İDEOLOJİK MİRAS, BÜYÜKŞEHİRİ NEREYE KADAR KURTARACAK?

Kamuoyunu günlerdir meşgul eden Büyükşehir Belediyesi’nin şoför esnafından topladığı paraların usulsüz toplandığıyla ilgili gelişmeleri geçtiğimiz hafta içinde 2 gün üst üste kaleme alırken, son yazımda konuya muhatap gösterilen dönemin Ulaşım Daire Başkanı Alper Kolukısa’nın açıklamalarını kamuoyuyla paylaşıp, yorumunu da yine kamuoyunun takdirine bırakmıştım.

Kolukısa’nın çarpıcı açıklamaları kamuoyunda ciddi de bir yankı buldu.

Her şey net bir şekilde ortadayken, konuya ilişkin çok fazla yoruma gerek de yoktu. Nasılsa, mahkeme kararına rağmen, hiç kimseyi sallamaz tavırlarına alışık olduğumuz Büyükşehir yönetiminin yine sessiz kalacağını biliyorduk.

“Nasılsa Büyükşehir yönetimi, Muğla kamuoyunu muhatap kabul etmiyordu” derken, haber merkezimizdeki arkadaşlarımız Büyükşehir Belediyesi’nin internet ortamındaki açıklamasını bana gösterdiler.

Açıklamayı, CHP’ye yakınlığıyla bilinen Ankara merkezli bir haber ajansı yayınlamıştı.

Anlaşıldığı üzere gerekli açıklama, Muğla Basınına değil, sözünü ettiğimiz malum ajansa yapılmıştı.  

Şaka gibi.

Adeta bir danışmanlık faciası sayılabilecek bir yöntemdi girişilen yöntem. Nasıl mı? Şöyle:

Böyle bir açıklamayı başkan istese, danışmanın “olmaz”, danışman talep etse, başkanın “olmaz” diyebileceği tarzda bir iş çıkmış ortaya. 

Hadi Başkan Gürün’ün bu türdeki bir danışmanlık tavsiyesine uymasını, kimseyi muhatap almaz halleriyle örtüştürebiliriz de, ya danışman ve yönetim kademelerindekiler?

Bunun doğru bir yöntem olmadığını savunacak bir Allah’ın kulunun olmayışına ne yorum getirebiliriz işte onu bilemiyoruz.

***

Neyse… Muğla dışına yapılan açıklamayı oradan buradan okuduk bir şekilde.

Açıklama, ortadaki usulsüzlüğe mahkeme kararı mührünü vurmuş olsa da, bu gerçeği kabul etmek de zorlanan ve kamuoyunu hala yanıltmaya çalışan bir Büyükşehir Belediyesi’nin açıklaması niteliğindeydi.

Olanları belgelerle ortaya koysanız da, mahkeme kararıyla gelseniz de bizim Büyükşehir burnundan kıl aldırmıyor arkadaş.

Ha bir kere de “yanıldık” ya da “hata ettik” deyiverin ne olacak değil mi ama?

Yok, olmaz, demezler, demeyecekler.

Sanıyorlar ki, sığındıkları ideolojinin mirasını hep yiyecekler, o miras kendilerini hep kurtaracak.

Bir kere kamu vicdanını yaralar nitelikteki böyle bir gelişme üzerine, konunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’nden beklenen açıklamanın, Muğla kamuoyuna yapılmayıp, günü kurtarma maksadıyla başka mecralara yapılması bile bu tezimi doğruluyor.

***

Muğla kamuoyu, Büyükşehir Belediyesi’nce neden muhatap alınmıyor anlaşılır gibi değil.

Özellikle de kamu zararı içeren konularda. Son yaşanan gelişmede kamu zararı da var, kamu vicdanı da…

Bir kere söz konusu şoför esnafından usulsüz para toplama gelişmesi, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanı olan Muğla’da yaşanmış.

Konuyu yargıya taşıyan mağdurlar Muğla ilinin şoför esnafı.

Usulsüzlüğü ortaya çıkarıp, mağdurlara hakkının geri teslim edilmesini sağlayan avukatlar Muğla’nın avukatları ve Muğla Barosu’na kayıtlı.

Konuyu kaleme alıp, kamuoyunu bilgilendiren gazete ve gazeteciler, Muğla ilinin gazeteleri ve gazetecileri.

Ama gelin görün ki Büyükşehir yönetimi her zamanki kimseyi tanımaz edasıyla Muğla kamuoyu olgusunu muhatap almamaya devam ediyor.

***

Açıklamaya gelince; “Sırf açıklama yapılmadı” denmesin diye Ankara merkezli olup, CHP’ye yakınlığıyla bilinen bir haber ajansına bir açıklama servis edilerek, neredeyse şoför esnafı için köy sandığında gelir amaçlı para toplanmış, sonra da biriktirilmiş bu paralar şoför esnafına geri iade ediliyormuş gibi bir hava oluşturulmaya çalışılmış.

Adeta bir lütuf gibi hatta.

Efendiler! Mahkeme, şoför esnafından topladığın paranın usulsüzlüğüne hükmetmiş ve “adamın cebine göz dikerek aldığın dediği parayı geri iade et” diyor.

Açık seçik daha nasıl ifade edilir bu durum?

Ama Büyükşehir Belediyesi şöyle bir yuvarlayayım istemiş konuyu:

“Aslında bizim yürüttüğümüz bu uygulama yasaya aykırı değil, başka belediyeler de bu paraları alıyordu, hatta mevzuata da uygundu. Vergi Mahkemesi ilk kez böyle bir karar verdi. Muğla’da açılan davalara ilişkin kararlar ilk defa alındığından emsal niteliği teşkil etti. İlk kez verilmiş bu karar üzerine biz de paraları geri iade ediyoruz ya da iade etmek durumunda kalıyoruz.”

En azından ben böyle yorumladım.

***

Belediyenin açıklaması eğer bu yöndeyse, gerçeği yansıttığı söylenemez. Açıklamanın yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu apaçık ortada.

Çünkü 2012 yılında Danıştay’ın bir kararı olduğunu öğrendik. Bu kararı Büyükşehirde görevli hukukçularının bilmemesini beklemek olmaz herhalde.

Danıştay; 2012 yılında almış olduğu kararla;

“Belediye Gelirleri Kanunu’nda belediyelerin alabileceği ücretlerin açıkça sayıldığı bu ücretler dışında belediyelerin meclis kararı alarak yeni ücret kalemleri oluşturamayacağına,

Ayrıca belediyelerin ücret talep edebilmesinin ancak belli bir hizmetin karşılığında yapılabileceği, herhangi bir hizmet vermeden hiçbir ad altında ücret alınamayacağı gerekçesi ile bu ücretlerin alınmasına ilişkin meclis kararının iptaline” karar vermiş.

2012 yılında alınan Danıştay kararına ve 2015 yılında bu ücretlerin yasaya aykırı olmasına rağmen, Muğla’da alınmaya başlaması da ayrıca düşündürücü.

Bu süreçte bu paraları toplayan birçok belediyede bu davalar açıldığını ve nihai sonucun alındığını öğrendik. Bu para toplama işini yapan sadece 2-3 belediye kalırken, o belediyelerden birinin de Muğla Büyükşehir Belediyesi olduğunu tespit ettik.

Kısa bir zaman sonra kalan o birkaç belediyenin de uygulamayı kaldırmak zorunda kalacakları aşikar.

***

Konunun yargıya taşınmasına yönelik araştırmamızı biraz daha derinleştirdik. 2019 yılında bir şoför esnafının toplanan bu ücretlerin yasaya aykırı olup olmadığını hukukçulara sormasıyla, bu ücretlerin yasaya aykırı olarak alındığı tespit edilmiş ve bu ücretlerin yasaya aykırı olarak alındığı ve 5 yıl geriye dönük olarak faizi ile birlikte geri iade edilmesine karar verilmesi talebiyle Muğla Vergi Mahkemesi’ne dava açılması suretiyle süreç başlıyor.

Ardından da Muğla Vergi Mahkemesi’nde bu ücretlerin iadesi talebi ile tam 1000 adet dava açılıyor.

Ayrıca, davaya konu ücretlerin miktarı nedeni ile bu davaların üst yargı yolu kapalı olup, yerel mahkeme kararları kesin karar olduğu yönündeki hukuksal bilgiyi de kafamıza kazıdık.

İşte usulsüzlüğün yapıldığının inkar edilmesinin önünü tıkayan karar da tam olarak bu. Yani yerel mahkeme kararları kesin karar olması.

Hal böyle olunca, kesin karar içeren bir konuyu saptırırcasına yapılan açıklamanın ciddiyeti de sorgulanır nitelikte.

Hadi bu açıklama yapıldı yapılmasına da, açıklamanın servis edildiği haber ajansının ilimizde bir temsilcisi olmadığı gibi Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri hariç abonesi var mı bilmiyorum. Yanılıyor da olabilirim.

Ama Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sıkıştığında ilk başvurduğu aklanma organı gibi görev yaptığını, bu Muğla’yı ilgilendiren konuda Muğla Basın organlarının tercih edilmeyişinden de anlamış olduk.

Demek ki bu tercihle CHP genel merkezinin gözünü boyamanın, bu yolla daha kolay olacağı maksadı taşınmış.

Bu yönden bakıldığında, usulsüzlüğü inkar edecek olsanız Muğla’daki Basınını mı, CHP Genel Merkezine yakın olan haber ajansını mı kullanırdınız.

Tabi genel merkeze yakın olanı tercih ederdiniz.

Komik bir stratejik hamle olmuş diyerek, bu konudaki tespitlerimi zaman zaman devam edeceğimi belirteyim.

Ha bir de son olarak merak ediyorum:

Muğla’daki bu kamuoyu tanımaz yönetim anlayışını, afiyetle yemekte olduğu ideolojik miras daha ne kadar kurtaracaktır?

Fikri olan yorumlasın.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.