Ana Sayfa Köşe Yazarları, Son Dakika 22.07.2020 1661 Görüntüleme

Geçmiş, bugün, gelecek

Bir Muğla’lı olarak Muğla’lı bir mühendis olarak 58 yıldır biliyorum.

1964 yılında bu gün Göztepe kulübünün sahibi ve Başkanı Mehmet Sepil’in babası Latif Sepil  Muğla Belediye Başkanı idi.

Baba Sepil, Süleyman Demirel’in ITÜ den arkadaşı idi.

Lâtif Sepil CHP li olmasına rağmen okul arkadaşı Süleyman Demirel Adalet Partisi ( AP ) den Başbakan olunca, ARKADAŞIMA den  Başbakan oldu, ben de Muğla Belediye Başkanlığı makamından istifa ediyorum, diye istifa etmişti.

Lâtif bey mimar idi.

1964 yılı da ITÜ mezunu mimar olmak çok önemli bir şeydi.

Lâtif beyin zamanında Muğla’da Kocahan yıkıldı.

Yağcılarhan’ın yarısı yıkıldı.

Bu hanlar Muğla’nın simgeleri idiler.

O tarihlerde eski eserlere karşı bu denli hassas değil idik.

Bu iki tarihi hanin yıkımı hala içimi yakar.

Olan ile ölene çare yok, derler.

Olan olmuştur.

Muğla şehrinin elde kalan tarihi dokularına gelince.

Tarihi bir yapının ve dokunun  gelecekteki nesillere aktarılması için, bu tarihi yapıların ruhu olan insanlarca kullanılması lazımdır.

 

Çocukluğumda evimizin bahçesinde bir havuz var idi.

Aslında her Muğla evinin bahçesinde ( Biz hayat der idik ) bir havuz var idi.

Bu günkü gibi modern şu şebekesine sahip olmadığımız için , sular bir evdeki havuzu doldurduktan sonra komşunun havuzuna akar idi.

Bu havuz da dolunca sular diğer komşunun havuzuna akar idi.

Böyle bir sistemde herkes temiz olmak zorunda idi. Havuzlarda toplanan ve komşuya geçecek suyun temiz olmasına özellikle dikkat edilir idi.

Temizliğe dikkat etmeyen komşu istenmez idi.

Havuza soğuması için konan karpuzlar bile önce dışarıda adam akıllı temizlenir, sonra havuza konur idi.

 

Muğla elektriği diğer ilçelerimizde olduğu gibi jeneratörler aracılığı ile elde eder idi.

Jeneratörler de mazot ile çalışır idi.

Bu neden ile şehre, günde 2-3 saat elektrik verilir idi.

Elektrik de yalnız radyo ve aydınlanma için kullanılır idi.

Bu gün evlerimizde kullandığımız elektrik ile çalışan hiç bir araç yok idi.

Bu günler, 50 yıl önceki günlerin yanında uzay cağı gibi adeta.

 

Teknoloji, her gün birileri tarafından geliştiriliyor.

Bu teknolojiyi geliştirenlerin bir projesinin de olduğuna inanıyorum.

Bu da çok doğaldır.

Teknoloji kendi kendine gelişmez.

Birileri büyük masraflar ederek teknolojiyi her geçen gün ilerlemesi ile yapay zekâlı Robotlar ( Bedavaya çalışan işçiler) cağına geldik

Bu gelişmelere ilgisiz  kalamayız.

  1. Asır yep yeni bir asır olacak.

Üretimdeki emek safhasını yapay zekâlı Robotlar alacak.

İnsan aklı ile bilgisayarların birlikte çalışacağı günlerin ariflerindeyiz.

İnsan aklı unutkandır.

Unutmayan ve her geçen gün yeni yeni bilgiler ile donatılan yapay zekâlı Robotlar cağı bizi bekliyor.

Bu yeni çağa ayak uyduramayalar, yok olup gidecekler.

Çocuklarımızı torunlarımızı seviyor isek, düşünüyor isek, bu yeni cağa biz de hazırlamalıyız.

Tüm bu anlattıklarım, bir insan ömrüne sığabilmiş gelişmelerdir.

İnsanoğlu bir yerlere tırmanıyor ve daha pik noktasına ulaşamadı.

Pik noktasına ilk çıkanlar, her şeyin sahibi olacaklar ve ” En güçlü benim. Ben her şeyi hak ediyorum ” diye haykıracak.

Ve geride bıraktıklarının sifonunu çekecek..

Bu noktada gol yememek için bu günden hazırlamalıyız.

Yeni cağa hazır olmalıyız.

 

 

Bu gün aklıma gelenler bunlar.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

reklam