Ana Sayfa Köşe Yazarları, Muğla Haberleri, Son Dakika 9.02.2020 146 Görüntüleme

FETHETMEYE AZ KALDI

Tıpkı Fatih’in İstanbul’u fethettiği gibi biz de Bodrumu fethedeceğiz. Bodrumu almadan Muğla’yı almak imkansız.

Böyle demişti İl Başkanımız Sayın Kadem Mete.

Hay ağzına sağlık. Hay sağolasın.

Yahu arkadaş, hayatımda bu gibi şeyler ikinci veya üçüncü geldi başıma. Hiç bir şeyi doğru dürüst yapamayan birini savunmak. Ne yaparsınız ki beğensek de beğenmesek de O hali hazır AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Muğla da temsil eden bir numaralı kişi. Kendi içimizde her ne kadar muhalefet içinde olsak da, biz öyle kolay kolay kimseye karşı yalnız da bırakmayız. Bizim karşıtlığımız evin içinde. Dışarıya karşı savunmak yine bize düşer. Her ne kadar kendi yöneticileri gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış, dillerini mühürlemiş, parmaklarını milyonluk iphonelerine götürüp iki cümle yazacak kadar da arkasında durmasalar da…

Önce CHP’nin Muğla il başkanı bastı feryadı. Ardından Bodrum İlçe başkanı.

Önce Chp il başkanı.

“Muğla surlarla değil, sevgi, hoşgörü, güleryüzlü şehir, AKP nin yönettiği şehirlere ihanet eden, ihaleci siyaseti Muğlaya işlemez… Diyor. İstanbul’a ihanet edenler, Muğla’ya ihanet edemeyecek diyor. Sayıyor sayıyor.

İl Başkanı buna anında yarım yamalak da olsa bi cevap verdi tabi. Cevap dediğin nedir, sana yöneltilen bütün isnatlara aynı şekilde cevap vermektir. Bizim başkan her nedense kendi partilisine kesildiği kadar aslan gibi pençeleri, muhalefete bir türlü atamıyor. Vardır herhalde bi bildiği diyeceğim ama.

Ardından Bodrum İlçe Başkanı çıktı. Tabi mesele bodrum olunca, arkadaş bişeyler söyleme gereği duyacak tabi. Normal.

Özgürlüklerin şehri diyor Bodrumun sadece CHP’nin değil, barışın, umudun, hoşgörünün ve dayanışmanın KALESİDİR. diyor.

Öteki dediği birkaç cümle daha var da, onları gösterelim. Zaten ne diyemediğini anlamaya şu cümleler yeterli olur.

Ne diyor başkan;

Bodrum özgürlüğün, şehri diyor. Pardon Bodrumda ayrı bir özgürlük stili mi var? Nasıl bir özgürlük mesela? Bodrumda hangi özgürlük var da. Yatağanda, Ula da, Kavaklıdere de yok mesela? Bu nasıl bir saçma ve akıl dışı savunma şeklidir? İzahında hangi cümleler dökülecek dudaklarınızdan acaba? Bu kafa mı Bodrumu yönetiyor? Belli zaten. Sokakları ne halde belli. Ne yaptınız bugüne kadar Bodruma desek, özgürlük diyecekler belli.

Sonra. Demiş ki arkadaş yine; Bodrum sadece CHP’nin değil……… KALESİDİR diyor.

Al sana muhteşem malzeme.

Arkadaş halini arz ederken bile sirkatin söylüyor.

Hani bir milli eğitim bakanı vardı yıllar evvel. Türkçeden bütün yabancı kelimeleri temizleyeceğiz, yani ihraç edeceğiz demişti. Hem temizlemeye niyetli ama kullandığı kelime de yabancı. İhraç.

Bu da öyle. Sen hem Bodrumu Chp’nin kalesi de, dön ondan sonra fetih dedi diye eleştirmeye kalk. Bak bak bakkk. Sizdeki kale belleğinizde mukim olduğu için Sayın Başkan o kaleyi fethedeceğiz dedi zaten. Sizin kale dediğiniz nasıl alınır? Fethederek. Siz kaleden neyi kastediyorsanız buradaki fetih de tam onun karşılığıdır.

Bu makamlar seçim ile alınır, saçım ile devredilir. Siz kale olarak savunduğunuz bir mahalle, biri fethedeceğiz derse, az bile demiştir. Korkmayın o kadar. Chp’ye adam gibi bir cümle bile allak bullak etmeye yetti. Doğru siyaset derim ben buna.

Son söz olsun;

Ey Chpliler; Siz seçim ile kazandığınız yerleri kale görmeye devam ettiğiniz müddetçe, biz o kalelerinizi fethetmek için gece gündüz çalışacağız. Yenilmeyeceğiz, yenileneceğiz gücümüze güç katarak. Millete sevgi vererek hem de.

Birgün elbette Muğla da davasına sahip çıkan, azimli neferlerle bu fetihleri yapacaktır. Seçim kazanmak bir inan meselesidir. Bir zaferdir. Zafer ancak insanlarındır ve zafer yakındır.

Selam ve dua ile.

DİPNOT; Partiler isimlerini ve kısaca alacakları isimleri tüzüklerinde belirtirler. Bu tüzük İçişleri bakanlığı tarafından onaylanır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kısaltılmış adı CHP dir. Kimse CUHAP diyemez mesela. Bu en hafif tabir ile o partiye en büyük saygısızlıktır. Söyleyen her kim olursa olsun onun ne kadar aciz ve ezilmişlik duygusu içinde olduğunu gösterir.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kısaltılmış şekli AK PARTİ’dir. AKP değildir.

Sevgi, hoşgörüden bahsedenlerin öncelikle saygıyı, sevgiyi kendileri çiğnerse, kimseden sevgi saygı beklememeli. CHP’li arkadaşların başkalarına ders vermeden önce kendilerinin bunu öğrenmesi gerekir.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.