Güreşten Başantrenörlüğe uzanan başarı öyküsü

Güreşten Başantrenörlüğe uzanan başarı öyküsü

Ege Yıldızları Spor Kulübü’nün başkanı ve aynı zamanda antrenörü olan Serkan Şen’in başarı öyküsü takdirleri topluyor. Haftanın her günü evine 4 kilometre uzaklıktaki spor salonuna giderek antrenman yaptığını söyleyen Şen, “ Tüm sporcu arkadaşlarıma verilen fakat bana verilmeyen bir eşofman takımı hayatımı değiştirdi” dedi.

Sinem Korkmaz

Ege Yıldızları Spor Kulübü’nün başkanı ve aynı zamanda antrenörü olan Serkan Şen, güreşçilikten, Hokey Milli Takımı Başantrenörlüğüne uzanan başarı hikayesini gazetemize anlattı. Spor hayatında bir çok sıkıntı yaşadığını belirten Serkan Şen, “Başarıya giden yol tek kişilik savaşımdı” dedi.

BİR EŞOFMAN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Yaşadığı imkansızlıklara rağmen spordan vazgeçmediğini belirten Serkan Şen, “12 yaşındayken beden öğretmenimin teşvif etmesiyle güreşe başladım. Spor yapmayı hep sevmiştim fakat düzenli başlamak için bir destek bekliyormuşum. O zamanlar çok imkanımın olmadığı için spor salonuna yürüyerek giderdim. Evimize 4 kjilometre uzaklıktaydı. Kar, kış demeden haftanın 7 günü antrenmanlarıma gidiyordum. Zaman geçtikçe güreşte kendimi göstermeye başladım, güzel yol aldım.  Birgün gittiğim spor kulübü sporculara eşofman dağıttı fakat bana verilmedi. O kadar umut içinde beklemştik ki, yokluk tabi yeni bir şeye seviyor insan. Eşofman dağıtımı bitti baktım bana verilmedi, gittim hocama sordum ‘bilmiyorum’ dedi. Bu kez kulüp başkanına gittim. Oda bana ‘Türkiye Şampiyonasına katılma hakkı elde edersen sana eşofman hediye edeceğim’ dedi.  O günki hırsıma hala hatırlarım. Türkiye şampiyonasına katılabilmem için ilk önce il şampiyonu olmam gerekiyordu.  O eşofmanı alıp arkadaşlarım gibi temiz eşofmanla gezmek istiyordum. Aslında hayatımı bir eşofman takımı değiştirdi diyebilirim. İl şampiyonası geldi çattı ve ben tabiki şampiyonu oldum ve kulüp başkanımızdan o eşofman takımını aldım” dedi.

Muğla’ya atanınca çok sevindiğini söyleyen Serkan Şen, “Daha sonra yağlı güreşe başladım ve yakın illerde yapılan bir çok yağlı güreş’te tozkoparan,ayak ve deste boylarında birincilikler elde ettim. Hayalim milli mayoyu giymekti. Türkiye’yi yurtdışında temsil etmekti fakat gittiğim güreş kulübünün imkanları ile bu amacına ulaşmam çok zordu. Üniversiteyi kazandığım yıl Akhisar Belediyespor Güreş takımı 2. Lige yükselmeye çalışıyordu, oraya transfer oldum ve 60 kiloda kulübü temsil ettim. O yıl kulüp Serbest Güreş Türkiye 2. Ligine yükseldi. Bu  başarıda payım büyüktü. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde okurken  değişmeye başladım, bir çok spor branşına ilgi duydum. Bilek Güreşinde, Üniversiteler arası, Türkiye şampiyonasına katılarak 3. oldum.  Üniversiteler arası, Türkiye güreş şampiyonasına katılarak, 5. oldum. Üniversitelerarası Kros Türkiye Şampiyonasında yine derece yaptım. Bir çok spor branşında, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesini temsil ettim. Sporun her türlüsüne ilgi duyuyor, seviyor yapmak, yarışmak istiyordum. Üniversiteye devam ederken, tam on branşta, antrenörlük sınavlarlarına girdim. Hakemlik belgesi de  aldım. Kendimi geliştirdikçe daha fazlasını istiyordum. Babam ilk defa final maçıma geldi, rakibimi minderde yandeğimde babam meydana atlayarak beni omuzlarına almıştı. O gurur unutamam. Üniversite bitmesine yakın Hokey branşında Antrenörlük kursuna katıldım ve bu branşta antrenörlük belgesini de kazanarak, Hokey’de antrenörlüğe başladım.  Muğla’da hokey takımları kurdum ve Türkiye Hokey Şampiyonalarında dereceler elde ettim fakat hokey’den kazandığım para ile geçinemeyince baba ocağına geri döndüm. Babama işinde yardım etmeye başladım aynı zamanda da KPSS’ye hazırlanıyordum. Takip ettiğim yağlı güreşler müsabakalrına gidiyorum.Oradan kazandığım ödüllerle harçlığımı çıkarıyordum. Tek istediğim KPSS sınavı girerek, Muğla’ya antrenör olarak atanmaktı çünkü öğrencilerim beni bekliyordu. KPSS’den 82 puan alarak Antrenörlük bölümünde Türkiye dokuzuncusu oldum ve Muğla’ya atandım. Gerçekten dünyalar benim olmuştu” şeklinde konuştu.

“TEK KİŞİLİK SAVAŞ”

Azimli çalışmaları sonucu Hokey branşının Muğla’da önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Şen, “Öğrencilerim Muğla’ya geldiğimde beni otogarda karşıladılar. Muğla’da eski sporcularıma yeni sporcular ekledim, tüm okulları gezdim ve üç yılda Hokey takımını Süper Lige çıkardım. Birçok sporcum Milli takıma seçildi. Çalıştırdığım, Ortaokul ve Lise takımları birer, birer Türkiye Şampiyonu oluyordu. Hep daha iyisini, daha fazlasını istiyordum. Muğla’ya atandığım yıl  hem başkanı hem antrenörü olduğum, Ege Yıldızları Spor Kulübü, hem  U14, hem de, U16 kategorilerinde, Türkiye Şampiyonu oldu. Daha sonra Hokey branşında Milli takım yardımcı antrenörü oldum.  6 yıl sonra ise, Hokey Milli Takımı Baş Antrenörlüğüne getirildim. Tüm katıldığım şampiyonlarda, İstiklal Marşımızın okunmasına ve Ay yıldızlı, bayrağımızın göklere çekilmesinde en büyük rol oynadım. Bu süreçte güreşten de hiç vazgeçmedim, en büyük hayallerimden birisi milli güreşçi olarak milli mayoyu giymekti. Bu kezde 2019 yılında, Veteranlar, Güreş Milli Takımı kadrosuna girerek, 70 kilo’da Milli Takımımızı Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te temsil ettim ve Güreş Milli Takımımız takım halinde Dünya üçüncüsü olduk. Bütün bunları yaparken, Yüksek Lisansını da başarıyla ile tamamladım. Yaptığım tam anlamıyla, “Tek kişilik savaştı” dedi.

Serkan Şen konuşmasını şu sözlerle tamamladı. “Türkiye’de ki spor branşlarının erkek sporcu egemenliğini kırmak için,  bu kezde, Muğla’da, Türkiye Kadınlar Hokey Süper Liglerinde boy gösteriyoruz, kadınlar hokey’de basarılara imza atıyoruz. Hokey takımları Ege Yıldızları ve Köyceğiz Balı takımlarının antrenörlüğünüde üstlendim ve bu iki kulüpten birinin başkanlığını diğerinin ise, As başkanlığını yürütüyorum. Aynı zamanda sosyal medyada da, Youtube’da 6 ülke ile ilgili belgesel çalışmaları yapıyorum. Tek kişilik savaşın, şüphesiz ki, en büyük kazananı oldum”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.