“COĞRAFYA İNSANIN KADERİYMİŞ, HAKLISIN İLKER..”

Gazetemiz sayfasından duyurduğumuz, Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken’in sözleri olan “İnsanlığımız ölmedi” başlığıyla yayınladığımız haberi okuduğumuzda, insanlığın günümüzde nasıl olağan dışı bir hal aldığını düşündüm.

Yani olması gereken insani elzemlere olan özlemimizin ne denli had safhada olduğunu.

Haberi bir hatırlayalım.

Muğla Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası’nca, vefat eden Oda üyesi Saadet Çakı’nın evrak işlemlerinin yapılması için merhumun ailesinin getirdiği kolinin içinde bir kese bulunur ve o kese açıldığında içinde 4 adet Reşat altın olduğu görülür.

Üstelik teslim edilen evraklar 2014 yılına ait.

Oda Başkanı Güven Akarken durumu aileye bildirir ve altınları merhum üyesinin ailesine teslim eder.

Başkan Akarken açıklamasında, “Çok sevdiğimiz kıymetli bir esnafımızı kaybettik. Ailesi bazı evrakların, faturaların ve Oda üyeliğinin iptali için bize merhum üyemizin evraklarını biriktirdiği koliyi getirdi. Evrakları kontrol ederken, 2014 yılına ait evrakların arasından bir kese düştü. Keseyi açtığımızda içerisinden büyük boyda 4 adet altın çıktı. Emin olmak için kuyumcu bir arkadaşıma altınların fotoğrafını gönderdim. Kendisi altınların Reşat altını olduğunu söyledi. Hemen aileye telefon ederek Odamıza çağırdım, durumu anlattım ve altınları teslim ettim. Aile çok mutlu oldu. Üyemizin vefatıyla ailesi, ekonomik olarak da zor günler geçiriyordu. Tabi ki altınları sahibine teslim edecektik. İnanın onlar ağladı, ben ağladım.”

Gerçekten de duygusal bir gelişmeymiş.

Güven Başkana da yakışır bir tutum.

Kim bilir ekonominin olumsuz bir seyirde olduğu böylesine bir ortamda, o 4 adet Reşat altın, afaki bir rakam olmasa bile ailenin en azından derdine nasıl da deva olmuştur.

Güzel, duygulu ve gülümseten gelişmeler bu yaşananlar. Başkan Akarken’e duyarlılığından dolayı teşekkür ederken, toplumumuzun geldiği nokta açısından bu tür insani elzemleri yerine getirmenin insanımız üzerinde yarattığı olumlu etkileri yok saymamız mümkün değil.

Oysaki olması gereken, bu olmasına rağmen.

Ne kadar çok ihtiyacımız varmış dayanışmaya, o ruha, koşulsuzluğa, sevmeye, insani tutumlara.

Daha haftanın ilk günü siyasi bir partinin il kongresinde, aynı davaya baş koyan insanların, demokratik hakkını kullanarak, karşılarına rakip çıktı diye, onu kucaklamaktan uzak, hatta ötekileştirip, düşmanı bozguna uğratmışçasına bir mutluluk yaşadığı bir ortama şahitlik ettikten sonra, bu tip insanlık görüntüleri, yüreğimizi ferahlatan, insanlığımızı hatırlatan güzel yaşanmışlıklar olarak hafızalarımıza kazınıyor.

İnsanı mutlu etmek kadar güzel bir davranış biçimi yok.

Zaten pandemi döneminde esnafının yanında sergilediği cesur tavır ve açıklamalarıyla örnek bir esnaf kuruluşu başkanlığı sergileyen Güven Akarken Başkanı, bu duyarlı davranışından dolayı bir kez daha kutluyorum.

 

***

Duyarlılık demişken, bir de duyarlı olup, ilimizin sosyo-kültürel, sportif ya da başka alanlarında duyarlı olması beklenen kuruluşlar da var.

Ekonomik açıdan rahat kuruluşlar hem de.

Ama gelin görün ki, sanırsınız Muğla’ya değil de kendinize istiyor gibi bir muameleyle karşılaşmanız yüksek ihtimaldir sözünü ettiğimiz kuruluş ve benzer kuruluşlarda.

Bunları şunun için söylüyorum.

Menteşe İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü Basın Sorumlusu arkadaşımız ve meslektaşımız İlker Cömert’in kendi sosyal medya hesabından yaptığı serzeniş dolu bir paylaşıma takılı kaldım.

Şöyle diyordu paylaşımında Cömert, harfi harfine yazıyorum:

“Başka illerde Ticaret Odalarına ve benzer bir STK’lara bakıyorum, imreniyorum. Üzülüyorum. Spora, sporcuya, kulüplere verdikleri destekler beni kıskandırıyor. Bu yardımların yanı sıra, birçok spor organizasyonunu destekliyorlar. Tabi ki Ticaret Odalarının ve STK’ların asıl işi bu değil ve böyle bir zorunluluğu yok. Fakat geçen küçücük bir ilin Ticaret Odası, çam sakızı çoban armağanı kulüplere 5’er maç topu, çanta, eşofman dağıtmış. Değer vermiş. Can suyu olmuş… Aslında bizim odamızda da bu tür STK’larımızda da çok sevdiğimiz amatör sporu seven değerli arkadaşlarımız, abilerimiz, kardeşlerimiz var. Coğrafya insanın kaderidir demişler ya, sanırım bu da böyle bir şey.”

Sevgili İlker yerden göğe haklı ancak, cümle içindeki “Ticaret Odalarının ve STK’ların asıl işi bu değil ve böyle bir zorunluluğu yok” ifadesine katılmıyorum.

Talep edilen katkılar, şahsa değil, bir ilin isminin duyurulmasına verilecek katkılar sonuçta.

Sözü edilen kuruluşlar madem zorunlu değillerse, Sayın Bülent Karakuş dönemindeki Muğla Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, turizm ve sportif organizasyonlara ne diye katkı sundu?

İstersen ben cevaplayayım.

İlimiz turizmine katkıda bulunmak için, kış mevsiminde turizm bölgelerindeki esnafın ekonomik hareketlilik yaşayarak, yüzünün gülmesi için, sportif organizasyonlarla ilimizin tanıtımına katkıda bulunmak için, genç sporcuların gelişimine destek olmak için.

Daha saymama gerek yok sanırım. Yeterince somut gerekçeler olsa gerek.

Yani odağında Muğla olan gerekçeler.

Karakuş döneminin sayısız organizasyona katkıda bulunduğunu yakinen bilenlerden olduğum gibi yöreye sağladığı yararları da gözlemleyenlerdenim.

O gün Sayın Karakuş’un yönetiminde yer alıp, bu katkılardan dolayı Karakuş ile fotoğraf çektirenler, demek ki bu destekleri içine sinmeden kabul etmek durumunda kalmışlar ki, henüz Muğla’da ete tırnağa dokunur bir organizasyonun içinde olamadılar.

Oldukları da zaten geçmiş yönetim döneminde gelenekselleşmiş organizasyonlar.

“Ona destek olmayacaksan, buna destek olmayacaksan, hatta başka mecralara adres göstermekten başka bir şey yapmayacaksan, acaba sen Muğla için ne yapacaksın” diye de sorarlar adama?

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

“Coğrafya insanın kaderidir” tanımlaman çok doğru sevgili İlker.

Sadece tek alanda mı kadersiz olunur, maalesef icra sahibi kim varsa bu destek ve katkı sunmaktan kaçınıyor bu şehirde.

STK’lar olarak yaşıyor olduğumuz sıkıntıları kaç kez kaleme aldım hatırlamıyorum.

Bu desteksizlikten yakınan kim varsa, hangi oluşum varsa defaten gündeme taşıdık ama sonuç değişmiyor.

Bizim Ticaret ve Sanayi Odasına gelince, hiç diğer bölgelerin Odalarıyla kıyas edip örnek verme sevgili İlker.

Çünkü Allah bizim şimdiki Oda yönetimine verdiği canı alamayacak neredeyse.

Sen hala destek almayı hayal ediyorsun öyle mi? diyerek esprili bir şekilde sonlandırmış olalım.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.