Doktor Keskin, Astım Bronşitten Korunmanın Yollarını Anlattı
SİNEM KARAKAYA- Mevsim geçişlerinde sık rastlanan alerji ve kronik rahatsızlıklardan biri olan astım, soğuk havalarda gün yüzüne çıkıyor. Havasıyla meşhur olan Muğla’da sık rastlanan sıcak ve soğuk değişimlerden dolayı astım hastalığına yakalanmak mümkün.
Öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, gibi şikâyetlerle görülen astım bronşit hastalığından nasıl korunmamız gerektiğini Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Sibel Keskin, Muğla Gazetesi’ne anlattı.
Dr. Keskin; “Kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde, mevsim değişikliklerine bağlı yaşanan uzamış öksürük, hırıltılı solunum, sık sık soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonu geçirilmesi ve ailede alerjik hastalık öyküsünün bulunması kişide alerjik astım olabileceğini düşündürmelidir” dedi.

“Astım Bronşit Kronik Bir Akciğer Hastalığıdır”
Astım bronşitin hava yollarının daralması sonucu gelişen ve ataklar halinde seyreden bir hastalık olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Sibel Keskin; “ Hava yollarının daralması sonucu gelişen ve ataklar halinde seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. Hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır, buna bağlı olarak salgılar artar, bronş duvarları kasılır-daralır ve atağa sebep olur. Her yaşta görülebilir. Bebeklik döneminde başlayabildiği gibi, çok ileri yaşlarda da ilk kez ortaya çıkabilir. Son yıllarda da görülme sıklığı giderek artmaktadır. Allerjiye bağlı olabileceği gibi, allerjiden bağımsız olarak da ortaya çıkabilir” dedi.
“Alerjik Astım Kadınlarda Daha Sık Görülüyor”
Alerjik astımın kadınlarda daha sık görüldüğünü dile getiren Doktor Keskin; “ Alerjik astımı özetleyecek olursak, kadınlarda daha sık görülür. Bahar aylarında şikâyetler artar. Allerjik rinit (burun tıkanıklığı, sık burun akıntısı), sık hapşırmalar, alerjik konjonktivit (gözlerde sık yaşarmalar), atopik dermatit (ciltte kaşıntılı döküntüler) eşlik edebilir” dedi.
Doktor Keskin, astım bronşitin gelişmesine neden olan durumları şu şekilde sıraladı: “Ailede astım bronşit olması, bebeklik döneminde alerjenlere maruz kalma, bebeklik çağında ağır solunum yolu enfeksiyonu geçirme, annenin gebeyken sigara içmesi, sigara dumanına ve hava kirliliğine maruz kalmak, alerjenlere maruz kalmak; tozlar, polenler, duman, kokular (parfüm, deterjanlar vs), solunum yoluyla toz ve kimyasal maddelere maruz kalan meslekler”
Astım Bronşit’in öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı gibi şikâyetlerle görülen hastalık olduğunu söyleyen Keskin; “ Öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı gibi şikâyetler görülür ve bu şikâyetler, daha çok gece veya sabaha karşı ortaya çıkar. Astım Bronşit ataklar halinde seyreder ve ataklar arasında hasta kendini rahat hisseder. Hastaya tanı koymada; Akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri, allerji testleri yardımcıdır. Ancak, Astım Bronşit’in tanısı esas olarak hastadan alınan öyküyle yani hastanın şikâyetlerine dayanılarak konulur. Tipik astım şikâyetleri olan bir hastada, yardımcı tetkiklerin normal olması tanıyı değiştirmez” şeklinde konuştu.
“Astım Bronşit’in Kurtarıcı ve Korucuyu İki Tedavi Yöntemi Var”
Astım Bronşit’in tedavisinin nasıl yapılması gerektiğini Muğla Gazetesi’ne anlatan Keskin; “ Çoğunlukla solunum yoluyla alınan sprey şeklindeki ilaçlar kullanılır. Daha az sıklıkla hap veya iğne şeklinde tedaviler de kullanılabilir. Tedavi yöntemi ikiye ayrılır. Kurtarıcı ve korucuyu tedavi. Kurtarıcı tedavi, ani nefes darlığında hayat kurtarıcı olarak kullanılan tedavidir. Sadece ihtiyaç halinde kullanılır, günlük tedavide kullanılmaz. Koruyucu tedavi ise, uzun süreli kullanılan ve esas tedavidir, kortizon içerir, ancak genellikle sprey şeklinde kullanıldığı için yan etkileri çok azdır” dedi.
“İlaçların Devamına veya Kesilmesine Mutlaka Hekim Kontrolünde Karar Verilmeli”
Hastaların dikkat etmesi noktaları söyleyen Doktor Keskin son olarak şunları belirtti; “ Hastalarımızın dikkat etmesi gereken en önemli nokta; kendilerini iyi hisseder hissetmez ilaçlarını bırakmamalıdırlar. İlaçların devamına veya kesilmesine mutlaka hekim kontrolünde karar verilmelidir. Evde, özellikle yatak odalarında, halı, kadife perde, peluş oyuncak gibi toz tutan eşyalar bulundurmamalıdır. Pamuk, yün yastık ve yorganlar, battaniyeler kullanılmamalı, sentetik ürünler tercih edilmelidir. Çarşaf ve nevresimler haftada bir 50 derecede yıkanmalıdır. Ev içi nemli olmamalı, sık sık havalandırılmalıdır. Bahar aylarında, araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Ev dışında maske ve gözlük takılarak dolaşılmalıdır. Duyarlılığı olan hastalarımız, evde evcil hayvanlar beslememelidir. Sigara kullanılıyorsa hemen bırakılmalıdır ve sigaralı ortamlardan uzak durulmalıdır. Enfeksiyonlar atağı tetikleyebilir, hemen tedavi edilmelidir. Soğuk hava atağı tetikleyebilir, bu nedenle dikkatli olunmalıdır. Egzersizin de atağı tetikleyebilecek etkisi olduğundan, egzersiz öncesi nefes açıcı spreyler kullanılmalıdır. Hastada mideden yemek borusuna reflü varsa atağı tetikleyebilir. Bu nedenle reflü varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Sonuç olarak şunları belirtmek isterim; Astım Bronşit tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastaların tetikleyici unsurlara dikkat etmesi, düzenli tedavi alması ve düzenli doktor takibinde olması sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmeleri çok önemlidir.”
Öte yandan astım ilaçlarının kilo aldırmadığını vurgulayan Dr. Keskin, nefesle alınan kortizon tedavisinin iştah üzerine etkisi olmadığını ve kilo alımına neden olmadığını belirtti. Ayrıca astım ilaçlarının uzun süreli ilaçlar olduğunu ve alışkanlık yapmadığını da belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.