Ana Sayfa Muğla Haberleri, Son Dakika 8 Ağustos 2021 67 Görüntüleme

“YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ”

Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Temsilcileri ve Konsey Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı’ın katılımıyla Muğla Tabip Odası’nda Muğla’da yaşanan yangın felaketine yönelik basın açıklaması yapıldı. Konsey tarafından yapılan açıklamada, “Covid-19 salgınında olduğu gibi yangın felaketinde de yönetemiyorsunuz. Yanıyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

 Muğla’da 29 Temmuz Perşembe gününden bu yana devam eden orman yangınlarına yönelik Muğla Tabip Odası tarafından basın açıklaması yapıldı.

Açıklamaya Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Temsilcileri ve Konsey Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı ile oda hekimleri katıldı.

Yapılan açıklamada, “Covid-19 salgınında olduğu gibi yangın felaketinde de yönetemiyorsunuz. Yanıyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“EKOLOJİ VE HALK SAĞLIĞI SORUNU İLE YÜZ YÜZE KALINDI”

Orman yangınlarının ilk başladığı anda hızlı müdahalenin olmadığını, havadan müdahalenin yetersiz ve çok geç başladığını söyleyen Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, bu nedenlerle ciddi bir ekoloji ve halk sağlığı sorunu ile yüz yüze kalındığını ifade etti. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, “Muğla ilindeki yangın ilk olarak Marmaris ilçesinde 10 gün önce başlamış ve halen 3 ana noktada yangınlar devam etmektedir. İlk anda hızlı müdahalenin olmadığı, özellikle havadan müdahalenin yetersiz ve çok geç başladığı, tüm yerel yönetici ve kurumların ortak görüşü olarak karşımıza çıkmaktadır. Geç müdahale daha karmaşık sorunlar yumağını da ortaya çıkarmış, ciddi bir ekoloji ve halk sağlığı sorunu ile yüz yüze kalınmıştır. Yanan her ağacın, ölen her canlının parayla yerine gelmeyeceği açıktır; bu kayıplar maddiyatla ölçülebilir değildir. Yöneticilerin kullandıkları dillerde buna dikkat etmesi önemlidir” dedi.

HAVA KİRLİLİĞİ HALK SAĞLIĞI İÇİN CİDDİ BİR RİSK

Orman yangınları nedeniyle meydana gelen hava kirliliğinin halk sağlığı açısından ciddi bir risk olduğuna değinen Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, “Halkın kendini koruyacağı uygun maskeler hızla ve parasız dağıtılmalıdır.  “Pandemide koruyucu olarak kullandığımız cerrahi maskeler yangından etkilenen bölgelerdeki insanlar için yeterli değildir. Kısa ve uzun vadede olası akciğer hasarları için Sağlık Bakanlığı’nın koruyucu ve önleyici hazırlıklarını hızla yapıp kamuoyuyla paylaşması gereklidir. Yangının çok yakınlarına geldiği termik santrallerde herhangi bir hasarın olup olmadığı; hasar varsa hangi alanlarda olduğu; bu bölgelerde asbestin herhangi bir bina ya da araçta kullanılıp kullanılmadığı; asbestin herhangi bir şekilde havaya karışıp karışmadığı hızla kamuoyu ve bilim insanlarıyla paylaşılmalıdır. Asbest kullanımı olan herhangi bir bina ya da araç varsa yangın sonrası dönemde hızla bilimsel yöntemlerle kaldırılmalıdır. Günlük hava ölçüm raporları, olası her risk parametresini de içerecek şekilde paylaşılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Pandemi döneminde yangın alanlarında boşaltılan bölgelerdeki insanların nakilleri ve barınmalarında da Covid-19 önlemlerinin göz ardı edilebildiğini ifade eden, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, ”Yangına müdahale eden ekiplerin büyük kısmının uygun maske ve kıyafetleri olmadığı, kullanmadığı görülmüştür. Gönüllü ekiplerin koordinasyonu, koruyucu ekipmanları ve profesyoneller tarafından yönlendirilmesinde de eksikliklerin olduğu bölgeler görülmüştür” dedi.

HEKİMLER TÜKENDİ

Muğla’da sağlık hizmetlerinin yönetilememesi nedeniyle hekimlerin tükenmiş durumda olduğunu vurgulayan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, “TTB Heyeti olarak COVID-19 pandemisi ve çıkan yangınlar nedeniyle iş yükleri çok artan sağlık emekçilerine teşekkür etmek ve sorunlarını iş yerlerinde dinlemek amacıyla hastane ve sağlık kurumlarını da ziyaret ettik. Dile getirilen sorunların bir çoğunun neredeyse ortak olduğu söylenebilir. Yerel idarecilerin hekim ve sağlık emekçilerinin sorununu çözmek yerine artırdığı ne yazık ki dile getirilmektedir. Pandemi sürecinde Muğla’da sevklerin ikinci basamaktan üçüncü basamağa değil de tam tersine yaşandığı; göğüs hastalıkları uzmanı, yoğun bakım uzmanı olmayan hastanelere COVID-19 hastalarının sevk edildiği ne yazık ki iletilmiştir. Yine uzun suredir dinlenmeksizin pandemiyle boğuşan hekimlerin il içinde son dakika bildirilen görevlendirmelerde özlük haklarının çiğnendiği bilgisi iletilmiştir. Hekimler 1 gün önce bildirilen görevlendirme yerlerine kendi imkanlarıyla ulaşmakta ve orada da kendi imkanlarıyla barınmak durumunda kalmaktadırlar. Şehirde peşpeşe çıkan yangınlar nedeniyle de Ağustos ayı içerisinde izin kullanması yasaklanmış, yakın zamanda sadece Milas Devlet Hastanesi’nden 10 hekimin istifa ya da emeklilikle görevelerinden ayrıldığı öğrenilmiştir. Bu istifa ve emeklilik taleplerinin sağlık idarecilerinin sorunlara duyarsızlığı nedeniyle de artabileceği kaygısı tarafımızda oluşmuştur. Sağlık emekçilerinin tükenmişliğinin önüne geçilmesi için tüm özlük haklarının acilen karşılanması, mobbingin önüne geçilmesi ve sağlık hizmet organizasyonunda tüm sağlık emekçilerinin karar mekanizmalarına katılmasına olanak verilmelidir” dedi.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi son olarak şu ifadeleri kullandı:

“Muğla’da aşılama oranlarının Türkiye ortalamasına göre iyi durumda olması bizler için çok sevindirici bir haber olmakla beraber il içinde aile hekimlerinin çalışma koşulları, özellikle yazın artan misafir nüfusa yönelik sağlık hizmeti ve aşılamanın artması, Ödeme Sözleşme Yönetmeliği’nin getirdiği yükler, ilçeler ve mahalleler arasında aşı dağıtımındaki eşitsizlikler aile hekimlerinin üzerindeki iş yükü ve baskıları iyice artırmış, meslektaşlarımızı tükenme durumuna getirmiştir. Artan iş yükünün organizasyonunun planlanması, çalışma şartları ve çalışma alanlarının iyileştirilmesi ve her türlü aşı organizasyonuna aile hekimlerinin dahil edilmesi gerekmektedir.”

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.