Fethiye Körfezi Ranta Açılmasın: CHP Muğla Milletvekili Uzun Projeyi TBMM’ye Taşıdı

Fethiye Körfezi Ranta Açılmasın: CHP Muğla Milletvekili  Uzun Projeyi TBMM’ye Taşıdı
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla’nın Fethiye ilçesi Babataşı Mahallesi açıklarında planlanan Fethiye Kruvaziyer Limanı Projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Uzun, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’na yönelttiği yazılı soru önergesinde projenin ölçeği, konumu ve çevresel etkilerinin kamu yararı iddiasını tartışmalı hale getirdiğini vurguladı.

“ÇED Süreci Bilimsel Olmalı”

Projeye ilişkin olarak, Fethiye–Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yaklaşık 27 bin m²’lik iskele alanı, 355 metre uzunluğunda çift yanaşmalı yapı ve 1 milyon m³ dip taraması öngörüldüğü belirtiliyor. Uzun, bu ölçekteki müdahalenin deniz çayırları, hassas türlerin yaşam alanları, su kalitesi ve kıyı ekosistemi üzerinde ciddi ve kalıcı tahribat riski taşıdığına dikkat çekti.
Milletvekili, önergesinde, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin “şekli değil, bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini” vurguladı.

Deprem Riski Ve Denetim Soruları
Fethiye Körfezi’nin 1. derece deprem bölgesi içinde bulunduğunu ve zeminin alüvyon yapısı nedeniyle sıvılaşma riski taşıdığını hatırlatan Uzun, projeye ilişkin jeolojik, jeoteknik ve deprem güvenliği analizlerinin kamuya açık ve denetlenebilir olup olmadığını sordu.

Projeyle ilgili olarak Uzun, Bakanlığa ayrıca şu soruları yöneltti:

•⁠ ⁠Körfezin taşıma kapasitesi bilimsel olarak belirlendi mi?
•⁠ ⁠Dip taramasının hidrodinamik ve ekolojik etkilerini izlemek için plan hazır mı?
•⁠ ⁠Deniz çayırları, Pinna nobilis, deniz kaplumbağaları ve hassas türler için etki analizleri yapıldı mı?
•⁠ ⁠Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum sürece etkin biçimde katıldı mı?

Kamu Yararı İddiası Sorgulanmalı

CHP’li Uzun, açıklamasında, “Yerel görüşlerin dışlandığı ve çevresel risklerin bütüncül biçimde ortaya konulmadığı projelerin kamu yararı iddiası inandırıcı değildir. Fethiye Körfezi gibi hassas bir ekosistemde planlanan bu proje, tüm izin ve planlama süreçleriyle birlikte çevre hukuku, şeffaflık ve katılımcılık ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Bu haber toplam 69 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.