kızgınlığın da farkındayız ama ne yapalım bu da bizim işimiz.

Halktan yana tarafız dedik bir kere.

Halkla işi olmayanlar ve işini aşkıyla karıştıranlara hükmedile bilindiğini bilmeyenimiz yok, hükmediliyor da, ama işini işi olduğu için yapanlara hükmedilemediği gibi, o işini yapanlar kızgınlıklara, öfkelere, tepkilere ve aleyhte planlara maruz da kalabiliyorlar. Bunu da göze almayan zaten işini yapmasın.

Neyse bu konulara daha sonra ağırlık veririz. Çünkü konu ve elimizdeki kaynak oldukça fazla.

***

“Her haber yerinde ve zamanında güzel diyelim” ve konuyu Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün son günlerde başlattığı basın ziyaretleri atağı üzerine bir iki kelamda bulunalım.

Birkaç gündür Başkan Osman Gürün’ün basın kuruluşlarına yaptığı ziyaretlerin haberlerini görüp, izliyoruz.

Gerçi böyle bir ziyaret planlaması Başkan Gürün’den çıkmamıştır ama “ziyaret ziyarettir” diye yorumlayanlar elbette olacaktır.

Tabi bu ziyaretleri doğru okuyabilene göre bu ziyaretler sadece kuru birer ziyaretler midir?

Elbette değildir.

Bayram değil seyran değil…

Gürün’ün özel günler kutlamalarını biliriz de, bayram seyran olmadan ziyaretlerine pek alışık olduğumuz söylenemez.

Hele hele ki şu içinde bulunduğumuz pandemi döneminde…

Şaşırdık mı? Valla şaşırdık doğrusu.

Hiçbir konuda kamuoyu bilgilendirmesine başvurmayı yöntem edinmemiş, hatta eleştirel bir konuda bile açıklama gereği görmeme kibrine sahip olan belediye yönetimimiz ne oldu da durduk yere basın kuruluşlarına ziyarete başlamıştı?

Ya da bilgilendirmelerde bulunmadıkları gibi, başkan dışında kimsenin konuşma hakkı olmayan bir anlayışla yönetilen belediye olarak, görevi sadece kamuoyunu bilgilendirmek olan basına yapılacak ziyaretlerin göz boyamaktan öte kime ne gibi yararı olabilirdi?

Yani bu ziyaretler, nasılsa yine merak edilenlerin cevap bulmayacağı ziyaretler değil miydi?

O halde bu ziyaretlere “sırt okşamadan ibaret zamansız ziyaretler” adını verebilir miyiz, verebiliriz.

Ayrıca, Gürün’ün hastanede operasyon geçirdikten sonra iyiyim mesajı vermek için yaptığı basın toplantısında, “nasılsa her zaman ulaşamıyoruz, bilgi de alamıyoruz” maksadıyla bir arkadaşımızın su kesintilerini sormasıyla Başkanın o arkadaşımıza çıkışmasının üzerinden daha çok fazla zaman geçmedi.

Söz konusu ziyaretlerde soran var mıdır, olmuş mudur bilemiyoruz. Gerçi gazetelere yansımadığına göre sorulmamış, kuru ziyaret haberi olarak geçilmiş. Gerçi bu tipteki kamu yararı içeren sorular sorulsa, basın mensuplarının çalıştığı yere giderek, tabir yerindeyse evlerinin üstünde de çıkışır mıydı Osman Başkan bilinmez ama çıkışmaz herhalde diye tahmin ediyoruz.

Zaten çıkışmasına da gerek kalmamış görüldüğü gibi. Çıkışacağı yerden soru gelmediği ziyaret haberlerinden de anlaşılmakta.

Demek ki bu ziyaretler, dediğim gibi sırt okşayıp, “Biz size destek vereceğiz, siz de bize destek verin, muhalif yazılar yazmayın” turlarından başka bir şey değil gibi okunuyor.

En azından ben öyle okudum durumu.

Tecrübeyle sabit.

Önümüzdeki zaman diliminde anlarız elbet gidişattan.

Ha bir de bu nezaket ziyaretlerinin dışında, küçük planlarla meşgul olduğunu bildiklerimize de seslenelim:

“O planlamalarınızı bir an önce hayata geçirin de, bizler de o planlamaları okuyucumuzla paylaşalım. Paylaşalım ki, sizlerin nelerle meşgul olduğunuzu okuyup, bilsinler.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Mandalin Park Geliyor!

Mandalin Park Geliyor!

reklam