Dünyanın Bütün Sinekleri Haklı Olamaz
En korktuğum şey müptezel olmaktır.
Sıradanlaşıp değersizleşmektense,
müstesnalık iddiası olmadan “mütevazi” kalmak.
Kendi kendine yetme durumunu da aşan bir güzellik.
Belki de daha insanca.
“Dünyanın rengine kanmak” gibi ozanda karşılık bulan dizelerden feyz alıp “gönül sesine” doğru yönelmek gibi bir şey.
****
Ceviz ağacı olup altında ot bitirmeden değil de,
Ulu bir çınar gibi yakıcılığa gölge kalabilmek.
Yalnız ve dik büyük fırtınalara dayanıklılık gibi.
Direncin kendinde erime anlarını sadece senle yaşamak.
Gücün odaklanmış hali.
Sen ve sen…
Değerli olmak “zor olmayı ve zor bulunmayı” ön koşul yapamaz.
Hiç birimiz elmas değiliz.
Ulaşılabilir mütevazi bir yalnızlık.
****
Kendine kendin kadar uzak, yakınındakine kendin kadar yakın.
Değerli olmak ve değerli kalmak.
Müptezel olmaya inatlaşmak değildir.
Bir anlamlı tercihtir.
Bir öğreti.
Birazda “saygın olma”ya bakalım.
Titrinden ve güçten uzakta kalmak bizce.
Tüm sıfatlardan arınmış bir tablo kadar müstesna.
İçinde güven denen bir cevher taşımalı saygı.
Korkuların ötesinde bir güzelliğin adı olmalı.
İnsan korkudan mı saygı duyar;
Yoksa saygı duyduğundan mı korkar?
Ciddi bir soru.
Kendine sormak gerek.
Acımadan ve yargılamadan.
Bazı şeyler belki de tam tersi.
Yılandan korkan biri asla yılana saygı duyamaz.
Öyleyse daha anlamlı olmalı her şey.
Dünyanın bütün sinekleri haklı olamaz.
Son söz olsun.
Mütevazi bir yalnızlık hamd etmek kadar değerlidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.