ÖZ SAĞLIK İŞ SENDİKASI’NDAN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla HAK-İŞ Konfederasyonu’nca basın açıklaması gerçekleştirildi.

Üye sendikaları ve 81 il başkanlığı ile birlikte 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle şiddetin her türlüsüne hayır demek için gerçekleştirilen basın açıklamasına HAK-İŞ İl Başkanı, Öz Sağlık İş Sendikası Muğla Şubesi de katıldı.

Sınırsızlık Meydanı’nda kadına yönelik, şiddete, istismara, eşitsizliğe, ayrımcılığa, yoksulluğa, mobingge ve güvencesizliğe karşı durmak için bir arada olduklarını belirten Haber yapacak olursan. HAK-İŞ İl Başkanı, Öz Sağlık İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Nilüfer Kavasoğlu, “HAK-İş olarak, kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarının kararlılıkla devam etmesi gerektiğine ve bu süreçte tüm kesimlerin sorumluluk alması gerektiğine inanmaktayız.” dedi.

Başkan Kavasoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Dünyada olduğu gibi ülkemizde de maalesef kadına yönelik şiddet devam etmekte ve her üç kadından biri, fiziksel veya cinsel şiddete maruz bırakılmaktadır. Bu çerçevede son dönemde daha da yoğunlaşan çalışmalardan, kamunun, sivil toplum kuruluşlarının, yazılı-görsel-işitsel ve sosyal medyanın bu konuyu kamuoyunun gündeminde tutma konusunda gösterdikleri çabalardan memnuniyet duyuyoruz. İçişleri Bakanlığımız tarafından yerli ve milli imkanlarla oluşturulan KADES programını 2018’den bu bugüne kadar 2 milyon 758 bin 120 kadın indirmiş ve 248 bin 473 ihbar alınmıştır. Şiddet kavramı her alanda ortaya çıkmasına karşın daha çok aile ile birlikte anılmaktadır. Aile ve şiddet kavramlarının bir arada kullanılmasını, neredeyse deyim haline gelmesini, kendi toplumumuzun tarihsel kültürü ve yaşam biçimi göz önüne alındığında çok doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyoruz. Bunu söylerken, halen bu anlamda yaşadığımız kimi problemleri görmemezlikten gelme veya öteleme gibi bir mantık yürütmüyoruz. Bizim toplumumuzun ve ülkemizin mayasında şiddet yoktur diyoruz.”

Kavasoğlu, toplum için sorun olan şiddetle mücadele adına, “Adli ve idari yaptırımların toplumun değer yargılarına uygun olması, şiddeti önleyici olumlu yapıcı değer yargıları oluşturulması, hoşgörü ve saygı değerlerini güçlendirici eğitimler verilmesi, şiddeti özendirici yeni medya yayınlarına engeller konulması, aileyi özendirici ve güçlendirici olumlu kavramlar terimler cümleler oluşturulması, yeni medya kullanımının toplumsal değerleri koruyacak şekilde tasarlanması, erken çocukluk döneminde doğru kavramların zihinlere aktarımının sağlanması, aile yapısının bozulması, yıpranması gibi durumlarda verilen psikolojik destek programlarının zorunlu hale getirilmesi, çalışma yaşamındaki şiddete engel olmak için sivil toplum kuruluşları ve kamunun ortak çalışmalar yapmasını, şiddetin her türüyle mücadele edilmeli, şiddetle mücadele çalışmaları kararlılıkla devam ettirilmelidir, Bu süreçte tüm kesimlerin toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket etmesini, özellikle ILO’nun C 190 No’lu çalışma yaşamında şiddet ve tacizin ortadan kaldırılmasına İlişkin Sözleşmesi devletler tarafından ivedilikle onaylanmasını, kadının iş yaşamının her alanında kendini sürekli geliştirmesini sağlayacak mesleki eğitim politikalarının oluşturulmasını ve uygulanmasını, yeni medya da kadına yönelik şiddet olgusu kadının haklarına saygı duyacak bir perspektiften ele alınmasını. nitelikli ve kapsamlı bir eğitim ile hayatın her alanında şiddetin önlenmesinin hedeflenmesi, insan haklarının bir ahlak olarak içselleştiği, insan onurunun korunduğu, şiddet dilinin terk edildiği, farklılıkları kapsayıcı, sağduyulu bireyleri yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim sisteminin oluşturulmasını, sendikal örgütlülüğün artırılmasını,  örgütlülüğün olduğu yerlerde şiddetle etkin bir mücadele sisteminin ve çözüm odaklı politikaların ortaya konmasını, şiddetle mücadele için örgütlü işyerlerindeki toplu iş sözleşmelerine çözüm odaklı düzenlemelerin eklenmesini, ve şiddetle mücadelede toplumsal duyarlılığının inşa edilmesini önemsiyoruz.” Diye konuştu.

“İnsan onuruna yakışır hayat için özgürlük arayışına sahip çıkmak, en temel yaşam hakkını tahrip eden tüm odaklara karşı dik durmak, insan olarak da kurumlar olarak da sorumluluğumuzdur.” diyen Başkan Kavasoğlu, “HAK-İŞ bu sorumluluğun gereğini yerine getirebilmek için yoğun çalışmalarda bulunmaktadır. Şiddetin artık hayatımızdan tamamen çıkması için devlet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve tek tek fertler olarak gelin birlikte mücadele edelim. Tüm kamuoyuna, şiddete sessiz kalmayın, şiddete ortak olmayın diyoruz.” dedi.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.