reklam
Ana Sayfa Muğla Haberleri, Son Dakika 6 Ocak 2021 16 Görüntüleme

“Enflasyonun karşısında memurun alım gücü zayıfladı”

Yaklaşık 5 milyona yakın kamu çalışanı ve ailelerini yakından ilgilendiren zam oranlarını belirleyecek olan enflasyon rakamı 2020 yılı için yüzde 14.60 olarak belirlendi. Açıklanan enflasyon rakamlarının akabinde memur maaşlarına yapılacak zam oranının da belirlenmesinden sonra bir açıklama yapan Muğla Memur-Sen Başkanı Adem Köseoğlu  “2020 yılında, yıllık enflasyonunun karşısında memurun alım gücü zayıflamıştır” dedi.

Neval Çolak Arslan

Açıklanan enflasyon rakamlarının akabinde memur maaşlarına yapılacak zam oranının da belirlenmesinden sonra açıklama yapan Muğla Memur-Sen Başkanı Adem Köseoğlu, enflasyon farkının memura zam diye sunulmasının doğru olmadığını belirterek, enflasyon farkının mevcudu korumaya yönelik olduğunu ifade etti.

Köseoğlu konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:

“Memur-Sen Konfederasyonumuzun 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına sunduğu zam teklifleri ile İşvereninin önerdiği ve İşveren Hakeminin de kabul ettiği teklifler arasındaki farka tepkimizin doğruluğu; 2020 yılının her iki döneminde de enflasyon farkı verilmesiyle ispatlanmış oldu.2020 ve 2021 yıllarında Kamu İşvereni + İşverenin Hakem Kurulu iradesiyle sırasıyla yüzde 4 + yüzde 4 ve yüzde 3 + yüzde 3 zam kararı alınmış ve oluşturdukları toplu sözleşme metnine böyle yansıtılmıştı. Memur-Sen olarak masaya, refah payı hariç yüzde 8 + yüzde 7 ve yüzde 6 + yüzde 6 teklifimizi taşımıştık. Tekliflerimizin gerekçesini ifade etmiş, İşverene ve Hakem heyetine de ‘enflasyon hedefi ve tahmini üzerinden önerdiğiniz oranlar, gerçekçi değil. Zira ne hedefiniz ne de tahmininiz hiç tutmadı’ uyarısında bulunmuştuk. Buda Kamu İşvereninin ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 5. Dönem Toplu Sözleşmede kamu görevlilerine reva gördükleri zam oranların yetersizliği kanıtlanmış, duruşumuzun haklılığını ortaya koymuştur. Açıklanan enflasyon 14.60 ancak sahada gerçek enflasyonun bu olmadığını biliyoruz. Gıda enflasyonu yüzde 19’u gördü. Vergilere bakıyoruz 9.21 arttı. Asgari ücret 21.56 oranında artırıldı. Bu rakamlar ışığında görüyoruz ki gerçek enflasyonun hesaplanması zor değil. Enflasyon rakamlarını, dolar kurundaki dalgalanmaları dikkate aldığımızda görüyoruz ki kamu görevlilerinin alım gücü düşmüştür. Hükümete düşen çeşitli sektörlere yapılan paket uygulaması gibi, kamu görevlilerine yönelik seyyanen zam uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesidir. Genel Merkez ve İl Teşkilatları olarak gerek basın açıklamalarımız gerekse sosyal medya hesaplarımız üzerinden haklı tepkimizi ortaya koyarak memurun sesi olmaya devam edeceğiz.”

“TOPLU SÖZLEŞME DÜZENİNE İTİRAZIMIZ VAR”

“Kamu İşveren Heyeti aynı şeyleri tekrar tekrar masaya getirmekten vaz geçmeli” diyen Köseoğlu, çağrıda bulunduklarını belirterek, “Geçen toplu sözleşmede bu yüzden mutabakat sağlayamadık. Bu konuda tepki vererek, iş bırakma eylemi yaparak düşüncelerimizi ifade etmiştik. 4 bin 688 sayılı yasada tadilat gerektiği aşikar, bizim bu toplu sözleşme düzenine itirazımız var. 6’ncı dönem Toplu Sözleşmesi’nden önce mutlaka ama mutlaka toplu sözleşme sistematiğinde gerekli tadilatların yapılması gerekiyor.  6. Dönem Toplu Sözleşmede daha makul tekliflerle gelinmesi adına Kamu İşvereni (ve daha adil karar vermesi adına İşverenin Hakem Heyeti),  2020 yılı enflasyon oranı ve 5. Toplu Sözleşme metni üzerinden dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek gerekiyor. Toplu Sözleşmeye imza atmamamız emeği korumanın, ekonomiyi verileriyle anlamanın gereğiydi. Kamu İşvereni enflasyon tahminini/hedefini değil gerçeğini baz almalıydı. Memur-Sen’in “zam+refah payı” önerisi kabul edilseydi, enflasyon gündem olmaz bu tartışma yaşanmazdı. Enflasyon farkı gelecek kayıplarını gideriyor. Geçmiş ay kayıplarını gidermek için enflasyon tazminatı da ödenmesi gerekiyor. Enflasyon farkı ödenmeyi gerektiren enflasyon oranıyla gelir vergisi matrahlarındaki artış uyumlu görünmüyor. Matrahlarda ilave artış gerekiyor. Kamu görevlilerinin ilk altı ayda %1.75, ikinci altı ayda %4,18 düzeyinde enflasyon farkı almak durumunda kalması; Memur-Sen’in 8+7+refah payının gerçekçiliğini de imza atmamasının gerekçelerini de teyit ediyor” dedi.

Zam oranları Memur-Sen’in değil işverenin ve hakeminin kararı olduğunu ifade eden Köseoğlu, “Bunu, Memur-Sen’in başarısızlığı gibi göstermeye çalışanalar şunu anlasınlar ki 5. Dönem Toplu Sözleşmede Memur-Sen’in zam oranlarında imzası da rızası da olmamıştır” diye konuştu.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.