KARDAŞLARLA YEŞİL VATAN SAVUNMASI

29 Temmuz’da dünyanın incisi Marmaris’ten yükselen alevler Muğla genelini sardı. Kül sağanağı yaşandı. Yeryüzü cenneti cehenneme döndü. Can Azerbaycan hemen alarma geçti. Alev savaşçılarını turizm cennetine gönderdi. Kardaşlar, gelir gelmez alevlerin içine daldı. Kora kor mücadeleye girişen ekipler, ormanları kendi ormanı, yöre halkının evlerini kendi evi gibi gördü. Kimi zaman Türk bayrağını alevlerin içinden aldı, kimi zaman ateşin içinden kaplumbağayı kurtardı. Tek millet iki devlet anlayışıyla can kardaşlarla yeşil vatan savunuldu. Adeta Karabağ ruhu Marmaris’teydi.

MİKAİL ZEYBEK

Turizm cenneti Marmaris’te 29 Temmuz’da yakın tarihin en büyük felaketi başladı. Armutalan’dan yükselen alevler, kent merkezine yayıldı, turistik mahallere sıçradı. Adeta ateş çemberinde kalan doğa harikasında, kızılçam ormanları küle döndü. Marmaris’te başlayan orman yangınından sonra, Bodrum, Milas, Köyceğiz, Seydikemer ve Fethiye’de de alevler yükselmeye başladı. Muğla tam anlamıyla kabusu yaşadı. Kente kül yağdı. Bazı anlar nefes almak zorlaştı, yöre halkı günlerce duman soludu. Turizm cenneti cehenneme döndü.

KARABAĞ RUHU MARMARİS’TEYDİ

Marmaris’te başlayan yangında, kardeş ülke can Azerbaycan hemen alarma geçti. Alev savaşçılarını, Muğla’daki yangın bölgelerine gönderdi. Muğla’daki orman yangınlarıyla mücadeleye destek için gelen, Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığına bağlı itfaiye ekipler, kente iner inmez alevlerle savaşmaya başladı. Can Azerbaycan’ın alev savaşçıları, orman yangınıyla mücadele ederken,  kimi zaman Türk bayrağını alevlerin içinden aldı, kimi zaman ateşin içinde kaplumbağayı kurtardı. Ormanları kendi ormanı, yöre halkının evlerini kendi evi gibi gördü. Kardaşlar, günlerce uykusuz kaldı, yangın hortumunu sarp arazilerin zirvesine kadar çıkardı, alevlere müdahale etmeye çalıştı. Ama yorulmak nedir bilmedi. Adeta Karabağ ruhu Marmaris’teydi. Can kardaşlarla cennet vatan, yeşil vatan savunuldu. Azerbaycan, orman yangını süresince, 709 alev savaşçısı, 97 yangın söndürme aracı, 1 ambifi uçak ve 1 helikopterler, alevlerle havadan ve karadan destek verdi.

Albay Nazar Bağışov

Erdoğan başkan dedi ki: bir ananın iki oğlu vardır; Azerbaycan Türkiye

Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığına bağlı itfaiye ekiplerinin komutanı Albay Nazar Bağışov, Muğla’daki yangınla mücadeleyi gazetemize anlattı. Yanının ilk başladığı anda Azerbaycan halkının duygulandığını belirten Nazar Bağışov, “Türkiye’deki yangın ilk gününden itibaren her bir Azeri Türkü bu felaketten dolayı kederlendi. Burada baş veren ekolojik felaketten dolayı her biri hakikaten duygulanır. Burası bizim vatanımız. Her şeyimiz bir. Kardaşlarımızın her yanında olduğumuzu bildirdik. Biz ilk günden yardıma gelmek istedik. Azerbaycan’daki bütün itfaiyeciler gelmek istedi. Erdoğan başkan dedi ki ‘bir ananın iki oğlu vardır. Azerbaycan Türkiye’ bu kelimeler kolay kelimler değil. Biz tek millet iki devletiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan her defasında söyledi: ‘biz Azerbaycan’ın yanındayız’ bu söz tek bir söz değil. O sözün arkasında çok nedenler var. Dinimiz, kültürümüz her şeyimiz. Bunun yüzyıllardır biz farkındayız. Böyle bir yangın gününde biz burada olmalıydık.” dedi.

CAN YANAR KARDAŞ YANAR BURA BİZİM ÖZÜMÜZ

Yangının ilk gününde harekete geçtiklerini kaydeden Albay Bağışov, “Biz yangının ilk gününde harekte geçtik. Yangının ilk çıktığı nokta olan Marmaris’e gittik. Daha sonra takviye ekiplerimiz geldi. Daha sonra toplamda 709 kişi ve 97 yangın söndürme aracımız var. 1 helikopter ve 1 amfibi uçağımız da var. Muğla’da yangın olan bütün bölgelerine yayıldık. Yangınla mücadele ettik. Kardaşımız Türk itfaiyecilerle hemen birlik olup, alevlerle savaştık. Korku yok gözlerinde. Cesaret var. Biz başka yerlerde de yangın söndürdük. Ama burası farklı. Burada Türkçülük var. Kardaş yanar, can yanar. Bura bizim özümüz. Biz özümüzü her şeyimizi getirdik. Bizim araçlarımızın üzerinde ve bütün yangın bölgelerinde iki bayrağımız dalgalandı.” diye konuştu.

KENDİ EVİMİZDE GİBİ AĞIRLANDIK

Azerbaycan’dan gelen toplam 734 kişilik ekip Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı Milli Piyango Yurdu’nda kalıyor. 24 saat boyunca bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Yangın söndürme çalışmalarından dönünce kaldıkları yurtta kendi evinde gibi ağılandıklarını anlatan Nazar Bağışov, “Biz burada kaldığımız yurtlarda kendi evimizde gibi ağırlandık. Çok sıcak karşılandık. Özümüzde gibi hissettik. Bu kaldığımız yurtlardaki bütün personeller bizim rahat dinlenebilmemiz için uğraştı. Personeller, biz dağdan iner inmez, kılık kıyafetimizi temizledi, ütüledi. Gece geç saatte gelsek bile yemeğimiz önümüzde hazırdı. Evimizde olsak bu kadar olurdu. Kardeşlerimiz de bizim gibi uyumadı. Odalar çok güzel, tertemiz. Özel bir otopark dahi yapıldı. Bu kardeşlik dünyaya bir kez daha ilan edildi. Herkes gördü. Bunu gelecek nesiller de görecek.” ifadelerini kullandı.

YURTLARIMIZ KARDAŞLARIMIZIN HİZMETİNDE

Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, “İl Müdürlüğümüze bağlı yurtlarda hem yurtdışından hem yurtiçinden gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Yurtlarımız pandemiden sonra yangında da milletimizin hizmetinde. Azerbaycan gelen 732 kişilik yangın müdahale ekiplerini ağırlamaya devam ediyoruz. Onları burayı kendi vatanı gibi gördü. Alevlerle savaştı. Bir tek millet iki devletiz. Onlar hiç çekinmeden alevlerin içine daldı. Biz de onları iyi ağırlamak ve kendi evlerinde gibi hissettirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu kardeşlik tüm dünyaya örnek.” dedi.

TÜRK KARDAŞLARIMIZLA ALEVLERİN İÇİNDEN ÇIKTIK

Azerbaycan’dan destek için gelen yangın söndürme görevlisi Halit Hesenli, orman yangınlarıyla mücadelesini anlattı: “Ben yıllık izindeydim. Biter bitmez buradaki yangına koştum. Buraya bir an önce gelmek istedik. Az uyuduk ki Türk kardaşlarımıza hemen yardım edelim. Gelir gelmez, direk itfaiye araçlarına bindik uyumadan alevlerle mücadeleye giriştik. Türk itfaiyecilerle birlikte hartalara baktık. Gerekli planlamaları yaptık. Yangınla mücadele ettik. Bazı yangın yerlerinde hiç tahmin edemeyeceğimiz şeyler yaşandı. Rüzgarın etkisiyle alevler yön değiştirdi. Biz arada kaldık.  5 metre kaldık. Türk itfaiyecilerle birlikte yardımlaşarak alevlerin içinden çıktık. Muğla’nın farklı yerlerinde yangınlarla mücadele ettik. Hiç uyumadığımız zamanlar oldu. Yorulduğumuzu hissedemedik. Hakikaten burası bizim evimiz. Ben hiç kendimiz evimden uzakta hissetmedim. Türk kardeşlerle birlikte olmak, kötü günlerde yanında olmak çok güzel. Biz her zaman kardeşlerimizle birlikteyiz. Onlar benim kardeşim her zaman yardıma hazırım. Onlar da bize yardım etti. Türk halkına bizi böyle karşıladıkları için çok teşekkür ederim. Türk itfaiyecilere teşekkür ederim.”

CENNET VATANI ALEVLERDEN KORUMAYA ÇALIŞTIK

Muğla’daki yeşil vatan savunmasının en önemli fotoğrafın kahramanı Ali Mutallimov, yangınla mücadelesini şöyle anlattı: “Bize haber gelince, istekli ve gönüllü bir şekilde gelmek istediğimizi bildirdik. O fotoğrafta şöyle anlar yaşanadı. Alevler rüzgarın etkisiyle etrafımıza yayıldı, göklere yükseldi. Ben yukarıdaydım. Türk kardeşlerimizle birlikte arkadaşlarım oradaydı. Alevlerin arasından onları kurtarmalıydık. Ben kardeşlerimi yukarı doğru çekerken, kurtarırken o resim çekilmiş. Uykusuz kaldık ama bizim için zor bir şey değil. Biz bunları çalışıyoruz. Hisarönü’nde yangının evlere sıçramasını önlemeye çalıştık. Yangın evlere yönelmesin diye mücadele etti. Daha sonra Orhaniye Mahallesine geçtik. Zaman zaman küçük çaplı sakatlıklar geçirdim. Ama sağlık ekiplerinin anında müdahalesiyle, çabadan vazgeçmedim. 24 saat alevlerle mücadele ettik. Bu cennet vatanımız için. Türk kardeşlerimiz her anlamda bize yardımcı oldu. Tek millet iki devlet yangın için seferber olduk. Asıl olan kötü günde de beraber olmak. Bizim mücadelemizi tüm dünya gördü”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.