Aslı Baş Davasına FETÖ/PYD Dava Dosyası Engeli
NEVAL ÇOLAK- Bodrum'da 9 yıl önce, manken Aslı Baş'ın Turizmci Ahmet Bayer'in villasının terasından düşüp, yaşamını yitirmesiyle ilgili davada, 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan FETÖ/PYD dava dosyasının sanık avukatlarınca incelenmesine, tutuklama talebinin reddine ve adli kontrol kararının devamına karar verildi. Duruşma 14-15 Ocak 2020’ye ertelendi.
Eski manken Aslı Baş'ın ölümüyle ilgili davanın 34. duruşması Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Aslı Baş davasının duruşmasına, tutuksuz yargılanan iş adamı Ahmet Bayer ile oğulları Volkan Bayer, Hakan Bayer, Aslı Baş'ın babası Mehmet Yavuz Baş, Aslı Baş’ın annesi ve avukatlar katıldı.
Duruşmada sanık avukatı Uğur Poyraz, sanık Ahmet Bayer’in FETÖ’nün üst düzey yöneticileriyle irtibat kurduğu yönünde 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyasını savunma haklarını kullanmak üzere incelemek için süre isteyerek celsenin ertelenmesini talep etti.
Aslı Baş’ın ailesinin avukatlarından Faruk Zorba sanıklar hakkındaki adli kontrol kararının yetersiz olduğunu, haklarında FETÖ/PYD davası açıldığını, kaçma ve delilleri karartma ihtimalleri bulunduğunu belirterek tutuklanmalarını ya da haftada iki kez imza kontrollü denetim yapılmasını talep etti.
Mahkeme çıkışında tutuklanması gerekenlerin tutuklanmadığını dile getiren Aslı Baş’ın Babası Mehmet Yavuz Baş; “Biz artık bıktık, usandık. Adaleti yanıltma, adaleti şaşırtmaya çalışan FETÖ silahlı örgütüne parasal yardım yapıyor hala kendilerini kurtarmanın yollarını arıyorlar. Tutuklanması gerekenler tutuklanmıyor. Biz bittik.” Şeklinde konuştu.
Aslı Baş'ın ailesinin avukatı Fahri Safa Küpçü, mahkeme çıkışında yaptığı basın açıklamasında sürecin çok uzadığını, bunun sebebi kendilerinin olmadığını. Sebebin en başta etkin bir yargılama, soruşturma başlatmayan adli mercilerin olduğunu dile getirdi.
Avukat Küpçü; “Süre Kazanmak İstiyorlar”
Süre istemelerindeki sebep, Ahmet Bayer’le ilgili olarak FETÖ’ye yardım ya da benzer davanın açılması bizim dosyamıza girdi. Karşı taraf biz bunu incelemedik dedi. Hâlbuki bizden önce fotokopisini almışlardı diyen mahkeme çıkışında basın açıklaması yapan Küpçü; “Çok hevesle gelmiştik. Esas hakkında beyanlarımızı sunacaktır ama karşı taraf süre istedi. Bu sebeple hâkim süreyi kabul etti. Süre istemelerindeki sebep, Ahmet Bayer’le ilgili olarak FETÖ’ye yardım ya da benzer davanın açılması bizim dosyamıza girdi. Karşı taraf biz bunu incelemedik dedi. Hâlbuki bizden önce fotokopisini almışlardı. Süre kazanmak istiyor olabilirler. Biz çalışmamızı yaptık. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Yeni delillerin gelmesi şundan kaynaklanıyor. Belki hatırlarsınız biz şikâyetçi olmuştuk. İlk soruşturmayı başlatan savcı vardı. Savcının etkin bir soruşturma yapmadığını delilleri toplamadığını söylemiştik. Mesela olay yeri yıkanmış. Bunu kim yıkadı, kimseye sormamış. Orda ne var ne yok kimseye bakmamış. Normalde sabah altıda hava aydınlanmasına rağmen olay yerine saat on buçukta gelinmiş.Böyle olunca sürekli yeni delil giriyor. Mesela 112 kaydı çok meşhur kayıt. Bizzat Ahmet Bayer’in söylediği; “merdivenden düştü biri başı kanıyor şuanda” kendi sesi dosyaya sonra girebildi. Bu ses dosyaya daha önce girseydi daha önce karar çıkabilirdi. Dosya da bir takım tape kayıtları var.Tape kayıtlarında Ahmet Bayer birileriyle görüşüyor, yardım istiyor, savcının sicil numarasını veriyor. “Yardımın dokunur mu?”, “Oradaki bizim çocuk ayrılmış, oradan ayrılmasaydı işler kolaydı. Şimdiki Başsavcıyla görüşmen lazım artık.” gibi bir beyan var. Hukuki deliller bunlar. Bu tape kayıtlarının pek çoğu dosyaya sunulmamış. O dosyalarda pek çok yerle bağlantıya geçtiğine dair kayıtlar dosyaya sunuldu. O dosyaya sunulan kayıtların içinde hakikaten bizim hiç aklımıza gelmeyecek yerlerle irtibata geçtiğine dair kayıtlar var. Şimdi bunlar ortaya çıktı. Bunlardan dolayı dava açıldı, yeni dava. Evet, süreç çok uzadı. Ama bunun sebebi biz değiliz. Bunun sebebi en başta etkin bir yargılama, soruşturma başlatmayan adli mercilerdir.” Dedi.
Avukat Faruk Zorba; “İddialar Delile Dayanıyor Davaya Dönüştü”
Davanın ertelenmesi ile ilgili olarak, davanın uzamasının nedeni sanıkların kendilerini aklamak için mahkemelerde kendilerini savunmak değil de mahkeme heyetlerini, savcılarını, bilirkişileri etkilemeye yönelik davranışları ve yaptıkları eylemler olduğunu vurgulayan Baş ailesinin avukatlarından Faruk Zorba; “Uğur Beyin kaybedeceği her davada böyle çıkışları oluyor. Buna şaşırmadık. İstanbul’daki Uğur Beyle yaptığımız konuşma kesinlikle anlatıldığı şekilde olmadı. Başka şeyler konuşuldu. Ben onun durumuna düşüp mahkemede özel konuşmayı aktaracak değilim. Onun söylediği hiçbir şey doğru değil. Biz mahkeme heyetinin de YSK’ya şikâyet etmiş değiliz. Bu davanın ertelenmesi ile ilgili olarak, bu davanın uzamasının nedeni bu sanıkların kendilerini aklamak için mahkemelerde kendilerini savunmak değil de mahkeme heyetlerini, savcılarını, bilirkişileri etkilemeye yönelik davranışları ve yaptıkları eylemler. Biz bu iddiaların hiç birini boş olarak atmadık. Hepsi bir delile dayanıyor tamamı davaya dönüştü.” Şeklinde konuştu.
Avukat Zorba; “Dosyada Tanık Olan Herkes, Sanıktır”
Aslı Baş davasının dosyasındaki tüm tanıkların aslında birer sanık olduğunu söyleyen Avukat Zorba; “Dinleme kayıtlarını tutan jandarmalar sanık, çünkü yüzlerce suç içeren görüşmeleri FETÖ’nün talimatıyla, emriyle o ilişkilerle yok ettiler. Şuan bu dosyada tanık olan herkes, bu dosyada sanıktır. Biz bunu yıllar sonra, 2014 yılında ortaya çıkardık. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Unutulmuş, yok edilmiş tapeleri çıkardık. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde olan dava bununla ilgili bir dava. O davada tapelere yansıyan görüşmelerde Ahmet Bayer’ın İhsan Kalkavan isimli bugün kaçak olan Amerika’da yaşayan, kaçak yollarla Amerika’ya giden FETÖ’nün finans imamı olarak bilinen davalarda, mahkemelerde tanımlanan kişiden yardım istiyor. Bu kişi FETÖ’nün Bodrum imamı Zeki Yağmur’u ve Muğla imamını görevlendiriyor. Bunların hepsi bu tapelere yansımış ve yok edilmiş. FETÖ’nün imamı Ahmet Bayer ve avukatıyla görüşmeye başlıyor. Yargılamayı etkilemeye yönelik bunun yanında başka çalışmalar da oluyor. Buradaki iddiaya göre biz onu yeni öğrendik. Bodrum’da yaşayan birisi,FETÖ’den gözaltına alınmış ve itirafçı olmuş. Tamamen bizim dosyayla, şikayetimizle ilgili olmayan bir dosya açılmış. Demiş ki; “ Bunların Bodrum’daki Merter Koleji’nin müteahhitti benim, ben yaptım. Alacağımı alamadım ve Bodrum imamı Zeki Yağmur bana dedi ki, Ahmet Bayer’dan bir para gelecek, para geldiğinde sana borcumuzu ödeyeceğiz.” Demiş. İtirafçı beyanı bizim dosyamıza girmiş ve şu anki iddianamenin temelini o teşkil ediyor. Bu dava 9 yıldır bu yüzden uzuyor. Biz daha olayın esasına giremedik. Bugün girecektik, şeytan taşlıyoruz. Şeytan taşlamaktan bu dava 9 yıl uzadı. Bizim iddialarımızın tamamı bir davaya dönüştü. Hiçbirisi boş değil. 112 kaydını olaydan 5 yıl sonra ortaya çıkardık. Dosyaya koyduk ve orada Ahmet Bayer Aslı’yı nasıl öldürüyor itiraf ediyor. Şöyle diyor Ahmet Bayer; “Biri merdivenden düştü. Kendinde değil. Başı kanıyor.” Bugüne kadar Ahmet Bayer Aslı’yı düştüğü yerde görmediğini söylüyordu. Anlatırken gördüğü bir şeyi anlatıyor. Hem merdivenden düştü diyor yani merdivenden ittim diyor. 2014 yılında 112 kaydı çıkmadan Ahmet Bayer’ın çok yakın, samimi bir arkadaşı, hatta tapelerde de görüşmeleri var. Oradan anlıyoruz samimi olduklarını. Mahkemede tanıklık yaptı. Dedi ki; “Biz bu olayı konuşurken Ahmet Bayer birden keşke ittirmeseydim Aslı’yı diye bir cümle kurdu. Ve ertesi gün, çok iyi hatırlıyorum o cümleyi kullandığını. Ama inkâr etti.” Dedi. Bu ikisini birleştirdiğimiz zaman cinayetin baş failinin Ahmet Bayer olduğunu ve bu suçun takibinden kurtulmak için Aslı’yı düştü denilen, atladı denilen yerden bizzat kendinin atmış olduğunu anlamış oluyoruz.” Dedi.
Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili 34. duruşmanın dava dosyasının sanık avukatları tarafından incelenmesi için süre verilmesine, tutuklama talebinin reddine ve adli kontrol kararının devamına karar verildi. Bir sonraki celse 14-15 Ocak 2020 saat 09:30 ‘a ertelendi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.