Ana Sayfa Muğla Haberleri, Son Dakika 15 Ağustos 2021 67 Görüntüleme

K A P I

Sabah işimize gitmek için evimizden çıkınca kapımızı dışardan kitleriz.

Günü tamamlayıp evimize döndüğümüzde ise içeriden çeviririz kilidimizi.

Evimiz kalemizdir.

Hem evimizi hem de kendimizi dışarıdaki tehlikelerden kapımızı kilitleyerek koruruz.

Şimdi fantastik bir sitede yaşadığınızı düşleyelim.

Site yönetimi evlerinizin kapılarını çıkarıyor.

Evinizin kapısı yok.

İşten eve geliyorsunuz, salonunuzda bir yabancı elinde kumandanız televizyon izliyor.

Burada ne aradığını sorduğunuzda site yönetimini gösteriyor size kılını bile kıpırdatmadan.

Apar topar yetkililere doğru koşuyorsunuz komşularınızla.

Yetkili ağız bu insanların yan sitedeki karışıklıktan ötürü buraya sığındığını ve onlara sahip çıkmak gerektiğini anlatıyor.

Peki deyip dönüyorsunuz evinize.

Ertesi gün işten döndüğünüzde, kumandayı elinde tutan yabancıya, banyonuzda duş alan başka birinin daha eklendiğini görüyorsunuz.

Sonraki günlerde yatak odanızda üreyen bir çiftte eşlik ediyor kadroya.

 

Sabrınız taşıyor ve her ay çatır çatır aidatını ödediğiniz site yönetiminin kapısını çalıyorsunuz tabi ki.

Diyorsunuz ki, bu kadar insanı ben evimde barındırmak zorunda değilim.

Evimde benden rahat yaşıyorlar.

Hem sadece bizim sitemiz mi var bu insanlara sahip çıkacak?

Başka sitelere niye gitmiyorlar?

Aldığınız cevap şaşırtıcı.

“Onlara bakmak, bizim güçlü bir site olduğumuzun göstergesidir.”

 Baktınız olmuyor karşı site yönetimine gidiyorsunuz.

Bize yardım etseniz.

Misafirler bize ağır gelmeye başladı.

Mağdurlar madem.

Bir bölümünü siz alsanız diyorsunuz.

Cevap trajikomik.

“Biz kesinlikle alamayız.

Zamanında işimize yarayanları içlerinden seçtik.

Geriye kalanların bizim sitemize girmemesi içinde sizinkilerle anlaşma yaptık. Onlar sizin evinizde yaşayacak, bizim evlerimize girmemeleri içinde biz site yönetiminize onların masraflarını ödeyeceğiz.”

Nasıl yani?

“Benim evimde yaşayacak zorunlu misafirler için anlaşmalar yapılıyor, paralar ödeniyor ve bunun içinde benim evim, huzurum kullanılıyor” deyip hırslanıyorsunuz.

Tam bunun hesabını sormak için konu komşu toplaşıp geri döndüğünüzde gözlerinize inanamıyorsunuz.

Sitenin kapısını geçtim duvarlarından akın akın adamlar doluyor.

Yaşlısı yok, kadını kızı yok, çoluğu çocuğu yok.

Hepsi belirli yaş aralığında hani görünce kızınızı, karınızı arkanıza saklamak durumunda kaldığınız tipler.

Tabi ki soruyorsunuz.

“Hayırdır siz kimsiniz?”

 Cevap ürkütücü:

“Biz size çok uzak bir yerleşim yerini yaktık yıktık.

Bizlerle beraber olanlar oralardan kaçarken, bizleri de sizin sitenize bırakıverdi. Yönetiminizle anlaşmışlar.

Biz evlerinizde yaşayacağız”

Yok artık!

Haliyle dayanıyorsunuz kendi ellerinizle seçtiğiniz, parasını beş beş cebinizden ödediğiniz yönetimin kapısına.

Haykırıyorsunuz haklı olarak:

“Sen kimin evine kimi dolduruyorsun?

Hadi evvelkiler mağdurdu.

Çoluk çocuk misafir ettik.

Hoş misafirlikleri de bitti ya.

Ellerini kollarını sallaya sallaya kaçtıkları sitelerine girip çıkıyorlar.

Ama gelip karınlarını benim evimde doyuruyorlar.

Ama bu son gelenler ne?

Ne işleri var bunların benim evimde?

Ev benim.

Hangi hakla sen benim evime ne idüğü bilinmez insanları benim rızam olmadan yerleştiriyorsun?”

Sanrısal bozukluk belirtileri kaydedilen yetkili ağız, açıyor ağzını ve itiraf gibi bir cümle kuruyor size:

“Diğer siteler iç huzurunu, bizim sitemize borçlu”

Ne kadar talihsiz, ne kadar aşağılayıcı, ne kadar değer kaybettiren, ne kadar çaresiz hissettiren bir söylem?

Hissettiniz mi o önemsenmemeyi, yok sayılmayı?

Bizim fantastik sitemiz, korkunç bir ‘distopya’ haline geliverdi değil mi?

Demek ki neymiş?

Kapımız önemliymiş.

Kapımızın kilidi; canımızı, namusumuzu, malımızı, huzurumuzu sağlarmış.

Kapısız yerde yaşanmazmış…

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.