Şehit Ailelerimiz
Hazırlayan:

11 ayın sultanı Ramazan ayı boyunca, vatanı uğruna şehit düşmüş Muğlalı şehitlerimizi hatırlamak ve her birini yad etmek amacıyla Şehit ailelerimizle yaptığımız söyleşileri sizler için kaleme alıyoruz. Bu sayımızdaki söyleşimizi 26 Eylül 1985 yılında Manisa’da trafik kazası sonucu şehit düşen Ahmet Deniz’in eşi Perihan Deniz ile gerçekleştirdik.
Polis Memuru Ahmet Deniz: 26 Eylül 1985 yılında Manisa’datrafik kazası sonucu 45 yaşında şehit düşmüştür. Mezarı, Bodrum Yeniköy mezarlığındadır.
Dilerseniz Şehit eşi Perihan Deniz ile röportajımıza kendisini tanıyarak başlayalım.
Ben Perihan Deniz. 1947 doğumluyum. Bodrumluyum. 2 oğlum var.
-Eşiniz Ahmet Deniz nerede, ne zaman ve nasıl şehit oldu?
Eşim Ahmet Deniz 1985 yılında Manisa Turgutlu yolunda bölge trafikte görev yaparken trafik kontrolü sırasında bir kamyonu durdurmak istemiş. Kamyon durmamış kaçmak istemiş. O sırada kamyonun altında kalmış.

-Ateş düştüğü yeri yakıyor. Biliyorum acınızın tarifi yok ama bir şehit eşi olarak neler hissediyorsunuz?
Bunu anlatmak mümkün değil. Akşam gelecek diye sabah işe gönderiyorsun eşini. Akşam şehit oldu diye haberi geliyor. Bu durum nasıl anlatılır. Çok acı günlerim geçti. 2 çocuğumda gurbette kalmak o kadar acı bir şey ki. Yaşamayanların anlaması mümkün değil. Eşim şehit olduğunda 45 yaşındaydı. Ben 38 yaşındaydım. Büyük oğlum liseyi bitirmişti, küçük oğlum lisedeydi. Bir senenin içinde ikisi de dağıldı. Eşim şehit olduktan bir sene sonra büyük oğlum askere gitti. Küçük oğlum üniversiteyi kazandı, Ankara’ya gitti. Ondan sonra tek başına mücadele vermek o kadar acı ki. Geceleri kalkıp feryat etmek istiyordum. Eşimin şehit olduğu günden beri her gün ağladım. Eşimin arkadaşları ve ailesi çok arayıp sordu. Hiç yalnız bırakmadılar beni. Yalnız değilim ama yine yalnızım. Herkes kapısını kapatıp içeri girdiği zaman yine yalnızsın. Bu tarif edilemez bir duygu.
-Muğla’ya ne zaman geri geldiniz?
Ben 20 sene tek başıma Manisa’da yaşadım. Çocuklarım istemedi Bodrum’a dönmeyi. Sonra çocuklarım evlendi gitti. Büyük oğlum Manisa’daki evi sat, Muğla’ya yerleş dedi. Bende oğlumu kırmadım. 12 Aralık 2004 yılında ben Muğla’ya geldim.
-Şehit eşi olarak yaşadığınız sıkıntılar neler?
Maddi olarak değil manevi olarak insanın çok desteğe ihtiyacı oluyor. Çok çok acı duyduğun anda yanında konuşacak birilerini arıyorsun. O da olmayınca insan kendi kendine konuşuyor.
-Devletimizin şehit ailelerine olan hassasiyetini biliyoruz. Devletimizi yanınızda gördükçe neler hissediyorsunuz?
Evet, Devlet yetkililerimiz özel günlerde gelip gidiyorlar arayıp soruyorlar sağolsunlar. Bir ihtiyacım olduğunda hiç eksik etmezler. Allah devletimize zeval vermesin. Devletin yanımızda olduğunu bilmek bizlere güven veriyor.
-Şehit haberlerini izlediğiniz zaman neler hissediyorsunuz?
Yüreğim sıkışıyor izleyemiyorum. Diğer şehit aileleriyle de sık sık görüşürüz, dertleşiriz. Torunlarım aklıma geliyor. Gerçekten çok zor. Anlatılamaz bir durum.
-Röportajımızı sonlandırırken, söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Ne diyebilirim ki, Allah kimseye sevdiğinin yokluğunu göstermesin. Yaşamayan kişilerin bizim durumumuzu anlaması çok zor. Eşimle yaşadığım her anı benim için çok değerliydi. Tekrar dünyaya gelse yine onunla evlenirdim. Şimdiki gençlere bir tavsiyem var. Saygının olduğu yerde sevgi o kadar çok artıyor ki. Birbirlerine saygı duysunlar.
-Bizleri evinizde konuk ettiğiniz için teşekkür ediyor, acınızı yürekten paylaşıyoruz.
Vatanı için canını feda eden şehitlerimize mübarek Ramazan ayında bir Fatiha’yı esirgemeyelim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.