Deniz Turizminde 250 Bin TL Ceza Krizi Bodrum Denizciler Derneği'nden Hükümete Acil Düzenleme Çağrısı
17
Dernek Başkanı Tuna Altunkaya, özellikle gemiadamı eksikliği nedeniyle uygulanacak 250 bin TL'lik idari para cezasının, küçük ve orta ölçekli deniz turizmi işletmeleri açısından sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Altunkaya, yaptığı kapsamlı açıklamada, deniz turizmi sektörünün yapısı ile büyük ticaret gemilerinin aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmasının hem adalet hem de ölçülülük ilkelerine aykırı olduğunu belirterek, "Bir kefeye küçük turizm teknelerini, diğer kefeye binlerce grostonluk ticaret gemilerini koyarsanız terazinin şakülü kayar" ifadelerini kullandı.
27
"Küçük Tekne ile Dev Gemi Aynı Cezayı Alamaz"
Yeni düzenlemeye göre, gemilerin asgari donatım belgesinde belirtilen personel sayısının eksik olması halinde, eksik olan her bir gemiadamı için 250 bin TL idari para cezası uygulanacak.
Bodrum Denizciler Derneği ise bu uygulamanın denizcilik sektörünün gerçekleriyle bağdaşmadığını savunuyor. Açıklamada, iki personelle faaliyet gösteren küçük bir turizm teknesinde yalnızca bir personelin eksik olması halinde 250 bin TL, iki kişinin eksik olması halinde ise 500 bin TL ceza uygulanacağına dikkat çekilerek, bu rakamların aile işletmeleri, günübirlik gezi tekneleri, gulet işletmeleri ve küçük yat firmaları için bir sezonun değil, işletmenin tamamen kapanması anlamına gelebileceği vurgulandı.
37
"Güvenliğe Karşı Değiliz, Ölçüsüz Cezaya Karşıyız"
Dernek yönetimi, açıklamasında deniz güvenliğinin hiçbir şekilde tartışma konusu olmadığını özellikle vurguladı.
Açıklamada, nitelikli personel istihdamının ve denetimlerin denizcilik sektörünün vazgeçilmez unsurları olduğu belirtilirken, yaptırımların işletmenin büyüklüğü, faaliyet alanı, risk seviyesi ve ihlalin niteliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Mevcut düzenlemenin ise hastalık, acil sağlık sorunu, belge yenileme sürecindeki gecikme veya zorunlu nedenlerle oluşan geçici personel eksiklikleri ile bilinçli şekilde personel çalıştırmama durumunu aynı kefeye koyduğu belirtilerek bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı savunuldu.
Kanun Kendi İçinde Bile Çelişiyor
Dernek açıklamasında dikkat çekilen en önemli noktalardan biri de kanunun kendi içinde farklı uygulamalar içermesi oldu.
Bazı denizcilik cezalarında teknenin boyuna, kapasitesine ve faaliyet alanına göre farklı ceza uygulamalarının bulunduğu belirtilirken, sektör açısından en ağır ekonomik sonuçları doğuracak gemiadamı eksikliği cezasında hiçbir ayrım yapılmamasının ciddi bir çelişki oluşturduğu ifade edildi.
Bodrum Denizciler Derneği, seyir izin belgesi ihlallerinde tekne boyuna göre farklı yaptırımlar uygulanırken, personel eksikliği konusunda 15 metrelik turizm teknesi ile dev ticaret gemisinin aynı cezaya tabi tutulmasının makul bir açıklamasının bulunmadığını dile getirdi.
"Karadaki Turizme Destek, Denizdekine Ceza"
Açıklamada dikkat çekilen bir diğer önemli konu ise turizm sektörüne yönelik devlet destekleri oldu.
7590 sayılı Kanun kapsamında kara turizmi alanında faaliyet gösteren turizm işletmesi belgeli tesislere sigorta primi desteği sağlanırken, aynı desteğin deniz turizmi işletmelerine verilmediği ifade edildi.
Dernek, buna karşın deniz turizmi işletmelerinin tek bir personel eksikliğinde 250 bin TL gibi ağır para cezalarıyla karşı karşıya bırakılmasının büyük bir çelişki oluşturduğunu belirtti.
"Karadaki turizm desteklenirken denizdeki turizm cezalandırılıyor" değerlendirmesinin yer aldığı açıklamada, Türkiye'nin deniz turizmi politikasıyla bu yaklaşımın örtüşmediği ifade edildi.
47
Deniz Turizmi Türkiye Ekonomisinin Önemli Güçlerinden Biri
Bodrum Denizciler Derneği, deniz turizminin yalnızca tekne sahiplerinden ibaret bir sektör olmadığını da vurguladı.
Açıklamada, Türkiye'nin yaklaşık 8 bin 500 kilometrelik kıyı şeridi, gelişmiş marina altyapısı, yat üretimi, kruvaziyer turizmi ve mavi yolculuk kültürüyle dünyanın önde gelen deniz turizmi ülkeleri arasında yer aldığı belirtildi.
2025 yılında Türkiye'nin turizm gelirinin 65 milyar doları aştığı, deniz turizminin ise toplam turizm ekonomisine yaklaşık 16 milyar dolarlık katkı sunduğu ifade edildi.
Ayrıca sektörde kaptanlardan gemicilere, aşçılardan bakım-onarım firmalarına, tersanelerden acentelere kadar binlerce kişinin istihdam edildiği belirtilerek, getirilen ağır yaptırımların yalnızca tekne sahiplerini değil, tüm kıyı ekonomisini etkileyeceği kaydedildi.
Muğla Deniz Turizminin Merkezi Konumunda
Dernek açıklamasında Muğla'nın denizcilik sektöründeki stratejik konumuna da dikkat çekildi.
2026 yılının ilk altı ayında Muğla'nın gemi, yat ve deniz hizmetleri alanında 10 milyon 643 bin 580 dolar ihracat gerçekleştirdiği belirtilirken, 2025 yılı toplam ihracatının ise 47 milyon 434 bin 260 dolar olduğu ifade edildi.
Bu verilerin Muğla'nın yalnızca turizmde değil, denizcilik üretimi ve ihracatında da Türkiye'nin lokomotif illerinden biri olduğunu gösterdiği vurgulandı.
57
Sezon Ortasında Yürürlüğe Girdi
Dernek yönetimi, düzenlemenin turizm sezonunun en yoğun döneminde hiçbir geçiş süresi tanınmadan yürürlüğe girmesinin sektör açısından büyük mağduriyet yarattığını belirtti.
İşletmelere personel eksikliklerini giderebilmeleri, belgelerini güncelleyebilmeleri ve yeni düzenlemelere uyum sağlayabilmeleri için makul bir süre verilmesi gerektiği ifade edilirken, yüz binlerce liralık cezaların bir gecede uygulanmaya başlanmasının hukuk güvenliği ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığı kaydedildi.
Yalnızca Gemiadamı Cezası Değil
Bodrum Denizciler Derneği, kanunun yalnızca personel eksikliğini değil; bağlama kütüğü işlemleri, ruhsat ibrazı, tekne işaretlemeleri, bakım-onarım faaliyetleri, tersaneler, çekek yerleri ve marina işletmelerini de kapsayan çok sayıda ağır yaptırım içerdiğine dikkat çekti.
Bu düzenlemelerin tamamının sektörün kendine özgü yapısı dikkate alınmadan hazırlandığı savunuldu.
67
Beş Maddelik Acil Düzenleme Talebi
Bodrum Denizciler Derneği, sektörün ayakta kalabilmesi için kanunda acil değişiklik yapılmasını isteyerek şu talepleri sıraladı:
Deniz turizmi araçları büyük ticaret gemilerinden ayrı değerlendirilmeli.
Gemiadamı cezaları tekne boyu, yolcu kapasitesi ve risk durumuna göre kademelendirilmeli.
Sabit 250 bin TL ceza sistemi kaldırılmalı.
İlk ihlallerde işletmelere eksiklerini gidermeleri için makul süre verilmeli.
Mücbir sebepler ve geçici personel eksiklikleri için istisnalar getirilmeli.
Deniz turizmi işletmeleri de istihdam ve prim desteklerinden yararlandırılmalı.
Yeni düzenleme için sektöre geçiş süreci tanınmalı.
77
"Bu Sadece Bodrum'un Değil, Türkiye'nin Meselesidir"
Açıklamanın sonunda İMEAK Deniz Ticaret Odası başta olmak üzere tüm denizcilik kuruluşlarına ortak hareket etme çağrısı yapıldı.
Dernek, düzenlemenin yalnızca Bodrum'u değil Marmaris, Fethiye, Antalya, İzmir, İstanbul ve tüm kıyı kentlerinde faaliyet gösteren deniz turizmi işletmelerini doğrudan etkilediğini belirterek, sektörün ortak ses çıkarması gerektiğini ifade etti.
Bodrum Denizciler Derneği açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz denetimsizlik istemiyoruz. Biz cezasızlık istemiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Denizde güvenlik tartışılmaz. Ancak 20 metrelik bir turizm teknesiyle binlerce grostonluk ticaret gemisi aynı ceza terazisine konulamaz. Türkiye deniz turizmi susturulamaz, yok sayılamaz ve ağır cezalar altında ezilemez."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.