Ana Sayfa Köşe Yazarları, Son Dakika 27.02.2020 108 Görüntüleme

TURİZMİN EN KÖTÜ YILINA HAZIR OLMAK

2019’da Türkiye’ye gelen turist sayısı 50 milyonu biraz geçti. Turizm geliri de 35 milyar dolar civarında oldu.

Basit bir hesapla, kişi başı turist 700 dolar civarında bir para bırakmış.

Gelen turistlerin

7 milyon ile Ruslar,

5 milyon ile Almanlar,

2.8 milyon ile Bulgarlar,

2.5 milyon ile İngilizler,

2.1 milyon ile İranlılar,

2 milyon ile Gürcüler,

1.6 milyon ile Ukrayna,

1.4 milyon ile İranlılar,

1.1 milyon ile Hollanda,

900 Azerbaycan,

880 bin ile Polonya,

850 bin ile Yunanistan,

600 bin İsrail,

500 bin Çinli var.

Ana hat destinasyon ülkeleri bunlar.

2020 yılı belki de bugüne kadar turizmde görülen en kötü yıl olabilir.

İnşallah olmaz.

Fakat görünen bu.

50 milyon turistin 7 milyonu Rusya’dan. 500 bine yakını Çin’den. Uzakdoğu toplamı 1 milyon civarı. Özellikle bir Çinli’nin bıraktığı döviz 7 Rus, 4 Alman turiste eşit. Yani Rus turist ile kıyaslama yapıldığında 3.5 milyon Rus turist 500 bin Çinli yapıyor maddi olarak.

Korona illeti eğer 3-4 ay daha sürecek olursa. İran’dan girişler yasaklandı. Çin’den zaten çıkış bile yok.

Rusya ile koronadan daha vahim durumlar var.

Adamlar kota doldu diye domates alımını bile durdurmuş vaziyette. İdlib Suriye belası her an krize dönüşebilir. Pamuk ipliğine bağlı yani.

Yani bu sene turizmin gelişi hiç iç açıcı değil maalesef.

Özellikle turizmcilerimizin ve Turizm Bakanlığımızın salt deniz, kum, güneş olarak turizmi değerlendirmesi, böyle zamanlarda hatalarını da ortaya koymaktadır.

Oysa ki bugüne kadar Ege ve Akdeniz’de turizm bölgesi diye şatafat ve caka satarcasına sayılı turizm bölgelerinde sayılı turistik tesislere pompalama yerine, turizm potansiyel ve kapasitesini daha başka alanlara aktarılmış olsaydı, durum hem sezon uzunluğu açısından, hem turist kalitesi açısından, hem de en ufak bir nezlede koma olma durumundan çıkmış olurduk.

Turizm Antalya Belek, Kundu, Konyaaltı ile Muğla Güvercinlik, Torba arasına hapsedilmiş vaziyete dönüştü. Bir de iki saatliğine karaya çıktı diye hava attığımız Kuşadası gemi turistleri. Ne büyük olay sanki.  Adamlar bırakın alışverişi, lokantaya girip yemek yeme yerine “yerel lezzet” diye simit yiyorlar.

Ülke genelinde tamı tamına 826 termal turizm alanı var, maalesef çermik tesisinden ibaret. Dünyaca ünlü bir mutfağımız var, 50 milyar dolarlık bir gastronomi pastasından ülkemiz zırnık alamamaktadır. Tarihi doku desen cabası. Herşey dahil saçmalığı zaten bir facia.

Yine mesela sabah otelinden çıkan bir turist bir saat sonra Toroslarda kayak bile yapabilir. Ne var ki sektörü ele geçirenler çıkardıkları konsept ile buna müsaade etmemektedir. Muhteşem nehirler, eko turizm potansiyeli. Daha bir-çok alan. Hepsi otele tıkılıp, 24 saat beleş içki içme hayali kuran Rus turistlerden on kat fazla getirisi var. Hiçbir yere bakmaya gerek yok, dibimizdeki Akyaka’ya bakarsak ne dediğimi daha iyi anlatmış olacağım. Nehir var mı var, ekoloji var mı var, doğa var mı var. Ama turist için yok. Marmaris’e, Akyaka’ya gelen kaç turist Muğla’ya geliyor bilen? Bırakın Muğla’yı, Ula ya?  Halimiz harap.

Turizm maalesef yirmi kadar zincir otelcinin elinde oyuncak olmuş vaziyette.

Bu ayrı bir konu tabi.

Bu sektörden medet umanlar, bel bağlayanlar. Onlar kimsenin umurunda değil.

Bu hususta yaklaşık 8 yıl evvel görüşlerimizi soran yetkili makamlara onlarca dosya halinde ilettik. Ama maalesef her şey dahilci ve zincir otel sahiplerini aşma şansımız olmadı. Bakanlık bile aşamıyorsa.

Sözün özü;

Bu sene turizm sektörü için çanlar çoktan çalmaya başladı.

Bu sektörden ekmek yiyen, biz dahil tüm dostlarımızın adımlarını iyi ayarlaması şarttır.

Bizden söylemesi.

Vesselam.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.