Ana Sayfa Köşe Yazarları, Son Dakika 3.09.2020 1265 Görüntüleme

ESKI BIR HIKAYE…

1977 yılında Bodrum Akyarlar köyü – Karaincir mevkiindeki TEK Yapı Kooperatifinin işlerini yapıyordum.
Akyarlar köyünden Istankoy adasındaki evler gözüküyordu.
Şaşırıp kalmıştım.
Bir gün kooperatifin işini yaparken işim gereği hemen yanımızda bulunan Çıfıt kalesine çıkmam.gerekti.
Çıfıt kalesinin tepesinde bir nirengi noktası vardı.
O nirengi noktasına çıktım ve aletimi kurdum.
Isim uzadı ve karanlık bastı.
Geceyi orada geçirmeye karar verdim.
Bütün Bodrum yarım adası ve Istankoy ayaklarımın altında idi.
Sabahleyin Istankoy’den Akyarlar köyüne ulaşan horoz sesleri ile uyandım.
Adalar ile Anadolu iç içe idi adeta.

Datça yarım adasını da biliyordum.
Datca’nin hemen karşısında da Sombeki adası vardır.
Ama Sombeki adasındaki evler gözükmez.
Sombeki adasının hemen kuzeyinde küçük bir adacık vardir bu adacık Sombeki adasındaki evlerin gözükmesine engel olur..

1992 yılında ise Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin bir arazisi için Kaş ilçesine gitmiş idim.
Cemiyetin arazisi uzun bir yarım ada şeklinde idi.
Bu yarim adanin imarı için Kaş’a gidince ilk defa Meis adasını görmüştüm.
Yunanistan’dan onca uzak, Kaş’a da bu kadar yakın bir ada nasıl oluyor da Yunanistan’a ait oluyor, diye hayıflanmıştım.

Meis, Sombeki ve Istankoy adalarının bir gün başımızı belaya sokacağını arkadaşlarıma defalarca söylemiş idim.

Halikarnas Balıkçısı Anadolu’nun hemen önündeki adaları şöyle tarif ediyor ;
” Dağlar Anadolu’da uzun bir yolculuktan sonra denizi görünce denize dalmışlar ve biraz ileride başlarını denizin üstünden çıkarmışlar. Böylece adalar oluşmuş “…

Tarihe bakınca Atinalılar ile Persler arasındaki bir çok anlaşmazlığn nedeni de bu adalar idi.

Bu adalar tekrar 2020 yılında komşu iki ülkenin arasini açıyor.
Insanlar adil bir şekilde doğal zenginlikleri kardeşçe paylaşamıyorlar.
Illa hepsi benim olacak, tuzağına düşüyorlar.
Bunu da fırsat bilen üçüncü kişiler de bu anlaşmazlıktan yararlanma yoluna sapıyorlar.
Bu seferki üçüncü kişi ” Kardeşlik, eşitlik ve özgürlük ” şarkıları ile önce Afrikayı onra da dünyayı soyuıp soğana çeviren Fransa….
Işın özü budur…
Paylaşmayı bilmeyenler, bu güzelim dünyamızı cehenneme çeviriyorlar..

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

reklam