"Kılavuzu Karga olanın..."

"Kılavuzu Karga olanın..."
Kiliseye bir papaz atanmış. Gelir gelmez ilk işi eski çanı değiştirmek olmuş. Çanı çalmak için geldiğinde bakmış karganın biri çana pislemiş. Ne...

Kiliseye bir papaz atanmış. Gelir gelmez ilk işi eski çanı değiştirmek olmuş. Çanı çalmak için geldiğinde bakmış karganın biri çana pislemiş. Ne yapsın, temizlemiş. Ertesi gün çan çalmaya geldiğinde aynı manzarayla karşılaşmasın mı? Papaz kargayı yakalamaya karar vermiş fakat ne yaparsa yapsın bir türlü yakalayamamış.

Vatandaşın birine olayı anlatmış ve: “Ben bu kargayı nasıl yakalarım?“ diye sormuş. Vatandaş “kolay“ demiş; “bir parça peynir, peynirin yanına da bir kadeh rakı koy yakalarsın“ demiş. Papaz; “olur mu öyle şey!“ demiş. Vatandaş izah etmiş: “Karga peyniri yiyecek, sonuçta susayacak, rakıyı içecek ve sarhoş olacak“. Papazın aklına yatmış söylenenleri harfiyen yapmış. Daha sonra çanı çalmak için geldiğinde bakmış ki karga yerde yatıyor. Kargayı tutmuş,“Ulan‘‘ demiş, “sana Hıristiyan desem kilisenin çanına pislemezsin, Müslüman desem rakı içmezsin, söyle ulan, söyle sen nesin ? “ Karga kekeleyerek: “aakkk“ demiş hıklamış durmuş... Haliyle papaz hiçbir şey anlamamış...

Ama benim okuyucum zekidir anlar…

***

Kargadan beklemeyeceğimiz bir eylem bu, özü sözü bir olmak... Üstelik kargalar lafla peynir gemisini yürüterek yaşar... Kargalar uzun yaşar da, aaakpak olanları maksimum 10 yıl yaşar.

Birde kargaların neleri sevdiklerine bakmak lazım. Yuvaları ayna ve parlak cisimlerle doludur. Zira parıltı ve süse düşkündürler aslında. Bundan olsa gerek gördükleri tüm parlayan cisimler onların dikkatini çeker.

***

Atalarımız da kullandıkları deyimler ve sözlerde bunda etkilenmişler.  “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz”. İşte bu sözü incelersek çıkan sonuç ta şöyle olur. “Kişi öncelikle kime danışacağını, kimin peşinden gideceğini iyi bilmelidir. Çünkü seçtiği kişi kötü, işe yaramaz biri olabilir ve onun başını belâya sokabilir.”

***

Yolunu bulamayanlar mutlak bir kılavuz arar. Buldukları ilk kılavuza yapışanlar ise sonuçlarına da katlanırlar. Algı yönetimini bilmeyen toplum değer yargıları ve yaşam şeklini bilmeyenlerin gösterdiği yolu takip edenler elbet hata yapacaklardır. Eeee ne demişler “Tarih ders almayanlar için tekerrürden ibarettir.” Muğla’da yaşamayan biri burayı ne kadar tanır?, hele birde yaşadığı şehirlerin yaşam tarzları Muğla ile tabandan tavana zıtsa!

***

Asıl olan aslında seçilen kılavuzun gösterdiği yolları kendince irdeleyecek doğruyu yanlışı ayrıt edebilecek yöneticilerin olması. Hele birde iş siyasete ise işte o zaman daha zor. Muğla’da siyaset yapıyorsunuz yönetici konumunda yada icraat konumunda kimler var bir irdeleyelim. İl başkanı Denizlili, Teşkilat Başkanı Yozgatlı, Gençlik Kolları Başkanı Tokatlı, İl Başkanı siyasal danışmanı Yozgatlı.  Böyle bir tablo ile başarı yakalamak için sahada koşturan Muğla’yı tanıyan siyaseti seven partililer.

***

Seçimler yaklaşıyor bu süreçte bol maaşlı kılavuzların gösterdiği yolardan giderken dikkat edin yoksa 1 kasım akşamı burnunuza ya pis kokular sizi epeyce rahatsız edebilir. Sanırım kasım seçimlerinden çok seçim sonrası siyasi partilerin il yönetimlerinin durumları daha da çok merak ediliyor. Kasım ola hayır alo.

Bu haber toplam 614 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.