Başkan Aras Sert Konuştu: “679 Parsel Kömür Madenciliğine Açıldı, 7 Köy ve Zeytinlikler Tehlikede”
Toplantıya Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUPA Yönetim Kurulu Başkanı Tansu Özcan, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, ilçe belediye başkanları, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP il ve ilçe örgütleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, İkizköy ve Akbelen mahalle muhtarları ile çok sayıda yurttaş katıldı.
İki oturum halinde gerçekleştirilen etkinliğin ilk bölümünde halk söz alırken, ikinci oturumda uzmanlar değerlendirmelerde bulundu. Forum; Muğla Büyükşehir Belediyesi, MUSKİ Genel Müdürlüğü, Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Muğla Barosu, Türk Tabipleri Birliği Muğla Tabip Odası, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Denizli Şubesi ve Tarım Orkam-Sen paydaşlığında hazırlandı.

“Bu, Teknik Bir Kamulaştırma Değil, Yaşamdan Vazgeçme Dayatmasıdır”
Toplantıda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas ve Yatağan’da yaşanan sürecin sıradan bir kamulaştırma olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Toprağıyla, suyuyla, zeytiniyle bu ülkenin sofrasını besleyen Milas’ın köylerinde yaşananlar basit bir teknik işlem değildir. Bu, toprağın altındaki kömür için toprağın üstündeki hayatların feda edilmesidir.”
Aras, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen torba yasa ile acele kamulaştırmanın önünün açıldığını belirterek, Milas ve Yatağan’da 370 bin dönüm arazinin kömür madenciliğine açıldığını ifade etti. Bu alanların 42 bin 500 dönümünün zeytinlik, 105 bin dönümünün tarım arazisi, 187 bin 500 dönümünün ise orman olduğunu kaydetti.
“Bu topraklar boş değildir. Burası geçimdir, hafızadır, yaşamdır” diyen Aras, zeytinliklerin ve tarım alanlarının yok edilmesinin yalnızca köylüyü değil, kentin tamamını etkileyeceğini söyledi.

7 Köy Doğrudan Tehdit Altında
10 Ocak 2026 tarihinde alınan acele kamulaştırma kararıyla, Çamköy, İkizköy ve Karacahisar arasında kalan 679 parsel arazinin kömür madenciliğine açıldığını belirten Aras, bu kararın bugün itibarıyla 7 köyü doğrudan kamulaştırma tehdidi altına soktuğunu ifade etti.
Torba yasa kapsamında önümüzdeki dönemde 20–25 yeni kamulaştırma dalgasının gündeme gelebileceğine dikkat çeken Aras, bunun yaklaşık 25 köyün zamanla boşaltılması ve 1 milyona yakın zeytin ağacının yok edilmesi anlamına geldiğini söyledi.

“Bu Tartışma Köylüyle İşçiyi Karşı Karşıya Getirmemeli”
Kömür santrallerinde çalışan işçilerin de bu sürecin mağduru olduğunu vurgulayan Aras, “Hiçbir işçi, sağlığıyla ve çocuklarının geleceğiyle bir şirketin kârı arasında seçim yapmaya zorlanamaz” dedi.
Bilimsel raporlara da değinen Aras, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri üretimi sona erse bile Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin olumsuz etkilenmeyeceğini belirtti. Boğaziçi Üniversitesi tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre, Muğla’daki üç termik santralin 2023 yılı sağlık maliyetinin yaklaşık 25 milyar TL olduğuna dikkat çekti.
Su ve Turizm Uyarısı
Açık ocak madenciliğinin Milas ve Bodrum’un içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini belirten Aras, “Milas’ta kazılan her ocak, Bodrum’da kuruyan bir çeşme demektir. Su olmadan turizm de olmaz, yaşam da” dedi.
Muğla’nın rüzgâr ve güneş potansiyeline dikkat çeken Aras, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla hem işçilerin hem de bölgenin geleceğinin güvence altına alınabileceğini ifade etti.
Konuşmasını, “Bu topraklar, bu sular ve bu insanlar birkaç şirketten daha değersiz değildir. Kimse yalnız bırakılmayacak” sözleriyle tamamlayan Aras, Muğla’nın geleceğini savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.