MİKAİL ZEYBEK–Muğla’da yaşanan orman yangını felaketinin yaraları, dayanışma örnekleriyle sarılmaya devam etti. Doğa harikasında yerleşik yaşayan İngiliz aileler, yöre halkının acılarını paylaştı, küle dönen alanlarda ve ormanlarda temizlik yaptı. Üreticilere destek oldu, bir İngiliz çift Türk komşularına 8 keçi aldı. Turunç’ta yaşayan Susan-William Pritchard çifti, “Yangının korkunç yıkımını gördükten sonra köy halkına bir şeyler vermek istedik. Türkiye artık kalbimizde ve burada yaşayıp öleceğiz ve Türk komşularımızın acılarını paylaştık. Bu cennet hepimizin. Biz bir aileyiz.” dedi.

 

Muğla’da 29 Temmuz’da yakın tarihin belki de en büyük orman yangını başladı. Doğa harikasında kızılçam ormanları küle döndü. Marmaris’te başlayan orman yangınından sonra Bodrum, Milas, Köyceğiz, Seydikemer ve Fethiye’de de alevler yükseldi. Ekiplerin ve yöre halkının, havadan ve karadan seferberlik halinde çalışması sonucu, yangın kontrol altına alındı, geniş bir alanda soğutma çalışmaları yapıldı. Tatil cennetinde yaşanan felaket doğa, tarım, hayvancılık ve birçok alanda tahribata neden oldu. Üreticiler, büyük çapta zarara uğradı. Yangından etkilenen bölgelerde, yöre halkının yaraları hemen sarılmaya başladı. Yerleşik yaşayan yabancılar, yöre halkının acılarını paylaştı, yangınla mücadeleye destek verdi. Alevlerin açtığı yaraların sarılmasına katkı koydu, Türk komşularına yardım etti. Marmaris ve Fethiye’de uzun zamandır yaşayan İngiliz aileler, gruplar halinde yanan alanlarda temizlik yaptı. Ormanlarda yangın çıkmasına neden olabilecek çöpleri topladı. Marmaris’in Turunç Mahallesinde yangından dolayı keçileri telef olan ailelere yardım etti. İngiliz aileler, aldıkları 8 keçiyi Türk komşularına verdi.

TÜRKİYE ARTIK KALBİMİZDE VE BURADA YAŞAYIP ÖLECEĞİZ

Uzun yıllardır Marmaris’in Turunç Mahallesinde yerleşik yaşayan Susan- William Pritchard çifti, yangından zarar gören Türk komşularının acılarını paylaştı. İngiliz çift, yangının yıkımını gördükten sonra harekete geçtiklerini belirtti. Türk ailelere yardım etmek istediklerini belirten Susan Pritchard şöyle konuştu: “Arkadaşlarım ve ben, yangının korkunç yıkımını gördükten sonra Osmaniye’nin köy halkına bir şeyler vermek istedik. Biz uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan 3 İngiliz çiftiz ve Türkiye bize her zaman çok iyi davrandı ve Türk ailemize yardım etmemiz gerekiyordu. Onlar sadece evlerini değil, geçim kaynaklarını da kaybetti. Bunun için 8 keçi aldık ve 2 aileye verdik. Belki İngiliz’iz ama Türkiye artık kalbimizde ve burada yaşayıp öleceğiz ve Türk komuşlarımızın acılarını paylaştık. Ateş kötüydü ama bizi yenmemesi gerektiğini hissettik. Keçilerin oradaki acıların bir kısmını iyileştireceğini umuyoruz. Keçilerden 2’si hamileydi ve Osmaniye’de sütün tekrar aktığını görmekten mutlu olacağız.” dedi.

Türk komşularıyla tam anlamıyla bir aile olduklarını ifade eden Pritchard, “Kocam geçen yıl Muğla Üniversitesi’nde tedavi gördü. 4’üncü evre kanser hastasıydı ve harika tedavi uygulandı. Bunun için teşekkür ediyorum.”

ARTIK İYİLEŞMEK İÇİN GÜZEL BİR ALAN KALDI

Faralya olarak da bilinen Fethiye’nin Uzunpınar Mahallesinde 8 yıldır yaşayan kadın doğum uzmanı Virginia Howes, kendisi gibi yerleşik yaşayan yabancılardan gönüllü çevre grubu oluşturdu. Köy halkı ve muhtarıyla koordineli bir şekilde, doğa harikası bölgelerde doğa temizliği yaptı. Temiz bir çevre için sosyal medyada Keep Fethiye Clean’i adıyla grup oluşturduklarını belirten Virginia Howes, bölgenin doğa harikası bir güzelliğe sahip olduğunu ifade etti. Orman yangınlarını çok büyük bir doğa tahribatına neden olduğu kaydeden Howes, “Orman yangınlarından sonra kendi çapımızda bir şey yapmak için harekete geçtik. Çünkü burası çok güzel bir bölge. Ben eşimle birlikte çok güzel bir dağ köyünde uzun zamandır yaşıyorum. Türk komşularımla çok iyi geçiniyoruz. Ancak son zamanda yaşanan orman yangınları hepimizi çok üzdü. Ben İngiltere’de de doğaya çok ilgi duyardım. Yürüyüş yapardım, arkadaşlarımla temizlik yapardım. Uzun zamandır Fethiye’de yaşadığım burada da aynı şeyleri yapıyorum. Orman yangınları sona erdikten sonra, zarar gören alanlarda doğa temizliği yapmak istedik. Gönüllü çevre temizliği yapan bir grubumuz var. Hisarönü ve Seydikemer’deki orman yangını alanlarının birkaç temizliğini yaptık. Köylüler de bize katkı veriyor. Köy muhtarı çok ilgileniyor. Deniz kıyıları ve yanan ormanların içinde temizlik yapıyoruz. Artık iyileşmek için güzel bir alan kaldı” dedi.

TÜRKİYE’Yİ ÇÖPTEN ARINDIRMAK HEPİMİZİN YAPABİLECEĞİ BİR ŞEY

Bölgenin çok turist alan bir yer olduğunu aktaran Howes, çevreye karşı daha duyarlı olunması gerektiğini hatırlattı. Howes, “Çevre kirliliği sorunu gönüllü birkaç kişinin çözebileceğinden çok daha büyük.  Hükümet girişimi olması gerekiyor. Sorunun ciddiye alınması gerekiyor. Yoksa turizm ve Türkiye’nin mali durumu etkilenecek. 50 yıl önce, Birleşik Krallık’ta aynı sorun vardı ve bir hükümet girişimi, insanların çöpleri sorumsuzca atmanın çevresel ve finansal sonuçlarını anlamalarını sağlamaya başladı. Şimdi bu konuyla ilgili küçük bir film yapmak ve çocukları dahil etmek için başka bir projem var. Çünkü bugünün çocukları yarının ebeveynleri ve umarım bugün yaptığımız zararın geleceğimizi etkilediğini daha iyi anlayarak büyürler. Hepimiz dünyanın sahibiyiz ve hepimiz onun korunmasından sorumluyuz. Eğer çocuklarımızı ve ülkemizi seviyorsak, o zaman hepimiz bu sürekli büyüyen çöp sorunu hakkında endişelenmeliyiz. Artık daha fazla insan endişelendikçe birçok alanda gruplar başlıyor. Son çıkan yangınlar da insanları bu konuya yönlendirmiş görünüyor. Arabalardan çöp atmak ve ormanda çürümeye bırakmak, dünya ısındıkça orman yangınlarını daha da kötüleştirecek. Bilim adamlarına göre, orman yangınları devam edecek ve en azından Türkiye’yi çöpten arındırmak hepimizin yapabileceği bir şey.” diye konuştu.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.