Akbelen’de Hukuk Zaferi: Danıştay "Dur" Dedi
14
Akbelen’de doğayı, zeytinlikleri ve köylülerin yaşam alanlarını kömür ocaklarına açmayı hedefleyen acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 93 ayrı davada yargı, "hukuk" dedi. Danıştay 6. Dairesi, 28 Nisan 2026 tarihinde verdiği kararla, bölgedeki acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesini durdurdu. 5 Mayıs’ta taraflara tebliğ edilen bu karar, bölgedeki tüm el koyma girişimlerini hukuken geçersiz kıldı.
"Acelelik Hali Yok, Şirket Var"
Danıştay’ın gerekçeli kararında, bölgede acele kamulaştırmayı haklı kılacak olağanüstü bir durumun bulunmadığı vurgulandı. Kararda, ekonomik hedeflerin veya şirketlerin üretim sürekliliğinin, mülkiyet hakkını baypas eden "acelelik" yöntemini meşrulaştıramayacağı belirtildi. Davanın avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca yaptıkları ortak açıklamada, "Bu kararla birlikte, müdahalenin kamu yararına değil, Limak-İçtaş ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Enerji şirketinin çıkarına yapıldığı tescillenmiştir," ifadelerini kullandı.
24
Esra Işık Derhal Serbest Bırakılmalı
Yargı kararının en somut sonuçlarından biri de Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık’ın hukuki durumu oldu. Avukatlar, tutuklamaya gerekçe gösterilen "bilirkişi keşfini engelleme" suçlamasının dayanağının kalmadığını belirtti. Danıştay kararıyla keşif işleminin zaten geçersiz hale geldiğini hatırlatan hukukçular, Esra Işık’ın hürriyetinden yoksun bırakılmasının artık bir "hukuk skandalı" olduğunu vurgulayarak derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
34
649 Dava Dayanaksız Kaldı
Kararın ardından Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden 649 adet el koyma ve bedel tespiti davası da boşa düştü. Hukukçular, Anayasa’nın 2. ve 138. maddeleri uyarınca yargı kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlatarak, mahkemenin bu davaları başka bir işleme gerek duymaksızın reddetmesi gerektiğini savundu.
44
Gözler Anayasa Mahkemesi’nde
Sürecin bir diğer kritik ayağı ise Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) devam ediyor. 7554 sayılı Kanun ile getirilen ve idareyi adeta "şirketlerin taşeronu" haline getiren düzenlemelerin iptali için açılan davada son aşamaya gelindi. Yaşam savunucuları, AYM’yi doğanın ve yurttaşın hukuksal güvenliğini korumaya, çevre hakkını hiçe sayan bu yasayı iptal etmeye davet etti.
"Haklı Direniş Kazandı"
Açıklamalarını Akbelen direnişçilerini selamlayarak bitiren Av. Arif Ali Cangı ve Av. İpek Sarıca, bu kazanımın sadece hukuki bir başarı değil, toprağını ve suyunu savunan köylülerin azminin sonucu olduğunu belirttiler: "Bu karar, havayı ve toprağı korumak için yılmadan direnen müvekkillerimizin zaferidir. Ülkemiz için yaşamın korunduğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.