Şehit Ailelerimiz
Hazırlayan

Ramazan ayı boyunca, bu anlamlı ayda vatanı uğruna şehit düşmüş Muğlalı şehitlerimizi hatırlamak ve her birini yad etmek amacıyla Şehit ailelerimizle yaptığımız söyleşileri sizler için kaleme alıyoruz. Bu sayımızdaki söyleşimizi Muğla Şehit Aileleri Derneği’nin 2. Dönem başkanlığını yapan ve zamanda da 23 Ağustos 2009 yılında Bitlis’in Mutki İlçesinde 21 yaşında şehit düşen Muzaffer Akkuş’un babası olan Mehmet Akkuş ile gerçekleştirdik.
Muzaffer Akkuş, 23 Ağustos 2009 yılında Bitlis’in Mutki İlçesinde mevzi nöbetinde 300 metre aşağıya düşmesi sonucu 21 yaşında şehit düşmüştür. Mezarı Menteşe Ortaköy mezarlığındandır.

Şehit babası Mehmet Akkuş ile röportajımız şu şekilde:
-Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Mehmet Akkuş. Muğla Belediyesinden memur emeklisiyim. Aynı zamanda 2013-2019 yılları arasında Muğla Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin başkanlığını yaptım. Aslen Datçalıyım. 59 yaşındayım. Belediyeden emekliyim. 2 oğlum vardı. Muzaffer ve Mert. Muzaffer oğlum şehit düştü. Diğer oğlum Milas-Bodrum Hava Alanında görev yapıyor.
-Oğlunuz Muzaffer Akkuş nerede, ne zaman ve nasıl şehit oldu?
Oğlum Bitlis’in Mutki İlçesindeki karakolda görev yapıyordu. 23 ağustos 2009’da Ramazan ayının üçüncü günü mevzi nöbetinde 300 metre aşağıya düşerek şehit olduğu bildirildi bize. Ama düştüğünü gören yok. Düştükten sonra arkadaşları buluyor ve hastaneye kaldırılıyor. Kafasının ve kolunun kırık olduğu tespit ediliyor. Daha sonra hastanede vefat ettiği bildirildi bize.
-Oğlunuz şehit olmadan önce en son ne zaman görüşüp konuştunuz?
Biz telefonla her gün konuşurduk zaten. Beşiktaşlıydı kendisi. Şehit olmadan önceki gün gece 12’de ben Beşiktaş maçının ikinci yarısını izleyemeyeceğim sabah mevzi nöbetim var ben uyuyorum demişti. O görüşme son konuşmamızmış meğer.
-Sizde bir şehit babasısınız. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Biliyorum tarifi yok ama bir şehit ailesi olarak neler hissediyorsunuz?
Biz şehit ailesi olarak çok gururluyuz. Çünkü bu vatan hepimizin. Şehitlerimiz olmasa bu vatan sağ olmazdı. Muhakkak şehitlerimiz olacak keşke olmasa ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Tarifi zor bir acı. Her zaman kalbimizde oğlumuz. Acısı hiç geçmez.
- Muğla Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin başkanlığını Kazım Alsan’dan önce siz yapmışsınız. Başkanlık döneminde en çok hangi sorunlarla karşılaştınız? O dönemi biraz anlatır mısınız?
Ben başkanlığa geldiğim zaman dernek merkezi bir yerde değildi. Sonra Belediyenin zihni derin merkezinin içindeki ofisi tuttuk. Sonra orayı şehit ailelerine yakışır bir şekilde düzenledik. O dönemin Valisi bize yardımcı olmuştu. Melsa üzerinden kiramızı ödedi. Sonra Melsa Büyükşehir’e geçince valilik ödeme yapamadı. Sonra Menteşe Belediye Başkanımız bize yardımcı oldu. Sağolsun kendisi bizden kira almaz. Şu anki Valimiz Esengül Civelek’te bize çok yardımcı olur. Kensine çok teşekkür ederiz. Dernekte klimamız yoktu söyledik hemen klima aldırdı derneğe sağ olsun.
-Vali ya da Kaymakam sizi sık sık ziyaret ediyor mu?
Biz çok şanslıyız. Dernek sayesinde kamu kurum kuruluşlarıyla sürekli iletişim halindeyiz. Hiçbiri şimdiye kadar hiçbir sorunumuza hayır demediler. Başta Vali Hanım Esengül Civelek olmak üzere Belediye Başkanlarımız, il müdürlerimiz, ilçe emniyet müdürümüz, ilçe jandarma komutanımız çok destek veriyorlar. Allah devletimize zeval vermesin. Sık sık ziyaret ederler bizi. Muğla bu konuda çok şanslı. Ben diğer illerdeki şehit aileleriyle görüşüyorum. Onlar Aile, Sosyal Politikalar il müdürlüğünden randevu aldıkları zaman başarı sanıyorlar. Biz burada her gün iç içeyiz.
-Şehit ailelerinin genel sıkıntısı nedir?
Şehit ailelerinin çoğu kırsal kesimde. Değişen mevzuatları bilmiyorlar. Bunun içinde her şeyi bizden istiyorlar. Biz bunları takip edip onlara yardımcı oluyoruz. İş konusu olsun, maaş bağlama konusu olsun hep bu konularda öncülük ettik. Şu anda Muğla’da şehit ailesi olup da maaşı bağlanmayan kimse yok.
-Yaşadığınız ve bize anlatabileceğiniz bir anınız var mı?
Şehit babası Mehmet Akkuş: Ben kendi yaşadığım bir olayı anlatmak isterim. Oğlum şehit olduktan sonra 10-15 gün izin kullanmıştım. Belediyede hal sorumlusuydum o zaman. Çarşamba günleri sabah 4-5 gibi çok erken giderdik. 3 arkadaş çalışıyoruz. Ben kapının önündeydim. Moralimde bozuktu tabi. Diğer arkadaşlar içerde. Ben dışarıda ayı seyrediyordum. Sonra rap rap rap asker girişi gibi sesler duydum. Arkadaşlar niye gürültü yapıyor diye içeriye bir baktım arkadaşlar uyuyor. Sabah ezan okunduğunu sırada oldu bu. Başkası anlatsa inanmazdım. Gerçek gibiydi o an. Birine anlatsam beni delirmiş sanardı. Ama o sesleri gerçekten duydum. Bu olayı hiç unutamam.
Şehit annesi Müjgan Akkuş: Bir gün mutfakta bulaşık yıkıyorum. Oğlum anne diye seslendi salona çağırdı. Televizyonda bir asker dizisi vardı o zamanlar. Kapıda bir aileye şehit haberi veriyorlardı. Bak anne izle dedi. Belki bir gün sana da böyle haber verirler dedi. Aynısı bize geldi. Oğlum yapma, böyle konuşma herkes askere gidip geliyor bak sende sağ salim dönersin dedim. Korkuyor sandım. Ben şehit olupta öyle gelecem dedi. Giderken o kadar emindi ki şehit olacağından odasına döndü döndü baktı durdu. Bir daha ben gelemem buraya dedi. Anne bu benim son bakışım dedi.
-Mezarı neden Ortaköy’de?
Ortaköy’de Piyade Asteğmen şehit Yıldıray Çeltikoğlu’nun mezarı var. Tek başına orada yatardı. Hem o yalnız kalmasın istedik hem de bizim Ortaköy’e gidip gelmemiz daha kolay olacaktı o yüzden orayı tercih ettik. Mezarın bakımını biz kendimiz yapıyoruz.
-Şehit ailesi olarak bir isteğiniz var mı?
Şehitler vurulunca ölmezler, unutulunca ölürler. Biz, şehitlerimizin unutulmasını istemiyoruz. Şehitlerimizin isimleri parklara, caddelere her tarafa verilmesi lazım. Şimdi şehidin annesi babası var fakat biz vefat edince şehidi kimse hatırlamayacak. O yüzden unutulmamaları için bir yerlere isimlerinin verilmeleri gerekli bence. Şehitlerin isimleri kendi mahallelerine verilirsen çok iyi olur. Ortaköy Piyade Asteğmen şehit Yıldıray Çeltikoğlu ilk ve ortaokulu Müdürü Nevin Uğur, bizle bir çalışma yaparak tüm sınıflara şehitlerimizin isimlerini verdi. Çok mutlu olmuştuk. Kendisine de buradan çok teşekkür ederim.
-Şehit haberlerini izlediğiniz zaman neler hissediyorsunuz?
Yaşadığımız ilk günü hatırlıyoruz her seferinde. Hepsi bizim yavrumuz. Çok zor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Ben dernekçi olduğum için takip ediyorum ama eşim kötü etkilendiği için bakmamaya özen gösteriyor.
-Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Valimize, belediye başkanlarımıza, kurum müdürlerine, ilçe emniyet ve ilçe jandarma komutanına teşekkür ederiz. 8-5 çalışan müdürler var. Ama bunlar bilakis bizim yanımızda oluyorlar. Hepsinden teker teker Allah razı olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.