Dağdelen: Can Güvenliğim Tehlikede
Muğla’nın Ortaca İlçesi’nde evinin balkonunda köpeğini sopayla öldüresiye dövdüğü iddia edilen M.B adlı şahsın; olaya tepki gösteren Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) Başkanı Türkan Dağdelen’e de ücretli fuhuş yaptığı konusunda iftira attığı öne sürüldü.
Muğla’nın Ortaca İlçesi’nde bir apartmanın dördüncü katında köpeğini sopayla öldüresiye dövdüğü iddia edilen M.B adlı şahsın; olaya tepki göstermek için şahsı sosyal medyada ifşa eden HAYDOS Derneği Başkanı Türkan Dağdelen’in ücretli fuhuş yaptığı konusunda iftira attığı öne sürüldü. Dağdelen, telefon numarasını sosyal medyada paylaşımlar yapıp otogarlardaki erkek tuvaletlerine, AVM girişlerine, banklara stickerlar yapıştırarak ücretli fuhuş yaptığını duyuran M.B adlı şahıs hakkında Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Kendisine ağır sözlü ve yazılı tacizlerde bulunan şahsın Ortaca’da bir kadın doğum uzmanı olduğunu belirten HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen, can güvenliğinin olmadığını, Savcılığın bir an önce harekete geçmesini istediğini dile getirdi.
“Can Güvenliğim Tehlikede”
Konuyla ilgili bilgi veren HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen; “Bu adam Ortaca’nın göbeğinde bir apartmanın dördüncü katında köpeğini öldüresiye dövmüş. Akşam saat 22.00-23.00 sıralarında olmuş, görenler bana anlattı. Polise haber vermişler. Ama polis gelmemiş. Kimseyi ayağa kaldıramamışlar. Beni aradılar. Ben de dedim ki; benim bu saatte oraya gelmem imkansız. Adamın da köpeği dövmeyi bırakıp içeri girdiğini söylediler. Gören kız ifade verdi. Ben de, apartmanın fotoğrafını çekin, daireyi de işaretleyin, bana yollayın dedim. Hangi katta bu olay oldu, hangi şahıs yaptı araştıralım, bulalım dedim. Çok sayıda gören olmuş ama sadece iki kişi yardım aramaya kalkışmış. Onlar da o binada esnaf zaten. Ben de o günlerde hasta olduğum için konuyla ilgilenemedim. 4-5 gün sonra, ben bu durumu sosyal medya hesabımda paylaştım. Köpeğini döven şahıs benim paylaşımımı görünce bana ulaştı. Tabi ben bunların hepsini kendi araştırmalarımla sonradan çıkardım. Bu şahsın bir kadın doğum uzmanı olduğunu, Ortaca’da bulunan özel bir hastanede çalıştığını ortaya çıkardım. Oradan ayrıldı mı, hala çalışıyor mu orasını bilemiyoruz. Eşi de esnaf. İki çocuklu bir aile. Ben sonradan şunu da ortaya çıkardım; seçim zamanında bu şahsın eşi, beni aradı dedi ki; biz bir köpek sahiplendik. Aldık, büyüttük ama ne yazık ki bir canavar oldu. Onu zapt edemiyoruz. Ayakkabı dükkânına götürüyorum ortalığı deviriyor, eve götürüyorum mobilyaları kemiriyor, biz bunu barınağa vermek istiyoruz diyerek beni çok aradı. Ben de ona; barınakta çok fazla mağdur hayvan olduğunu, bir de sağlıklı hayvanları alamayacağımızı hele ki sahipli hayvanı hiç alamayacağımızı söyledim. Ben bu kişinin o adamın eşi olduğunu sonradan ortaya çıkardım. Bu olaydan sonra iş zıvanadan çıktı. Bu şahıs, beni iki ayrı telefon numarasından taciz etmeye başladı. Ama tacizler çok ağır. İlk zamanlar dikkate almadım, telefonu kapattım,numarasını engelledim. Sosyal medya üzerinden sahte hesaplar açmaya başladı. Orada benim hayvan öldürdüğümü, zehirlediğimi, toplu katliam yaptığımı, dernek paralarını çar çur ettiğimi, belediye personeline rüşvet verdiğimi, ne kadar absürt şey varsa yazmaya başladı. Ama en kötüsü benim parayla fuhuş yaptığımı söylemesi. Hâlbuki ben 55 yaşındayım ve Dalaman’ın yerlisiyim. Çok geniş bir ailenin çocuğuyum. 15 yıldır da kendi kurduğum derneğin başındayım. Türkiye’nin en aktif çalışan sivil toplum örgütlerinden birinin başındayım. Benim parayla fuhuş yaptığımı, telefon numaramı ve derneğin adını yazdı ve paylaşmaya başladı. Ben gittim suç duyurusunda bulundum. Savcılık bu konuyla ilgili hiçbir şey yapmadı. Ben kendi imkânlarımla Facebook’a başvurdum, bir iki tane sahte sayfayı kapattırdım. Ama bu sefer Twitter’dan başladı. Daha da ileri gitti, bu sefer üzerinde numaramın ve ücretli fuhuş yaptığıma dair yazılar bulunan sticker yaptırmış. Fethiye ilçesinde bunları otogardaki erkek tuvaletlerine, AVM girişlerine, bankların üzerine yapıştırmış. En çok Fethiye’den arama geldiği için oradan anladım. Numaramı gören erkekler aramaya başladı. Ben de onlara derdimi anlatmaya çalıştım. Benim öyle bir kişi olmadığımı söyledim. Bunu yapan şahıs hakkında suç duyurusunda bulunmak için bana yardım etmelerini istedim. Bu olay üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na da gittim. Fethiye Otogarı’ndaki erkekler tuvaletinde olan stickeri oradaki Emniyet güçlerine aldırdım. Tüm bunları geçtim, can güvenliğim tehlikede.” ifadelerinde bulundu.
Sevil OLUÇ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.