Girgin: “Zorunlu Çıraklık Eğitimi Çocukların Sömürülmesine Neden Oluyor”
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında çıraklık eğitiminin çocuk işçilerin sömürülmesinin önünü açtığını dile getirdi.
2016 yılında Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından çıraklık eğitiminin zorunlu eğitim kapsamına alınması ve bu uygulamanın Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülmesi kararlaştırılmıştı. Bu karar neticesinde çıraklık eğitiminin zorunlu hale getirilmesinin çocuk işçilerin sömürülmesinin önünü açtığını dile getiren Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Süleyman Girgin; Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuyla ilgili bir konuşma yaptı. Çıraklık eğitiminin görüldüğü kadar masum bir uygulama olmadığını öne süren Milletvekili Girgin;“Bir istihdam biçimi olan çıraklığın zorunlu eğitim kapsamına alınması göründüğü kadar masum bir uygulama olmayıp çocuk işçiliği teşvik eden ve bu yolla çocukların ucuz iş gücü olarak kullanılmasına yol açabilecek bir uygulamadır. Bugün sayıları 1,5 milyona yaklaşan stajyer, kursiyer ve çırakların sömürüsü giderek artmakta, çırakların "çırak", "stajyer" kimliğiyle çalıştırılması ise çocuk emeği sömürüsünü perçinlemektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin yayınladığı rapora göre AKP iktidarı tarafından Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı ilan edilen 2018 yılı içesinde çocukların iş gücüne katılma oranı yüzde 21 olmuştur. 60 çocuk işçi de iş kazaları nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bakınız, Adana Yüreğir'de narenciye posalarının altında kalan atık kâğıt toplayıcısı çocuk işçi 15 yaşındaki Halil Yeloğlu hayatını kaybetti. Bu kardeşime Allah'tan rahmet diliyorum ama bilinmelidir ki bu kardeşimizin altında kaldığı şey portakal posası değil, AKP'nin vahşi kapitalist politikaları ve çocuk işçiliğinin önünü açan uygulamalarıdır” ifadelerini kullandı.
“Çocuklar Her Türlü İstismara Maruz Kalabilir”
Bu uygulamanın çocuk işçiliğinin yasallaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Girgin; “Teklifte özel sektör tarafından mesleki eğitim merkezlerinin organize sanayi bölgesi yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilmesi amaçlanmaktadır. Tasarının çocuk işçilik açısından belkemiği bu ifadelerdir. Organize sanayi bölgesi yönetimleri tarafından açılabilecek mesleki eğitim merkezleri özel eğitim kurumu sayılacağından devlet desteği de alacaklardır. Eğitim-istihdam bağlantısını güçlendirmek adı altında gösterilen bu değişiklik çocuk işçiliğinin önünü açmakla kalmayıp çocuk emeğinin sömürülmesini, İş Kanunu'nun 71'inci maddesinin zıddına çocuk işçiliğini arka kapıdan yasallaştırmaya çalışmaktadır.Resmî okullarda bile denetimi sağlayamayan Millî Eğitim Bakanlığı’nın özel sektör tarafından açılacak bu kurumların denetimini yapamayacağı aşikârdır. Bu açıklık çocukların her türlü istismara maruz bırakılmasının ve ağır şartlarda çalıştırılmasının önünü açacaktır. Bu maddeyle çocuk işçiliğinin önüne geçilmesi gerekirken sermayenin ihtiyaçları düzleminde değişiklikler yapılmak istenmektedir. Bunlarla birlikte, mesleki eğitim merkezleri aracılığıyla iş yerlerinde çalışacak çırak ve stajyerlerin mevcut çalışan sayısına dâhil edilmemesi iş güvenliğinin ve işçi sağlığının önemsenmemesi demektir. Özellikle 2014 yılında çırakların ve stajyerlerin iş yerinin ve çalışan sayısının saptanmasında kapsam dışında bırakılmasından sonra çırak sayısı artmıştır çünkü işverenler açısından bu uygulama birçok yükümlülükten kurtulma yolu olarak görülmektedir” diye konuştu.
Sevil OLUÇ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.