Göçer Yönetime Rest Çekti
AK Parti üçüncü sıra milletvekili adayı Elvan Göçer’in eşi AK Parti Datça eski Hukuk ve siyasi işler başkanı Yılmaz Göçer düzenlediği basın açıklaması ile il yönetimine rest çekti. Göçer, “il yönetim kurulu üyelerinden bazıları disipline verilmemi talep etmiş ve il yönetim kurulu kararı ile disipline verilmişim. Benim için bu yönetim tarafından disipline verilmem bir şereftir” dedi.
Önceki akşam Muğla’da görev yapan ulsal ve yerel basın mensupları ile bir araya gelen Yılmaz Göçer Datça Devlet Hastanesi inşaat süreci ve 2015 yılı seçim dönemlerinde eşinin milletvekili adaylığı ile ilgili bilinmeyenleri anlattı Göçer, “AK Parti Datça Eski Siyasi ve Hukuk işler başkanı olarak görev yaptığım sürede de kendi yaşamım boyunca da kimsenin adamı olmadım, kimseye boyun eğmedim kimseye de boyun eğmeyeceğim. Ülkemizin yaşadığı üzücü olaylara her Türk vatandaşı gibi benimde üzülmem kadar doğal bir şey yok. Ülkeyi bölmek isteyen bunun için darbe yapmaya kalkan sümüklü bir imamın peşinden gidenlere de pabuç bırakmam. Benim siyasi yaşamım Datça Devlet Hastanesi inşaat ihalesini aldıktan sonra başladı. 2002 den bu yana AK Parti üyesi olan eşimin Datça’dan milletvekili aday adayı olmasıyla başlayan süreçte hiçbir kamu kurumundan ihale almadım. Bırakın ihale almayı ihale dosyalarına bile bakmadım. Siyasi etik bunu gerektirir. Şimdilerde siyasi kimliği altında ihale peşinde koşan siyasetçilerden değilim” dedi.
FETÖ ile mücadele konusunda cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uyarak sosyal medya paylaşımlarını yaptığını belirten Göçer, “ Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hepinize sesleniyorum; nerede, bildiğiniz, bulduğunuz bir FETÖ terör örgütü mensubu varsa bunu bizlere muhakkak bildireceksiniz. Eğer bildirmiyorsanız sorumlusunuz.” Tebliğinden sonra partimizin farklı kademelerinde görev yapan ve bir şekilde sümüklü imamın adamları ile bir bağlantısı olduğunu tespit ettiğim belgelerine, fotoğraflarına ulaştığım ne kim kendi sosyal medya hesabımdan paylaşmaya başladım. Benim bu paylaşımlarım rahatsızlık yaratmış olacak ki il yönetim kurulu üyelerinden bazıları disipline verilmemi talep etmiş ve il yönetim kurulu kararı ile disipline verilmişim. Benim için bu yönetim tarafından disipline verilmem bir şereftir. Kimlerin çocukları fetö okullarında 15 Temmuza kadar okuyordu? Siz liderini tanımayan Milli Güvenlik Kurulu kararlarında bile terör örgütü olarak belirtilen bir yapının içinde çocuklarınızın eğitim almasını nasıl kabul edersiniz? Ben liderimin bizlere verdiği görevi yerine götürüyorum. Ben ilk olarak 2009 yılında bu terörist yapı ile mücadeleye başladım. O dönemde TOKİ ihalesi ile aldığım Mardin karakolları işimde bu teröristlere haraç vermediğim için hak edişlerimi uzun süre alamadım. O dönemde sözde imamlar yüzünden ne çalışanlarıma nede kendi evime ekmek götüremedim. Kendi evime ekmek götürebilmek için başbakanlık önünde midye sattım yinede bu sümüklü imamın adamlarına boyun eğmedim. Ben bir rençper çocuğuyum. Fakirlikten geldim. Bedenen çalışmanın ne olduğunu bilirim. Ekmeğimi kazanmak içinde hamallık ta yaparım. Eğer söz konusu vatanımsa her şeyi bir köşeye bırakırım” şeklinde konuştu.
AK Parti İl Yönetim Kurulu üyelerinin FETÖ ile mücadelede zayıf kaldığını da belirten göçer, “Bir il yönetim kurulu üyesinin çocuğu kendi hesabında ülkemizin cumhurbaşkanına hakaret edemez. Kendi babasının görüşlerini benimsemeye bilir, onun desteklediği partiyi sevmiyor alabilir ama bu ona ülkenin cumhurbaşkanına hakaret etme özgürlüğünü vermez. Şimdilerde her yerden herkesten bilgi belge geliyor. Benim gösterdiğim cesaretti görüp bana ulaştırıyorlar. Herhangi bir yerde taşeron olarak işe girmenin bedeli 3-4 maaş olmuş. Garibanın alacağı asgari ücrete bile gözlerini diken her dönemde kendi cepleri için çalışan ülkesi ve milletini düşünmeden sümüklü imamın peşine takılanlar benim nefesimi enselerinde hissetsinler. Muğla’da siyaset yapacak hiç Muğlalı yok mu? Milletvekili Giresunlu, İl Başkanı Rizeli, İl Gençlik Kolları Başkanı Trabzonlu, Marmaris İlçe Başkanı Trabzonlu, Bodrum İlçe teşkilatının neredeyse yarısı yabancı. Bunları mikro milliyetçilik yapmak için söylemiyorum ama sizce de burada bir yanlışlık yok mu? Seçim dönemlerinde kimler bu fetecülerden para alarak seçim kampanyası yürüttü? Bana hep soruyorlar sen Yozgatlısın Muğlaspor ile Yozgatspor maç yapsa kimi tutarsın diye cevabım hep aynı! Maç Muğla da ise Yozgat’ı eğer Yozgat ta ise Muğlaspor’u tutarım. Çünkü ben her zaman ezilenin mazlumun yanındayım” dedi. Hasan Telli
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.