Muğla’dan İzmir’e Uyarı: “Bulut Tohumlama Su Sorununu Çözmez”
İklim değişikliği ve artan kuraklık, büyükşehirlerde su yönetimine yönelik yeni arayışları gündeme getirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Muğla Büyükşehir Belediyesi, denizden su arıtma tesisi kurulması için Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi tarafından dış kaynak kullanımının onaylanmasının ardından Milas Ekinambarı mevkiinde tesis kurulmasına yönelik çalışmalara başladı.
Su sıkıntısı yaşayan bir diğer Ege kenti İzmir’de ise Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yapay yağmur oluşturmak amacıyla bulut tohumlama uygulaması için Bakanlıktan gerekli izinlerin alındığını ve bu konuda sorumluluk üstlendiklerini açıklamıştı.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, söz konusu uygulamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bulut tohumlamanın İzmir gibi geniş bir metropolün su sorununa kalıcı bir çözüm sunamayacağını ifade etti.

“Her bulut yağış üretmez”
Yapay yağmurun ancak uygun meteorolojik koşullar altında mümkün olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Özçelik, doğal yağış ortamı oluşmadan yapılan tohumlamanın etkili olamayacağını belirtti. Özçelik, suyun atmosferdeki döngüsüne değinerek, denizler, göller ve kara yüzeylerinden buharlaşan suyun üst atmosfer tabakalarında yoğunlaşarak damlacıklar haline geldiğini, ancak her bulutun yağış oluşturma potansiyeline sahip olmadığını söyledi.
Yağış üretebilen bulut tiplerine de değinen Özçelik, nimbostratus, altostratus ve stratus gibi tabaka bulutlarının daha uzun süreli yağışlar oluşturduğunu, kümülonimbus bulutlarının ise kısa süreli ancak şiddetli ve noktasal yağışlara neden olduğunu aktardı.
Bulut tohumlama yönteminde roketler, uçaklar veya hava araçları aracılığıyla atmosfere gümüş iyodür ve benzeri kimyasallar bırakıldığını ifade eden Özçelik, bu işlemin yalnızca mevcut bulut içindeki nem potansiyelinin daha verimli kullanılmasını sağladığını vurguladı.
“Yağışın yeri ve miktarı kontrol edilemez”
Bulut tohumlamanın yağışın yerini, miktarını ve şiddetini büyük ölçüde değiştirme imkânı sunmadığını belirten Özçelik, erken ya da geç yapılan tohumlamanın istenen sonucu vermeyebileceğini söyledi. Özçelik, “Erken yapılan tohumlamada başarı sağlanamayabilir, geç yapılan tohumlamada ise yağmur zaten başlayacağı için uygulamanın bir anlamı kalmaz” dedi.

“İzmir’in su ihtiyacına katkı sağlamaz”
Yağmur tohumlamayla yağışın sınırlı ölçüde erken başlatılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Özçelik, bu yöntemin İzmir’in su ihtiyacını karşılamaya katkı sunmayacağını belirtti. Literatürde yağış miktarının yüzde 10 ila 20 oranında artırılabildiğine dair çalışmalar bulunduğunu ancak bunun ölçülmesinin oldukça zor olduğunu dile getirdi.
1940’lı yıllardan bu yana ABD, Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde uygulanan bulut tohumlama yönteminin çevresel riskler barındırdığını belirten Özçelik, bu nedenle ABD’de bazı eyaletlerde uygulamanın yasaklandığını hatırlattı. Özçelik, İzmir ölçeğinde değerlendirildiğinde, bulutların potansiyelini sınırlı ölçüde artırmanın kentin su sorununa çözüm olmayacağının açık olduğunu ifade etti.
“En kritik unsur yer ve zaman”
Bulut tohumlamada başarıyı belirleyen en önemli faktörlerin yer ve zamanlama olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özçelik, bölgenin topografik yapısı, denize yakınlığı, iklim özellikleri ve uygulamanın yapıldığı döneminin belirleyici olduğunu söyledi.
Kış aylarında soğuk ve yoğun bulut geçişlerinin yaşandığı dönemlerde tohumlamanın daha başarılı olabileceğini belirten Özçelik, yaz aylarında ise bulut hareketlerinin sınırlı olması nedeniyle yöntemin başarı şansının ciddi oranda düştüğünü sözlerine ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.