“ÇİMENTO FABRİKASI İSTEMİYORUZ, SAĞLIK SOLUMAK İSTİYORUZ”

“ÇİMENTO FABRİKASI İSTEMİYORUZ, SAĞLIK SOLUMAK İSTİYORUZ”

Memleket Partisi Menteşe İlçe Başkanı Ferah Gümüş, özel bir firma tarafından Bayır Mahallesi sınırları içinde kurulması planlanan çimento fabrikasına tepki göstererek, “Çimento fabrikası istemiyoruz, sağlık solumak istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Memleket Partisi Menteşe İlçe Başkanı, Menteşe Belediye Meclis Üyesi Ferah Gümüş, özel bir firma tarafından Bayır Mahallesi sınırları içinde kurulması planlanan çimento fabrikasına tepki gösterdi.

Gümüş, fabrikanın daha önce Yatağan ilçesi Deştin mahallesinde kurulmasının planlandığını, fakat daha sonra bir oldu bitti ile Menteşe ilçesinin hava kirlilik oranının Yatağan’dan düşük olduğu baz alınarak Bayır mahallesine kaydırıldığını söyledi. Gümüş,  yine daha önce mahkeme tarafından Deştin için alınan ÇED kararının iptal edilmesine karşın, firmanın bu kez isim değiştirerek bu kez Bayır’da kurulacak tesisler için ÇED aldığını iddia etti.

İlçe Başkanı Ferah Gümüş, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Muğla İli, Menteşe İlçesi, Bayır Mahallesinde Mülga Bayır Belediyesi 02.04.2007 tarih ve 15 sayılı meclis kararı ile kabul edilen “Entegre Çimento Fabrikası” amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına göre yapılması planlanan çimento fabrikasının Deştin mahallesine  uzaklığı 2 km, köyün mahallesi olan Suluyer’e  500 m mesafede,  Bayır’a uzaklığı ise 7 km.dir. ÇED toplantısı ise ilginç bir şekilde Deştin’te değil  Bayır’da yapılmıştır. Bunun nedeni köye ait mücavir alanın yarısının 1995 yılında tek taraflı olarak  Deştin’ten çıkarılıp, Bayır belediyesinin sınırlarına dahil edilmesidir. Köylüler bunu 2006 yılında fark edip dava açmışlardır. Çimento fabrikası  sahipleri hem bu mücavir alan meselesi hem de Bayır belediyesinin fabrikaya taraf olması nedeniyle ÇED toplantısını  Bayır’da yapmıştır. fabrikanın arazisinin olduğu yerin % 44’ü Bayır’a, %66’sı ise Deştin’e ait ve bu arazinin etrafının tamamı ormanlıktır. Çimento fabrikasının eski adı ADOÇİM, yeni adı MUĞLA ÇİMENTO’ dur. Bu şirket köylülerin açtığı ilk davayı Köylülerin bilgilendirilmediği, Hava verilerinin Yatağan’ın değil de Muğla’nın verilerini baz alması, Gidip gelecek kamyonların turizme etkisinin araştırılmaması  nedeniyle usulden kaybetmiş olmasına rağmen vazgeçmemişlerdir.”

“İKLİM KRİZİ DÜNYAYI TEHDİT EDERKEN HALA AYNI DÜŞÜNCELERE SAHİPLER”

Gümüş, açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Firma, isim değişikliği yaparak fabrikayı kurmak için yeniden ÇED raporu toplantısı düzenlemiş ve Bayır Belediyesi düğün salonunda düzenlenecek olan ÇED toplantısına köylülerde katılmış ve toplantıyı protesto ederek salonu terk etmişlerdir.   Köylülerin toplantıyı terk etmesinden sonra söz alan Bayır Belediye Başkanı Cumhur Çoban ise, fabrikadan yana konuşarak, ‘Yaşamak zorundayız. Bölgemizde tarım ve tütün bitti. Ben çimento fabrikasını, istihdam ve katma değer olarak görüyorum. Yapılmasına karşı değilim’ demiştir. 2007 yılından bu yana geçen zamanda oluşmuş bunca çevre bilincine rağmen ve iklim krizleri dünyamızı tehdit ettiği ortada iken yönetenlerin hala aynı düşüncelere sahip olduğunu üzülerek görmekteyiz.”

Gümüş, şunları söyledi:

“Muğla İli, Menteşe İlçesi, Bayır Mahallesinde Mülga Bayır Belediyesi 02.04.2007 tarih ve 15 sayılı meclis kararı ile kabul edilen “Entegre Çimento Fabrikası” amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının iptaline ilişkin alınan 14/09/2017 tarih ve 299 sayılı Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararının iptali hususunun görüşülmesi.” teklifi, 14/09/2017 tarih ve 299 sayılı Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararının iptali Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi imar ve bayındırlık komisyonunca oybirliği ile uygun bulunmuş ve MBB meclisinde de kabul edilmiştir. Bu tarih itibariyle “Entegre Çimento Fabrikası” amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı yürürlülüktedir ve maalesef bu konuda belediyemiz hiçbir şey yapmamıştır.  Aldığım duyumlara göre 2021 yılı Ağustos ayında çimento fabrikası ruhsat başvurusu mimari proje ön onayı için menteşe belediyesi yapı kontrol müdürlüğüne başvuruda bulunulmuş ve geçen bunca zamana rağmen yurttaşlar, stklar, kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki stklar, cevre platformları bilgilendirilmemiş ve zaman kaybedilmiştir. Gelinen aşamada mimarlar odası projeyi onaylamış, proje diğer odalara vizelenmesi için gitmiştir.”

“GELİNEN SÜREÇLE İLGİLİ DUYUMLARIMIZ DOĞRU MU?”

Menteşe Belediyesi’ne bir çağrıda bulunan Gümüş, şunları söyledi:

“Gelinen süreçle ilgili duyumlarımız doğru mudur? Eğer doğru ise ağustos ayından bu yana ne yapılmıştır? Çed raporu geçerli midir? Çed süresi ne zaman dolacaktır? Ruhsat başvurusu ne aşamadadır? Toplumu bilgilendirmenizi istiyoruz. Muğla’da kömür, üç termik santral ve onlara yakıt sağlayan linyit madenleri ile son 35 yılda ilin tarihi coğrafyasını şekillendiren en önemli etkenlerden biri haline geldi. İldeki bu coğrafi değişim, ağır ekolojik, toplumsal, ekonomik bedelleri de beraberinde getirdi. Türk Tabipleri Birliği’nin 2000 yılında hazırladığı raporda, Yatağan’da solunum sistemi hastalıkları nedeniyle hastaneye yatan hasta oranının, aynı dönemde hava kalitesi görece daha iyi olan Muğla il merkezinde aynı hastalık grubu nedeniyle hastaneye yatan hasta oranlarının iki katından fazla olduğu tespit edilmişti. Bu ağır tabloya, linyit madenlerinin yol açtığı ve santrallerin baca gazı salımlarını katbekat aşan toz salımları, uçucu organik bileşikler, kül ve diğer atıkların içindeki ağır metallerin ve radyoaktif maddelerin neden olduğu su, toprak ve gıda kirliliği gibi pek çok çevresel faktörün etkileri dahil değildir.”

“İSTİHDAM YARATACAĞIZ BAHANESİYLE ZEHİR SOLUMAK İSTEMİYORUZ”

Ferah Gümüş, son olarak şunları söyledi:

“Yatağan’da ilk santral ünitesinin işletmeye alındığı 1983 yılından 2017 yılı sonuna kadar 3 santralin yarattığı hava kirliliğinin toplamda 45.000 insanın erken ölümünden sorumlu olduğu tahmin edilmekte iken cennet Muğlamızın, yeşil menteşe ilçesine bir baca daha ilave etmenin sonuçları bellidir. Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır. Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; biz buna inanırız. Yurttaşlarımızı çimento fabrikasının açılmasına karşı durmaya çağırıyorum;  Çimento Fabrikası İstemiyoruz, Sağlık Solumak İstiyoruz. Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyeceğini anlayacaktır.”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.