‘Casusluk’ Soruşturmasında Ekrem İmamoğlu Dahil 4 Şüpheli Hakkında 20 Yıla Kadar Hapis İstemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 4 şüpheli için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu ile birlikte stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün, 2019–2025 yılları arasında “siyasal casusluk” faaliyetlerinde bulunmakla suçlandı. Hazırlanan iddianamede dört isim de “şüpheli” sıfatıyla yer aldı.
Soruşturmanın, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtildi. Ü.D.A. isimli şahsın, üvey babası Hüseyin Gün hakkında yaptığı ihbarda; Gün’ün İsrail, İngiltere ve Amerika lehine ajanlık faaliyetleri yürüttüğünü, bu kapsamda kriptolu telefonlar kullandığını ve farklı ülkelerdeki iç karışıklıkları finanse ettiğini öne sürdüğü kaydedildi. Ayrıca Gün’ün, Türkiye’deki seçim süreçlerinde hükümet aleyhine propaganda yapılması amacıyla kişi ve grupların finansmanında rol aldığı iddia edildi.
Askeri mühimmat ve silahlara ait görseller tespit edildi
İddianamede, Hüseyin Gün’e ait dijital materyaller, el yazısı İngilizce belgeler ile HTS ve MASAK raporlarının incelenmesi sonucu; sivil kişilerin veya şirketlerin erişemeyeceği nitelikte askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğrafların ele geçirildiği belirtildi. Ayrıca, İsrail vatandaşı olup askeri veya siyasi faaliyet yürüttüğü değerlendirilen kişilere ait pasaport görüntülerinin bulunduğu aktarıldı.
Gün’ün, FETÖ/PDY ve PKK/KCK kapsamında daha önce adli işlem görmüş kişilerle irtibatının bulunduğu, çeşitli ülke konsolosluk görevlileriyle yoğun iletişim kurduğu ve herhangi bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen yüksek tutarda yurtiçi ve yurtdışı para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. El yazısı notlarda ise farklı ülkelerdeki darbe girişimleri ve iç karışıklıklara ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı, Türkiye genelinde görüştüğü kişi ve kurumları günlük olarak kayıt altına aldığı belirtildi.
İddianamede ayrıca, Gün’ün İngiltere lehine faaliyet gösterdiği değerlendirilen istihbarat unsurlarına Türkiye’ye ilişkin bilgiler aktardığı, Suriye’deki savaş bağlamında muhalif grupların siyasi ve maddi olarak desteklenmesine yönelik notlar tuttuğu ve FETÖ/PDY üst yönetiminde yer alan bir isimle yüz yüze görüşerek öneriler aldığına dair kayıtların bulunduğu aktarıldı.
İBB veri tabanına erişim iddiası
Şüpheli Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanına ait olduğu belirlenen bilgiler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel verilerine erişildiği iddia edildi. Bu verilerin dolaylı olarak Necati Özkan aracılığıyla temin edildiği, Özkan’ın “OSINT” olarak adlandırılan ve internetin yer altı dünyası şeklinde tanımlanan dijital ortamlara, İBB’ye ait internet adresi, e-posta hesapları ve şifreleri aktardığı öne sürüldü. Söz konusu erişimin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla gerçekleştirildiği iddia edildi.
Vatandaşların kişisel verilerinin gayriresmî biçimde seçim propagandasında kullanıldığı, bu yolla Ekrem İmamoğlu’nun siyasi menfaat sağladığı ifade edildi.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu imzasıyla gönderilen bir yazıyla dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişine tüm verilere erişim, inceleme ve kopyalama yetkisi verildiği; bu yetkilendirmenin yabancı istihbarat servislerine veri aktarımı amacı taşıdığı iddia edildi. Elde edilen bilgilerin Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu arasında hiyerarşik yapı içerisinde paylaşıldığı ileri sürüldü.
“İstanbul Senin” uygulamasında da veri sızıntısı iddiası
Wickr isimli kripto uygulama yazışmalarında Ekrem İmamoğlu’ndan “Mayor” olarak bahsedildiği, bu durumun etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Hüseyin Gün tarafından doğrulandığı aktarıldı. Ayrıca, daha önce yürütülen başka bir soruşturmada da benzer bir veri sızıntısının İBB’ye ait “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden gerçekleştiği iddia edildi.
Seçim süreci sonrasında Hüseyin Gün’ün Ekrem İmamoğlu ile makam odasında çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu, vatandaşlara ait kişisel bilgilerin nüfuz kullanılarak temin edilip yabancı istihbarat servislerine aktarıldığı ve bunun siyasi menfaat amacıyla yapıldığı öne sürüldü.
2019 seçimlerinin manipüle edildiği iddiası
İddianamede, İBB veri tabanında bulunan ve gizlilik taşıyan bilgilerin, Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla Necati Özkan tarafından “Dark Web” olarak adlandırılan platformlara yüklendiği, bu verilerin Hüseyin Gün ile Aaron Barr’ın ortağı olduğu PiiQ isimli firma tarafından temin edildiği iddia edildi. Barr tarafından geliştirilen PQ yazılımı aracılığıyla vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlandığı, bu yolla 2019 yerel seçimlerinin manipüle edilerek Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasının amaçlandığı vurgulandı.
Basın ayağı iddiası
Merdan Yanardağ’ın ise İmamoğlu lehine yürütülen algı çalışmalarının basın ayağını oluşturduğu, Hüseyin Gün’den elden para aldığı öne sürüldü. TELE1 kanalında yayımlanan programlarda Gün’ün yönlendirmesiyle sorular sorarak İmamoğlu lehine algı oluşturulmaya çalışıldığı, TELE1 televizyon kanalının suçta araç olarak kullanıldığı iddia edildi.
20 yıla kadar hapis istemi
Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın “siyasal casusluk” suçundan ayrı ayrı 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.