Ana Sayfa Köşe Yazarları 11.05.2021 247

KAPANMAYI DA TATİL ANLAYIŞINA DÖNÜŞTÜRDÜK

Bir bayramı daha yaşanmışlıklarımızın azaldığı günlerde idrak ediyoruz.

Yaşanmışlıklarımız azaldı, beraberinde sohbetlerimizin ve birlikteliklerimizin arası açıldı.

Neredeyse son iki yıldır eş dost muhabbetlerinden uzak ya da sınırlı şekilde geçirdiğimiz günlerdeyiz.

İnsanımız sıkkın, toplum olarak bunaldık.

Bu mübarek Ramazan Bayramı’nı güzel temennilerle kutlarken, dileğimiz yine eski bayramlar gibi sağlıklı günlere erişip, kucaklaşmak ve bayramlaşmak.

Pandemin ortaya koyduğu tüm olumsuzluklara rağmen, toplum olarak aşamadığımız bir konu varsa o da; bayramları tatil olarak görmemizdi.

Bu tatiller bizi geleneklerimizden uzaklaştırmıştı da.

Şimdi de farklı değil.

Özellikle her tatil sürecinde olduğu gibi kapanma uygulamalarını da tatil anlayışına çeviren bir topluma dönüştük.

İlimiz Muğla, bu sürecin en önemli bir parçası oldu. Özellikle de ilimizin kıyı kesimleri.

Bodrum’un nüfusu bu kapanma sürecinde neredeyse 1,5 milyona ulaştı.

İnsanlar tam kapanma kararıyla adeta yöreye akın etti.

Yörede yaşayan pek çok dostumuz kafalarını dışarı bile çıkaramamaktan mustarip olduklarını dile getiriyorlar.

Bodrum’un yatak ve yoğun bakım kapasitesine bakıldığında, sözü edilen nüfusa hitap edemez durumda ama buna rağmen insanımızın şuursuzca yöreye akın etmesinin de bir izahı maalesef yok.

Alınan kararların yeterliliği ya da yetersizliği her ne kadar tartışılır boyutta olsa da toplum olarak da bu sürece katkı koymak gerektiğine inananlardanım.

Bu katkı da insanımızın duyarlılığından geçiyor.

Tam kapanma uygulamasının vaka sayılarını düşürdüğü yönünde bilgiler aktarılmış olsa da toplum olarak gerekli özeni ve hassasiyeti gösterdiğimiz söylenemez.

Bunu bu tam kapanma sonrasındaki sayılara baktığımızda bir kere daha değerlendirme fırsatı elbette bulacağız.

Tam kapanma sonrası, turizm sezonu göz önünde bulundurularak bir normalleşme sürecine girileceği aşikar.

Ya sonra?

“Bu filmi daha önce izlemiştik.” diyeceğimiz günleri umarım bir kez daha yaşamayız.

Aksi takdirde turizm sezonu sonrasındaki bizi karşılayan ilk sonbaharda bizler yine evlerimize kapanmak zorunda kalabileceğimizin unutulmaması gerekir.

Ne diyelim, yaşanmışlıklarımızın azaldığı, anı biriktiremediğimiz ve insanı birbirinden koparan bu sürecin bir an evvel sonlandırılması tek temennimiz.

Ancak bunun için de doğru ve yerinde kararlar ile toplum duyarlılığı şart.

Sağlıklı günlerde daha nice birlikte kucaklaşarak karşılayacağımız bayramlara…

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Yaşar Gibi  Yaşamak

Yaşar Gibi Yaşamak