Ana Sayfa Muğla Haberleri, Son Dakika 6 Haziran 2021 37 Görüntüleme

D Ü Z E N S İ Z L İ Ğ İ N   D Ü Z E N İ

Düzenin düzensizliğini, düzensizliğin düzeninde izliyorum uzun zamandır.

Bu kadar da olmaz artık dediğim her şey oldu. Olmaya da devam ediyor. Pes dedirten olaylar silsilesinin bir sonraki bölümünün merakındayım.

Ağlanacak halimize gülerken çocukluğumun koridorlarında buluyorum kendimi. Büyükbabamın ölüm döşeğinde söylediği söz, tam da bu günlerin özeti.

O dağ gibi adamın küçülmüş hatta kurumuş bedeninin olduğu odaya beni aldıklarında henüz on bir yaşındaydım. Durumu ağır demişlerdi babama. Bugün yarın göçer. Apar topar köye gelmiştik.

Derisinin kemikler dağılmasın diye kılıf görevi gördüğü, elini başıma koyduğunda ne yalan söyleyeyim korkmuştum. Derinden, çok derinden büyükbabamın sesine hiç benzemeyen bir sesle “ evlat ” demişti. “Evlat, bak çengelde ciğer oldum ben”.

Dua okuyan kadınların mırıltısı kesilmiş, ayakta bekleyen insanlar kımıldamaya dahi yeltenmemişti. Bırakın kımıldamayı nefes dahi almamışlardı. Bende hiçbir karşılığı bulunmayan bu cümle, insanları oldukları yere çivilemişti. İlk kendini toparlayan halam olmuş beni hemen odadan çıkarmıştı. Saati dolmamıştı ki ağıtlar ağlaşmalar odanın durumunu belli etmişti. Sonrası o zamanlar ilk kez karşılaştığım sonrasında pek çok katıldığım cenaze merasimi.

Taziye evinin dolup taşması günlerce sürmüş, sonrasında amcamlarla babam mal paylaşım telâşına düşmüşlerdi. O yaşta anlayamadığım bir tuhaflık vardı üzerlerinde. Kardeşlikleri, daha kırkı çıkmamış babalarının evinde ağır yaralar alıyordu. Hele ki yengelerimin olaylara karışması ile bağları gittikçe zayıflıyordu. Bir tek halam karışmadı o karmaşaya. Rahmetlinin maaşı bana yeter hakkım sizindir demiş, ölene kadar Ata evinde oturmayı şart koşmuştu. Bu herkesin işine gelmiş olacak ki kimse itiraz etmemişti.

Ben o duyduğum son cümlenin merakı ile halamı sürekli sıkıştırıyordum. Evin sakin olduğu bir gün beni yanına oturttu, tombul kollarını omzuma attı.

Başladı anlatmaya;

Seneler evvel köylerde kanalizasyon yoktu. Derince bir çukur kazılırdı ayakyolunun altına. Hacet o çukura giderdi. Ama zamanla toprak idrarı çekmez, gün ısısı dışkıyı kurutmaz lağım çukuru dolar ve kötü kokular yayardı etrafa. Salgın hastalıklara da sebep olurdu.

İşte o zaman lağımın temizlenme vakti gelmiş demekti. Tabii eski zamanda orayı temizleyecek o büyük arabalar ne arasın. Büyükbaş hayvanın ciğeri bir çengele takılıp çukura sallandırılırdı. Lağımın üzeri kapatılırdı. Kapak çamur ve samandan bir harçla iyice sıvanır ve beklenirdi.

Ciğer çok çabuk kurtlanır. Kurtçuklar ciğeri yiye yiye çoğalır ve ciğeri bitirir. Aç yaratıklar lağıma düşer, lağımdaki pislikleri yedikçe daha da çoğalır.

Bu temizlikte en önemli şey kapağın vaktinden önce açılmamasıdır. Zamanı gelmeden açılan kapakta sorun daha da büyür. Kurtçuklarla uğraşmak pislikle uğraşmaktan daha zordur.

Neyse, o hayvanlar lağımı siler süpürür. Çoğaldıklarından ve açlığa tahammülleri olmadığından birbirlerini yemeğe başlarlar. Yer bitirirler birbirlerini. Son kalan kurtçuk açlıktan ölene kadar beklenir. Kapak günler sonra açıldığında tertemiz bir çukur vardır artık.

Dinlemiştim büyük bir merakla.

Unutma bunu demişti canım halam. Ama hâlâ büyükbabamın neden bu cümleyi kurduğunu anlamamıştım.  O zamanlar her tuvalete gittiğimde korkudan klozetin içine bakıp kurtçuk arardım.

Ama büyüdükçe o kurtçukları gördüğüm yerler değişti. Yıllar sonra babamla amcamlar birbirlerine düşman olunca anladım çengeldeki ciğeri.

Konu ciğer olunca,

Dünümde bu günümde, insanlığın olduğu her yerde,

Düzensizliğin düzeninde seyrediyorum kurtçukların birbirini yemesini.

Çukurun kapağının açılması yakındır.

Yakındır birbirlerini yiyip bitirmeleri…

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.