Derneklerin “Yer” Tartışması Devam Ediyor
FERDİ YAVUZ- Muğla Muhtarlar Derneği Başkanı Kadir Gümüş ile Türkiye Kızılay Derneği Muğla Şube Başkanı Yusuf Kayacık arasındaki “Dernek Yeri” tartışması devam ediyor. Gümüş yaptığı açıklamada; “Kızılay’a saldırmamız söz konusu olamaz. O nedenle Kayacık’ın sözlerinin muhatabı değiliz. Ancak açıklamasının içinde bizimde talip olduğumuz Valilik mülkünden söz ettiği için konuya açıklık getirmemiz şart oldu” dedi.
Muğla Muhtarlar Derneği Başkanı Kadir Gümüş ile Türkiye Kızılay Derneği Muğla Şube Başkanı Yusuf Kayacık arasındaki dernek yeri tartışması olan hızıyla devam ediyor. Kayacık’ın “Türk Kızılayı’na Yönelik Yapılan Karalama Kampanyasını Kınıyorum” açıklamasının ardından, bir açıklamada Gümüş’ten geldi. Gümüş; “Kızılay Başkanı Kayacık Haksız Açıklaması İle Bizi Üzmüştür” dedi.
Muğla Muhtarlar Derneği Başkanı Kadir Gümüş bir basın açıklaması yayınladı. Gümüş açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Kızılay’a saldırmamız söz konusu olamaz. O nedenle Kayacık’ın sözlerinin muhatabı değiliz. Ancak açıklamasının içinde bizimde talip olduğumuz Valilik mülkünden söz ettiği için konuya açıklık getirmemiz şart oldu. Kızılay Başkanı Kayacık haksız açıklaması ile bizi üzmüştür. Kendisine Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 49’uncu Muhtarlar Toplantısındaki ‘Muhtarımızı üzen beni üzmüş kabul ederim ve o kişi hakkında gerekeni yaparım’ sözlerini hatırlatırım. Beştepe’de yapılacak ilk muhtarlar toplantısında bizi üzenleri Cumhurbaşkanıma anlatacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sayın Kayacık, son günlerde Türkiye Kızılay Derneği hakkında maksatlı ve programlı olduğunu düşündüğü bir karalama kampanyası yürütüldüğünü gördüğünü, üzülerek izlediğini söylemiş. Evet Türkiye’de böyle bir şey var. Biz de üzülerek izliyoruz. Bu konuda söz söylemek Kızılay Genel Merkezi’nin işi olur, ama Sayın Kayacık’a biz bir şey diyemeyiz. Ancak adımızı vermeden bizi suçlamasına, karalamasına sessiz kalamayız.” Dedi.
Gümüş “Muhtarları Üzen, Sayın Cumhurbaşkanımızı Üzmüş Olur”
Gümüş, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Belli ki Sayın Kayacık, ‘İl merkezinde bir iş merkezine sahip olan Kızılay Muğla Şube Başkanlığı’na sanki muhtaçlarmış gibi, ilçe kaymakamlığımızın çıktığı binada yer veren valiliğimiz bize karşı olumsuz davranmıştır’ sözümüze üzülüp, maksadını aşan açıklamada bulunmuş. Onun bizim talip olduğumuz yere talip olması ve yaptığı açıklamada bizi üzmüştür. Ayrıca ‘Türkiye Kızılay Derneği başka hiçbir dernek ya da STK ya benzemeyen bir statüye sahiptir. Bu statü bize 6639 sayılı kanunun 15. Maddesi ile verilmiş olup, kamuya ait her türlü taşınmazın kullanımımıza bedelsiz olarak verilmesini mümkün kılmaktadır. Bu ayrıcalık başka hiçbir dernek ya da STK ya verilmemiş olup, bu STK’ ların kamuya ait bir taşınmazı bedelsiz olarak kullanması mümkün değildir. Dolayısıyla bu kanuna dayanarak adı geçen hizmet binasını kullanımımıza veren Sayın Valimizin ve bürokratlarımızın yıpratılma çabaları beyhudedir.’ diyerek bize akıl vermeye kalktığı gibi, devletin valisi ile bizi karşı karşıya getirmeye çalışmıştır. Ben muhtar olarak Devlet yapısının son halkası ve uç beyiyim. Neyin ne olduğunu, kanunları bilirim. Valilik tasarrufundaki binanın Kızılay Başkanı Kayacık’a verilmesi yasaldır. Değildir diyen mi var. Ancak meşru değildir, ahlaki değildir. Kendi binaları olduğu ve yok yoksul olmadıkları halde o binaya talip olmaları ahlaki değil, fırsatçılıktır. Ayrıca Valilik isterse elindeki binayı elbette karşılıksız değil, embolik bir rakamla muhtarlara veya başka ihtiyaç sahibi STK’ya verebilir. Kaldı ki Yeşilay’a vermiştir. Yeşilay içinde kanun mu var? Bizim ne valimizle ne de Kızılay Şube Başkanı ile alıp veremediğimiz var. Biz hakkımızı arıyoruz. Muhtarları üzen, Sayın Cumhurbaşkanımızı üzmüş olur.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.