Danıştay’dan Muğla Kıyıları İçin Tarihi Fren: Cennet Koyları Koruma Altında
17
Kararın özellikle son yıllarda yoğun yapılaşma baskısı altında bulunan Bodrum Yarımadası ve kıyı kentleri açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Yeni marina projeleri, sahil düzenlemeleri ve turizm yatırımlarının, yeni bir planlama süreci tamamlanıncaya kadar askıya alınabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, söz konusu kararın kıyı alanlarında kamu yararı ile çevresel hassasiyetlerin daha güçlü gözetilmesi gerektiğine dair hukuki bir çerçeve çizdiğini değerlendiriyor.
Bilirkişi Raporunda Öne Çıkan Tespitler
Mahkeme dosyasına giren bilirkişi raporunda planın bilimsel ve ekolojik açıdan ciddi eksiklikler içerdiği belirtildi. Raporda öne çıkan tespitler şöyle sıralandı:
Koruma–kullanma dengesinin sağlanamadığı ve planın yapılaşma lehine kurgulandığı, uluslararası sözleşmelerle koruma altında bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağası gibi türlerin yaşam alanlarına ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı, kıyı silüetine yönelik analizlerin bilimsel dayanaklardan yoksun olduğu ve yüksek katlı yapılaşmaya karşı net önlemler içermediği,
Bodrum için önemli turizm değerlerinden biri olan “Mavi Tur” rotalarının plan kapsamında dikkate alınmadığı.
27
Sit Alanlarında Kritik Hata
Bilirkişi raporlarında ayrıca planın hazırlanmasında kullanılan “Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi”nin hatalı uygulandığı tespit edildi. Yapılaşmaya uygunluk kriterlerinin, korunması gereken alanlara ilişkin düşük puanlı kriterleri etkisiz bıraktığı; bu nedenle sulak alanlar ile birinci derece doğal sit statüsündeki ve kesin yapılaşma yasağı bulunan bazı bölgelerin “öncelikli gelişim alanı” olarak gösterildiği ifade edildi. Mahkeme, bu durumun hukuka ve planlama esaslarına aykırılık oluşturduğu kanaatine vararak planın yürütmesini durdurdu.
37
Süreç Nasıl İşleyecek?
Karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde itiraz edilebilecek. Ancak mevcut aşamada plan askıya alınmış durumda. Yeni planlama sürecinde çevresel verilerin ve bilimsel kriterlerin daha güçlü biçimde dikkate alınması beklenirken, kararın Muğla kıyılarının geleceği açısından emsal niteliği taşıdığı ve bölgedeki kıyı politikalarını yeniden şekillendirebileceği yorumları yapılıyor.
47
Türkiye Genelini Etkileyecek Karar
Muğla ile ilgili kararın, Türkiye kıyılarında 12 bölgede hazırlanan Bütünleşik Kıyı Planları için de emsal niteliği taşıyacağı belirtiliyor.
TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Rana Bozkurt Turgut, düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18 Eylül 2020 tarihinde onaylanan Aydın–Muğla İlleri 1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na karşı açtıkları davalarda önemli bir karar çıktı. Danıştay 6. Dairesi’nde görülen iki ayrı davada da planın yürütmesinin oybirliğiyle durdurulmasına karar verildi. Yaklaşık 5 yıldır süren hukuki mücadele Muğla kıyıları açısından kritik bir aşamaya ulaştı.”
57
İtirazdan Davaya Uzanan Süreç
Söz konusu plan, 18 Eylül 2020 tarihinde Bakanlıkça onaylanmış, 19 Kasım 2020’de Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından askıya çıkarılmıştı. TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi, 18 Aralık 2020 tarihinde plana itiraz etti. Yasal sürede yanıt alınamaması üzerine 15 Mart 2021 tarihinde planın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açıldı.
2021/3864 esas sayılı dosya kapsamında Danıştay 6. Dairesi’nde görülen davada 29 Aralık 2022’de keşif kararı alındı. Ancak Bakanlık, planı 19 Nisan 2023’te yeniden askıya çıkardı. Bunun üzerine Mimarlar Odası Muğla Şubesi 19 Haziran 2023 tarihinde ikinci kez dava açtı.
2023/4978 esas sayılı ikinci davada 26–29 Şubat 2024 tarihlerinde Bodrum’dan Fethiye’ye uzanan 4 günlük keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. Turgut, bu süreçte ilçe kent konseyleri, çevre örgütleri ve meslektaşlarının güçlü bir dayanışma sergilediğini ifade etti.
67
“Koruma Değil, Kullanım Esas Alınmış”
Mimarlar Odası’nın plana yönelik temel itirazının, planın hazırlanış mantığı ve yöntemine ilişkin olduğunu vurgulayan Turgut, planın bilimsellikten uzak, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğunu savundu.
Bilirkişi raporunda da planlama sürecinde yeterli veri toplanmadığı, ilgili kurumlarla etkin iş birliği yürütülmediği, katılım mekanizmalarının işletilmediği ve Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi’nin uygulanmadığının tespit edildiğini aktaran Turgut, planın stratejik bir belge olmaktan çıkıp yer yer arazi kullanım kararı üreten bir plana dönüştüğünün belirlendiğini kaydetti.
Raporda ayrıca koruma-kullanma dengesinin sağlanamadığı, plan kararlarının üstün kamu yararı ilkesine uygun olmadığı ve plan yaklaşımının kıyı yapılaşmasına uygun alan tespiti üzerine kurgulandığının ifade edildiğini söyledi.
77
“Emsal Niteliğinde”
Turgut, Türkiye kıyılarında 12 bölgede hazırlanan Bütünleşik Kıyı Alanları Planları içinde Aydın–Muğla planına ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararının emsal niteliği taşıdığını belirtti.
Kararın yalnızca planı değil, bu plana dayalı olarak uygulama imar planlarına işlenen kıyı kullanımları, verilen izinler ve yürütülen projeleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Turgut, ilgili idareleri gerekli işlemleri yapmaya çağırdı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.