Muğla’daki Su Krizi İçin CHP’den Açıklama: “ Sorumlu Belediyeler Değil, Merkezi Yönetimdir”
17
Toplantıya CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Ülkü Ece, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz, Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel, il yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.
27
Basın açıklamasında konuşan CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Muğla’da yaşanan su krizinin doğal nedenlerden değil, yıllardır sürdürülen yanlış planlama, ihmaller ve siyasi tercihlerden kaynaklandığını vurguladı. Kızıl, son günlerde Devlet Su İşleri (DSİ) ve Ak Parti İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti.
37
“Muğla’daki su sorunu bir doğa olayı değil, siyasi bir sorundur” diyen Kızıl, içme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının DSİ ve merkezi idarenin sorumluluğunda olduğunu hatırlattı. Yerel yönetimlerin ise kendilerine tahsis edilen suyu arıtmak ve halka ulaştırmakla görevli olduğunu belirten Kızıl, buna rağmen sorumluluğun belediyelere yüklenmeye çalışıldığını söyledi.
47
Kızıl, yıllardır “Muğla’nın su sorunu çözüldü” açıklamalarına rağmen gerekli yatırımların tamamlanmadığını, artan nüfus, turizm baskısı ve iklim krizinin görmezden gelindiğini, DSİ’nin verdiği taahhütlerin hayata geçirilmediğini ifade etti. Ortaya çıkan tablonun merkezi idarenin öngörüsüzlüğü ve ihmalkârlığının sonucu olduğunu dile getirdi.
57
DSİ tarafından yapılan son açıklamaların Muğla’ya somut bir çözüm sunmadığını söyleyen Kızıl, “Planlandı”, “çalışılıyor” gibi ifadelerle sorunun zamana yayıldığını, Muğla’ya yönelik net ve bağlayıcı bir içme suyu tahsisi bulunmadığını kaydetti. Teknik ifadelerle kamuoyunun kafasının karıştırıldığını belirten Kızıl, bunun su krizini çözmeyeceğini söyledi.
Ak Parti İl Başkanı’nın su sorununu yerel yönetimlerin planlama ve işletme yetersizliği olarak göstermesini de eleştiren Kızıl, suyu planlayan ve tahsis eden kurumun DSİ olduğunu vurguladı. Muğla’nın su ihtiyacı bu kadar yakıcıyken farklı önceliklerin öne çıkarılmasının siyasi bir tercih olduğunu ifade etti.
67
Kızıl, Muğla’daki su krizinin arkasında kontrolsüz nüfus artışı, plansız turizm politikaları, imar rantını önceleyen yerleşim anlayışı, enerji ve sanayi projelerine tanınan ayrıcalıklı su tahsisleri, termik santraller, jeotermal santraller, baraj ve HES uygulamaları ile yüksek kayıp-kaçak oranlarının bulunduğunu belirtti. Su sorununun yalnızca kuraklıkla açıklanmasının bilimsel ve dürüst olmadığını söyledi.
Dalaman Çayı üzerinden yapılan su tahsislerine de dikkat çeken Kızıl, Muğla’nın yaklaşık 50 milyon metreküp su talebinin DSİ tarafından karşılanmadığını, buna karşın Dalaman Çayı’ndan yaklaşık 240 milyon metreküp suyun Aydın’a tahsis edildiğini açıkladı. Bu durumun havza bütünlüğünü bozan ve su tahsisinde adalet ilkesini yok sayan bir siyasi tercih olduğunu ifade etti.
“Su bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır” diyen Kızıl, Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri ile Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik gereği içme ve kullanma suyunun birinci öncelik olması gerektiğini hatırlattı. Muğla halkının susuz bırakılmasının yaşam hakkının ihlali olduğunu vurguladı.
Yerel yönetimlerin görevini yerine getirdiğini belirten Kızıl, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin bilimsel ve teknik çalışmalar yürüttüğünü, sürdürülebilir su kaynakları için projeler geliştirdiğini söyledi. Sorunun yerel yönetimlerin çabası değil, merkezi yönetimin yerine getirmediği sorumluluklar olduğunu ifade etti.
77
Açıklamasının sonunda çağrılarını sıralayan Kızıl, Muğla’nın su politikalarının bilimsel, kamucu ve ekolojik temelde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, DSİ’nin verdiği taahhütleri derhal yerine getirmesini istedi. Su yönetiminin rant ve enerji odaklı değil, yaşam odaklı olması gerektiğini vurguladı.
Kızıl ayrıca, “Suyun toplanması DSİ’ye, dağıtımı ve evlere ulaştırılması belediyelere aittir. DSİ kendi açıklamalarıyla da çelişmektedir. Bir yandan ‘yeterli su yok’ derken, diğer yandan Dalaman Kaymakamlığı barajın dolduğunu ve taşmalar olacağını açıklıyor. Biz bu işin takipçisiyiz. Muğla’nın suyunu kimseye vermeye niyetimiz yok. Muğla’nın suyu için mücadelemiz devam edecek” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak Muğla’nın suyunu, doğasını ve geleceğini savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.