Ana Sayfa Köşe Yazarları 16.08.2021 285

İŞ BİLENİN, KILIÇ KUŞANANIN

İki yıldır yaşadığımız salgın hastalık dönemi, yaşam konforumuzu her alanda etkiledi.

Kısacası son 2 yıldır yaşamımız adeta kabus oldu.

Bu buhranlı dönemden en az hasarla çıkabilmek önemliydi ama sonuç olarak az hasarla mı çıktık onun yorumunu da siz yapın.

Yaz mevsimi geldiğinde en çok severek izlediğim spor dalı ata sporu olarak da bilinen yağlı pehlivan güreşleridir.

Muğla yöremizde gerek Kavaklıdere Menteşe Yerküpe olsun, gerekse Köyceğiz ilçemizde düzenlenen güreş organizasyonları olsun çoğunlukla bizzat katılmaya çalışmışımdır.

Özellikle doğa harikası Yerküpe, umarım son yangınlarda o eşsiz görüntüsünü kaybetmemiştir.

Yöremiz dışındaki organizasyonları da, bu spor dalına gönül vermiş uydu kanalları vasıtasıyla televizyondan takip ederim.

Son 2 yılda güreş organizasyonları da olmayınca güreş severler olarak bu organizasyonlara büyük özlem duyduğumuzu söyleyebilirim.

Neyse ki normalleşme süreciyle birlikte bu yıl ata sporuna tekrar kavuştuk ve nerdeyse her hafta sonu bir bölgemizde güreş organizasyonları düzenlenmekte.

Geçtiğimiz Pazar günü Kocaeli’de ilk kez düzenlenen ve yeni oluşturulmuş er meydanında yaşayan efsane Ahmet Taşçı onuruna düzenlenen Sekapark Yağlı Pehlivan Güreşlerini takip ettim.

Ülkenin tüm pehlivanları neredeyse oradaydı çünkü Kocaeli özellikle de Karamürsel, Antalya gibi pehlivanlar diyarı olarak nitelendirilen bir şehir.

Sadece uzun yılardır bu bölgede bir ermeydanı oluşturulup, organizasyon yapılamıyordu. Bu anlamda tüm boylarda 750 pehlivan Sekapark’ta kıran kırana güreşlere imza attılar.

Hele ki güreşlerin yapıldığı lokasyon görülmeye değerdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adeta bir yaşam alanı oluşturmuş.

Merak edenler girip bakabilirler.

Şöyle bir bakarsak Antalya pehlivanların ocağı olarak başı çekse de, Kocaeli, Samsun, Ordu, Ankara illeri de yağlı güreşçilerin çıktığı diğer iller olarak göze çarpmakta.

İlimiz Muğla ise güreşte adını, döneminde Milas ilçesi ile duyururdu. Kırkpınar Başpehlivanlarından olan iyi saatte olsun Milaslı Mehmet Güçlü ile bir dönem adını duyuran Muğla ili, şimdi ise başpehlivan boyunda aktif tek bir sporcu olan Fethiyeli Ali Yanatma ile adını duyurmaya çalışıyor.

Aslında Muğla adını duyurmaya değil, Ali Yanatma Muğla’nın adını duyurmaya çalışıyor desek daha doğru olacak.

Milas’tan yanlış hatırlamıyorsam Mehmet Güçlü’nün oğulları da güreş yapıyordu ama başpehlivanlık boyuna sanırım ulaşamadılar.

Sonuç olarak baktığımızda Yörük kültürünün ocağı sayılan yöremizden pehlivan çıkartamıyoruz. Çıkanları da desteklediğimizi söylemek mümkün görünmüyor.

Fethiye Antalya’ya yakın bir ilçemizdir. Doğal olarak ata sporunun kültürünü almaması ya da etkilenmemesi mümkün değilken, bu kültürün içinde çabalayan Ali Yanatma pehlivana acaba gerekli destek veriliyor mu?

Güreş organizasyonlarında ağzını açan cazgırın tanıttığı pehlivan, ‘şu, bu belediye başkanı, şu, bu işadamı’ adına güreş tutarken, bizim pehlivan yani Ali Yanatma, sadece yaşadığı yöresiyle anons ediliyor.

Yanatma’yı sosyal medya hesabından da takip ediyorum. Kendi yağıyla kavrulmaya çalışıyor. Fethiye Belediye Başkanı bu pehlivana destek oluyor mu acaba?

Antalya o kadar güreşçiyi, belediye bünyesindeki kulüpler bazında çatısı altına alırken, Fethiye Belediyesi hiç kulüp kurmayı düşündü mü?

Bu sporcumuz 660 yıldır devam eden bir geleneğin ocağı olan Edirne Kırkpınar’a giderken hangi imkanlarla gitti? Nerede, hangi imkanlarla kaldı? Kırkpınar’a nasıl hazırlandı, kendisine kamp olanağı sağlandı mı?

Bu soruların cevaplarını öğrenmek istiyoruz.

Asıl soru; bizim belediye başkanları sporu seviyorlar mı olmalı aslında.

Emin olun Ali Yanatma pehlivan başarılı sonuçlar alıp, Muğla iline dönse, ilk önce belediye başkanlarımız fotoğraf verir.

***

Kocaeli güreşlerinde televizyonda Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım’ı dinledim.

Kendisi 2004 yılından bu yana belediye başkanıymış.

Spora olan bakışını ve desteğini, “Futbolla çok ilgili değilimdir ama yöremizde bu spora gönül veren kulüp ve sporcularımıza elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum” şeklindeki beyanından anladım.

Ancak, güreşe ayrı bir parantez açıyordu.

Kocaeli’nin Karamürsel’in pehlivanlar diyarı olduğunu dile getiren Başkan İsmail Yıldırım, geçimini sadece güreş yaparak idame ettiren sporculara destek olunması gerektiğini şu sözlerle aktardı:

“Yöremizden sekiz güreşçi kardeşimizi belediye bünyesinde istihdam ettik. Elimden bu kadarı geliyordu. Keşke daha fazla sporcumuzu istihdam edebilsem. Diğer belediyelerimiz de bunu yapabilir.”

“Helal olsun” diye mırıldandım.

Muğla ve Fethiye belediye başkanları ya da güreş sporuyla iştigal eden başka ilçelerin belediye başkanları Ali Yanatma’nın farkında mı bilmiyorum ama ben uzun zamandır farkında olarak dikkatleri çekmek istedim.

Belki bizim belediye başkanları bu günden sonra ata sporu yağlı pehlivan güreşlerinde Muğla ve Fethiye’nin adını duyurmak için er meydanında ter döken Ali Yanatma ve yöredeki diğer güreşçilerin elinden tutarlar.

***

Karamürsel Belediye Başkanının geçimini sadece güreşerek idame eden 8 sporcuyu belediye bünyesinden istihdam etme girişimini yürekten kutluyorum.

Bizim belediye başkanlarının istihdam anlayışı maalesef, ihtiyaca bakmaksızın, işe göre adam değil, adama göre iş oluşturmaktan geçiyor.

Bizim belediye başkanlarının istihdam anlayışı maalesef, ihtiyaca bakmaksızın aynı evden ‘eş, dost, çoluk, çocuk, ebeveyn, akrabaları’ işe almaktan geçiyor.

Her alanda başarı, alanının aktörlerine sahip çıkmak ve desteklemekle oluyor.

Ne mutlu ata sporu ile diğer spor branşlarına sahip çıkan ve bunu hiçbir şekilde siyaset ve icazet mekanizması haline dönüştürmeyen yerel yönetimlere.

Siyaset ve icazet mekanizmasına dönüştürenlerle dönüştürmeyenlere bakıldığında gelinen nokta zaten ortada.

Sporda, kültürde, şehirleşmede, projelerde, yönetim anlayışında…

Ne demişler, iş bilenin, kılıç kuşananın.

İyi haftalar.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.