Ana Sayfa Köşe Yazarları 23.05.2021 241

SİYASET KELİMESİ, KÖTÜ OLAN HERŞEYİN ÖRTÜSÜ MÜ?

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda, vatandaşlara bayrak dağıtmaya yönelik tutumu maalesef olumsuz bir gündem oluşturdu.

Alim Karaca’nın vatandaşa bayrak dağıtmak maksadıyla bir kamyon kasasına çıkarak, vatandaşa çay veya promosyon ürünü dağıtır gibi bayrak dağıtmaya kalkması tepki görürken, partisine rakip siyasilere de malzeme verme yönünde iştah kabartan bir gelişmeye imza attı.

Aslına bakarsanız ben bu tip toplumsal refleks gerektiren konularda, siyasilerin tatlı su balığı misali durumu fırsata dönüşme çabalarına çok sıcak bakamıyorum.

Özellikle siyasilerin eleştiriyi maksadından uzak, durumu daha da körüklemeye yönelik söylemlerde bulunmama konusunda özenli olmalarını savunanlardanım.

Siyasetin bir ağırlığı ve bir geleneği olması arzusunda olanlardanım ayrıca.

Bunları neden ifade etme gereği duyduğuma gelince…

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, sosyal medya paylaşımında, “Skandallarla gündemden düşmeyen CHP’li Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle düzenlenen etkinlik sırasında çıktığı bir kamyonun kasasından Türk Bayraklarını yere fırlattı” demiş.

Şimdi burada aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir belediye başkanı, Türk Bayrağını yere fırlatır mı, önce bunu irdelemek gerekir diye düşünüyorum.

Bahsedilen gelişmenin görüntülerini izledim.

İzlediğimiz videoda Başkan Karaca’nın bayrakları vatandaşlara dağıtmak amacıyla fırlattığı doğru ancak o esnada olmamasını arzu ettiğimiz şekilde bayraklar yere düşüyor ve akabinde vatandaş, yere düşen bayrakları anında alıyor.

İzlediklerimize göre bayrakların ulaşması için fırlatıldığı gelişmenin muhatabı olan vatandaşlar, durumu Milletvekili Gökcan gibi skandal olarak değerlendirmemiş olmalı ki, bilakis Başkan Karaca’ya sevgi gösterisinde bulunmaya devam etmişler.

Videodaki gelişmeler tamamen bu şekilde.

Bayrağın vatandaşlara fırlatılması başlı başına yanlış. Bunun savunulacak çok bir yeri yok.

Zaten oldum olası vatandaşımıza, siyasiler yoluyla değil bayrak, herhangi bir şeyin bile fırlatılmasına karşıyım.

Fırlatılan ne varsa vatandaşımızın oluşturduğu o görüntülere içim acıyor.

İnsanımızın o fırlatılanlara ulaşmak için çoğu zaman birbirini çiğner şekilde sergilediği görüntüler inanın hoş görüntüler değil.

O fırlatılanlar çiçek dahi olsa.

Ama bu gelişme sözünü ettiğim o birbirini ezme görüntülerinden değil. 19 Mayıs’ı kutlamanın coşkusuyla yapılan yanlış bir uygulama.

Konunun tasvip edilecek tarafı yok ancak CHP’li Başkan Karaca’ya sırf muhalefet etmek gayesiyle Muğla Milletvekilinin de bunu fırsata dönüştürmesi ve vatandaşa fırlatılan bayrağı “yere fırlattı” gibi bir siyasi manipülasyon içerisine girmesi de, bir o kadar nahoş.

Ulusal bir değerimiz üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmuyorum.

Kaldı ki ülkemiz her anlamda hassas gelişmeler yaşarken.

Ama sonuç olarak; siyasi dil konusundaki seviyemizin yerle yeksan olduğu bir ortam ve dönemde, bir belediye başkanının da, siyasi rakiplerine bu türlü malzeme vermemesi gerekir.

Niyet ne kadar iyi olursa olsun, bu durum, bayrağın yere düştüğü gerçeğini değiştirmez.

Daha özenli olunması adeta elzemdir.

Bütün bu olup bitenlere karşı nasıl bir açıklamada bulunacağını merak ettiğimiz Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, eleştiriler yoğunlaşınca, yaşanan gelişmenin üzerinden tam 3 gün geçtikten sonra kendisine ait sosyal medya hesabından bir açıklama yapmayı uygun gördü.

Başkan Karaca’nın geçtiğimiz Cumartesi günü, eleştirilere karşı yaptığı cevabi paylaşımında şu ifadeleri kullandığını gözlemledik:

“Yıllardır ulusal bayramlarımızı kutlamaktan kaçanlar bizim vatan, bayrak Atatürk sevdamızı sorgulayamazlar! Ulusal bayramlarımızı bu 19 Mayıs’ta kutladığımız gibi unutturmaya çalışanlara inat, coşkuyla kutlamaya devam edeceğiz. İlelebet Cumhuriyet, ilelebet Mustafa Kemal Atatürk.”

Bu polemik bir süre devam edeceğe benzer.

Umarım devam etmez çünkü bayrak kutsal değerimiz.

Bayrak üzerinden yapılan siyasetin kimseye yarar getirmeyeceği aşikar.

Siyaset dilinin kutsaliyetler üzerinden değil, siyasetin varlık sebebi olan, hizmet, ekonomi, kalkınma yapılan ve yapılamayan üzerinden kullanılması özlediğimiz bir tablo olur.

***

Günümüzde ortaya konan ne kadar yanlış ve çirkinlik içerikli konu, söylem ve gelişme varsa, siyaset buymuş gibi siyaset kelimesinin altında normalleştirilmeye çalışılıyor.

Yani yaşanan bütün olumsuzluklar, yanlışlar, seviyesizlikler, düzeysizlikler, çirkinlikler, siyasetin gerekliliğiymiş gibi bir normal havaya sokulup, “siyaset bu” şeklindeki bir yorumla, legalleştirilmeye çalışılıyor.

Oysa kimse dikkat etmiyor ki, toplumsal kutuplaşma, kapanmaz bir yaraya ve geri dönülmez bir hale dönüşüyor.

Ne hikmetse siyaset kelimesinin altında hiçbir normalliğin ve güzelliğin yeri yok gibi. Rastlayan varsa beri gelsin.

Bilakis, her olumsuzluğun üstünü siyaset kelimesiyle örtüyoruz adeta.

Sahi siyaset kelimesi, kötü olan her şeyin örtüsü mü bizim ülkemizde?

Neyse Fethiye’deki gelişme üzerinden başladığımız konuya dönecek olursak, siyasiler arasında sosyal medya üzerinden süregelen polemik içerikli paylaşımları okuduktan sonra, insanın “Tencere dibin kara, seninki benden kara” diyesi de gelmiyor değil hani.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.