Bu Ustadan Muğla’da 1, Türkiye’de 87 tane var

Bu Ustadan Muğla’da 1, Türkiye’de 87 tane var
Muğla’da küçük bir dükkanda 37 yıldır cam boyama ustalığı yapan Serdar Arslan, Muğla’da bu işi yapan tek kişi ve Türkiye’deki 87 ustadan biri olarak vitray sanatını yaşatmaya çalışıyor.Değişik motifler çizerek cam...

Muğla’da küçük bir dükkanda 37 yıldır cam boyama ustalığı yapan Serdar Arslan, Muğla’da bu işi yapan tek kişi ve Türkiye’deki 87 ustadan biri olarak vitray sanatını yaşatmaya çalışıyor.

Değişik motifler çizerek cam üzerine süslemeler yapan Muğla’nın tek ve son cam boyama ustası 55 yaşındaki Serdar Arslan, teknolojik gelişmelerin sanatındaki olumsuz etkilerine rağmen Mustafa Muğlalı Caddesi’ndeki küçük dükkânında sanatını yaşatmaya devam ediyor. Baba mesleği camcılık olan Arslan, bu mesleğe sanatı da katarak Muğla’da gelen siparişler üzerine cam boyama, nakkaşlık, ayna sırlama, varak yaldızlama, ev, cami, türbe süslemeleri, mimari ev maketleri yapıyor. Cam boyama ustalığı yapan Muğla’da tek ve Türkiye genelinde 87 kişiden biri olduğunu belirten Serdar Arslan;  173 kişiye bu sanatı öğrettiğini ama hiçbirinin şu anda yapmadığını ifade etti. Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu Arslan, aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi’nden de maketçilik üzerine sertifika aldığını kaydetti. Babası Mehmet Arslan’ın Muğla’nın ilk camcısı olduğunu dile getiren Serdar Arslan; cam boyama sanatını kızına da öğrettiğini ancak onun üniversitede farklı bir alana yöneldiğini söyledi.

“Her Motifin Bir Anlamı Var”

Yaptığı sanat hakkında bilgi veren Arslan; “Ben baba mesleğini yürütüyorum. Liseyi Endüstri Meslek Lisesi’nde Ağaç İşleri Bölümü’nde okudum. Edirne’de Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdim. Stajımı İstanbul’da yaptım. Babam camcı olduğu için cam üzerine ağırlık verdim. Cam işlemeciliği Öztürkçe’de finisaj, İngilizce’de vitray diye geçer. Halk dilinde herkes vitray diye bilir. Herkes bu işi bilmez. Bunun tanıtımı zordur. Sözle anlatılmaz, ila ki yapılan eserin görülmesi gerekir. Aynı zamanda teknik ressamlık gerektirir. Motiflerin çeşitleri ve anlamları var. Onlara uygun olarak müşteriyi yönlendiriyoruz. Çiçeksi , geometrik, şifreli motifler var. Cami süslemelerinde şifreli motifler kullanıyoruz. O şifreli motiflerin islamiyetle alakası yok ama biz Türkler islamiyete geçtiğinde resim çizmek günah ilkesi uygulanınca şifreli süslemeye geçilmiş. Bu hat sanatı adı altında yürütülmüş. O dönemde herkes okur yazar değil, herkeste Kur’an-ı Kerim yok. Ne yapmışlar? Bizim hattat ustalarımız, nakkaşlar lale süsünü Allah sembolü yapmış. Papatyayı peygamberler, gülü Hz. Muhammed, menekşe melekler, defne yaprağı ahiret, akasya yaprağı bu dünyayı sembolize diyor. Ev süslemeleri, cami süslemeleri, evliya türbesi süslemeleri yapıyoruz” dedi.

“Kapımdaki Süsleme Kültür Bakanlığı Onaylıdır”

Kendi dükkanının cam kapısına yaptığı süsleme hakkında bilgi veren Arslan; “Benim dükkanın kapısında bizim Türk olgusu örneği var. Çift at başlığı Görktürkler, ikinci motif Selçuklu Devleti, güneş motifi Osmanlı Devleti, damla içindeki ay yıldız da Türkiye Cumhuriyeti’ni sembolize ediyor. Diğer tüm renkler ve motifler de Türklere özgü anlamları ifade ediyor. Bu şifreli motifleri ve olguları ben oluşturdum.Tescilleterek Kültür Bakanlığı’na onaylattım” diye kaydetti.

“Farklı El Sanatlarıyla Da Uğraşıyorum”

Cam süslemelerinin yanı sıra farklı çalışmalar da yaptığını dile getiren Arslan; “Ben nakkaşlık da yapıyorum. Duvar, tavan, sütun süslemesi yapıyorum. Aynı zamanda maketçilik yapıyorum. Mimari projelere uygun ev maketleri yapıyorum. Üniversite bittikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden maketçilik üzerine sertifika aldım. Babamın mesleği camcılık olduğu için ben de ona uygun sanat olarak ahşap oyma işleri ve restorasyon da yapıyorum. Yapan başka insan olmadığı için beni tavsiye ediyorlar. 37 yıldır bu atölyede cam işlemeciliği ve ahşap çalışmaları yapıyorum” ifadelerini kullandı.

“Bu Sanat Ölmek Üzere”

Muğla’da cam boyama ustalığı yapan kendisinden başka kimsenin olmadığını dile getiren Arslan; “Babam da ayna sırlama ustasıydı. Şekilli cam kesme işi de yapardı. Muğla’nın ilk camcısıydı. Piyasadaki camcılar babamın çıraklarıydı. Benim yetiştirdiklerim de dükkan açtılar. Dayanamayıp kapattılar. Şu anda piyasada 5 camcı kaldı. Ama cam boyama ustası olarak sadece ben varım. Bana aynayı getiriyorlar, onların istedikleri motifleri, resimleri işliyorum üzerine. 173 tane eleman yetiştirdim, hiçbiri şu anda bu işi yapmıyor. Böyle giderse bu el sanatı biter. Biz Türkiye’de tescilli cam boyama ustası olarak 87 kişiyiz. Vitray sanatının sezonu yılda dört aydır. Sonra boş kalmayayım diye cami süsleme işleri yapıyorum, aynı zamanda varak yaldız ustasıyım. Ben bu işte ustadan yetiştim. Parlak ve solmayan varak yaldızlama işi yapıyorum. Her nesneye yaldızlama yapılabilir.Aynı zamanda ayna sırlama da yapıyorum. Artık hasta olmaya başladığım için 2-3 yıl sonra bu işi bırakmayı düşünüyorum. Bilgisayarda yapılan hazır baskı sistemleri bizim işleri durdurdu. Son yıllarda da bize dönüşler başladı. Biz bu konuda bir folklör oluşturduk. 87 kişilik Vitraycılar Birliğimiz var. Rusya’da toplandık. Devletimizin katkısı oldu. Dedik ki ne yapabiliriz? Kültür Bakanı’ndan rica ettik. Dizilerde, reklamlarda, sinemalarda arkada fon olarak camlarda renkler görünsün. Bu çalışma bizim işimizde patlama yaptı. İşlerimiz yeniden canlandı. Yoksa hepimiz bırakacaktık bu sanatı. Bilgisayar çağındağız, ben hala bilgisayar kullanmıyorum, elimle yapıyorum. Bu sanatı yaşatmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.

Sevil OLUÇ

Bu haber toplam 1979 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.