EĞİTİM HAKKINI KULLANMAK ZOR OLMAMALI
Geçtiğimiz günlerde YKS başvurularının başvuru süresi bitti. Sınavda barajın kalkmasıyla birlikte üniversite eğitimi devam eden kişiler, mezun olan kişiler ve hatta mezun olmuş iş sahibi olan kişilerden tekrar sınava gireceklerini söyleyenler oldukça fazla. Akademik eğitim öğretim hayatı devam eden öğrenciler ise çalışarak belli puanla girdikleri bölümlerin puanlarının düşmesinden ve bu sene kazanacak olan kişiler ile karıştırılarak mezun olduklarında işsiz kalmaktan korkuyorlar. YKS sınavına girecek kişilerin ebeveynleri ise en azından çocuğunun kendi şehrinde bir üniversiteye gitme umudu içindeler.
Sınav barajının kalkması ile hemen hemen herkesin üniversite okuma isteğini anlıyorum, sadece üniversite okuyan kişilere neden zorluk yaşatılıyor anlam veremiyorum.
Son günlerde her doğan güneşle birlikte yeni bir zamla uyanır olduk. Aldığımız nefes hariç hemen hemen zam gelmeyen bir şey kalmadı diyebiliriz. Benzine, mazota sürekli zam gelmesi ile birlikte otobüs fiyatlarına da zam geldi. Büyükşehir Belediyesi’nin Kampüs hattına 10 Aralık 2021 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat listesinde Kampüs hattı öğrenci tarifesi 1 TL 50 kuruş, tam tarife ise 4 TL 75 kuruştu. Son zamlara göre Kampüs hattı öğrenci tarife ücreti 4 TL 15 kuruş oldu. Neredeyse aralık ayının tam tarife fiyatına tekabül ediyor.
Tekrardan öğrencilik hayatına geri dönen birisi olarak şunu söyleyebilirim ki, bırakın ders aralarında kahve molasını sadece okula gidip gelmek dahi zorlayan şartlar arasında yer almaya başladı. Kendimden örnek verecek olursam; yeni zamlardan sonra her gün okula gidip gelmek için 8 TL 30 kuruş vereceğim. Sadece yol param ayda 182 TL 60 kuruş yapıyor. Merkezde ailesiyle yaşayan bir öğrenci için bu fiyat çok değil diye düşünenleriniz oluyordur mutlaka. Fakat bir de bunu kirada oturan bir aile olarak düşünebilir misiniz? Kira fiyatlarının da arttığı bir dönemde 3+1 dairelerin en az kira bedeli 3 bin 500 TL – 4 bin TL olduğu bir şehirde yaşıyoruz. Sadece ev kirası bedeli ile bir öğrencinin eğitim için okula ulaşım ücretinin toplamı bir asgari ücrete bedel oluyor.
Akademik eğitim öğretimi devam eden öğrencilerin Yatağan, Ula gibi yakın ilçelerden gelip gitmelerini görmezden gelemiyorum. Sırf eğitim hakkını kullandığı için ve otobüslerde belli dakika içinde aktarma indiriminden faydalanamadıkları için maalesef daha fazla para vermek zorunda kalıyorlar. Günlük iki otobüs değiştirerek gelen bir öğrencinin ulaşım bedeli aylık 800 TL -900 TL olmamalı.
Bir öğrenci olarak şunu söyleyebilirim ki, eğitim öğretim hakkımızı kullanabilmemiz için otobüslerde en azından aktarma yapılabilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde okuyan birçok öğrenci ailesinden uzakta eğitim almaya çalışıyor ve yurtta kalıyor. KYK bursu aldığını düşünürsek bir öğrencinin aylık 850 TL geliri var. Simit ve ayran ücreti 5 TL olan bir dönemdeyiz, üç öğün sadece simit ve arandan oluştuğunu düşünürsek günlük 15 TL, aylık ise 450 TL ediyor. Hepimiz biliyoruz ki bir ay boyunca her gün üç öğün simit- ayranla karın doymaz, her gün bal yesen de usanır insan er ya da geç. Daha o öğrencinin ders kitapları ve temel ihtiyaçlarını saymadık.
Zararın neresinden dönülse kardır diyen büyüklerimiz keşke bir an önce karar alsalar, eğitim öğretimi devam eden arkadaşlarımıza katkıda bulunsalar.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencilerinin ikamet adreslerini Menteşeye almalarını istemelerini doğal karşılıyorum, büyüklerimiz bir adım atsın öğrencilerimiz on adımla gelir.
Saygıyla…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.