Sonuç Bildiri Raporu Açıklandı
Neval ÇOLAK- Türkiye'nin ilk “Orman Çalıştayı” sonuç bildirgesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlandı. Bildirgede, özellikle ormanların korunması yasalarla Orman Genel Müdürlüğü’ne verilse de aynı görev vicdan sahibi her insanın sorumluluğunda zorunlu olarak olması gerektiği vurgulandı.
Muğla’da Geçtiğimiz Kasım Ayı’nda , “ilk orman çalıştayı” düzenlenmişti. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından “Ormanlarımızı Korumak Görev Değil Sorumluluktur” adı altında gerçekleşen çalıştayda, orman yangınlarının ekolojik hayata etkileri,yerleşim yerlerinde ve tarımsal alanlarda olası bir orman yangının sebepleri ve alınması gereken önlemler,Akdeniz tipi ekosistemlerinde yangın sonrası yapılması gerekenler ve Muğla’daki kızılçam ormanlarında yangınların fauna ve çam balı üretimine etkileri konulu sunumlar yapılmıştı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Orman Yangınları Çalıştayı’nın sonuç bildiri raporunu açıkladı. Muğla’nın orman yangınları açısından Türkiye’nin en hassas bölgelerinin başında geldiği ve yüzde 68’nin orman alanına sahip olduğu vurgulanan bildirgede “Ormanların korunması görevi yasalarla Orman Genel Müdürlüğü’ne verilmiş olsa da yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile vicdan sahibi insanlar aynı sorumluluğu hissetmek ve paylaşmak zorundadır.” ifadelerine yer verildi.“Ormanlarımızı Korumak Görev Değil Sorumluluktur” adı altında gerçekleşen orman çalıştayının sonuç raporu şu şekilde;
Muğla’da Sığla Ağacının Önemi
Muğla %68 orman alanına sahip bir ildir. Bu orman alanlarının içerisinde, sadece Türkiye'de ve büyük çoğunluğu Muğla’da görülen Sığla Ağcı (sığla yağı) ve Doğu Akdeniz havzasına özgü Kızılçam (Çam Pamuklu Koşnili Böceğinin özünü emerekçam balının ham maddesini oluşturduğu ağaç) gibi ekonomik değeri olan ve korunması gereken ağaç türleri bulunmaktadır. Ormandan ve orman yan ürünlerinden elde edilen ürünler kırsal kesimde yaşayan vatandaşların başlıca gelir kaynaklarındandır. İnsanların bilinçlendirilmesi ve ormanların korunması ile ormanlardan sağlanan faydanın sürdürülebilir olması paralellik gösterecektir.
Muğla’da Orman Yangınlarının Sebepleri
Orman yangınları doğal ve insan kaynaklı sebeplerden çıkmaktadır. Eğitimsizlik, anız yangınlarının sıçraması, atıkların mercek etkisi oluşturması, unutulan piknik veya çoban ateşinden, meteorolojik parametreler gibi nedenlerden oluşmakta veya yayılmaktadır. Bu doğrultuda ilgili tüm kurumların ortak çalışmalarıyla yangınların nasıl oluştuğu tespit edilmeli, bu konuda çözümler üretilmeli, rehabilitasyon çalışmaları yapılmalı ve eğitimler verilerek yangınların minimuma indirilmesi sağlanmalıdır.
Orman Yangınlarının Küresel Isınmaya Etkisi
Küresel ısınma ve orman yangınları birbiriyle bağlantılı iki olgu. Araştırmalar orman yangınlarının sadece küresel ısınmanın bir sonucu olmadığını aynı zamanda küresel ısınma üzerinde önemli etkileri olduğunu gösteriyor. Yanan ormanlar karbon salınımının artmasına ve sera gazı etkisi oluşmasına, biyolojik yönden zengin ve nadir türlerin zarar görmesine neden olmakta ve insan sağlığını etkilemektedir. Küresel ısınmanın etkileri Akdeniz havzasında yer alan ülkeler tarafından daha yoğun hissedileceği ve orman yangınlarının giderek artacağı tahmin edilmektedir.Küresel ısınmanın orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını giderek artan oranlarda zorlaştıracağı da dikkate alındığında orman yangınlarının önüne geçebilmek için küresel ısınmayı oluşturan etkilerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Ormanların Bal Üretimine Etkileri
Türkiye dünya bal üretiminde % 6,2’lik payıyla 2. sırada yer alan bir ülkedir. Türkiye bal üretiminin ise %23’ü Muğla’da yapılmaktadır. Çam balının %92’si Türkiye’de, %80’i de Muğla’da üretilmektedir. Çam balı üretimine sağlayan ve son derece hassas bir böcek olan Basra (Marchalinahellenica) yangından etkilenmekte ve bu durum Muğla’nın çam balı üretimini de olumsuz etkilemektedir.
Ormanlarımız İçin Alınacak Tedbirler
İnsanın değil, yangının ne pahasına olursa olsun, ormanlardan uzak tutulması stratejisi geliştirilmeli toplum bilinçlendirilmelidir. Bireyler, topluluklar ve kurumlar orman yangınlarına hazırlıklı olmalı ve alabileceği tedbirleri öğrenecek platform oluşturulmalıdır. Özellikle ve öncelikle ilköğretim seviyesinde bulunan çocuklarımız olmak üzere vatandaşlarımızın orman yangınları ve alınacak tedbirler konusunda çeşitli ortam ve şekillerde eğitimlerle bilgilendirilmesi sağlanmalıdır. Türkiye’de yangınların çoğu anız yangınlarının ormana sıçraması nedeniyle gerçekleşmektedir. Tarım alanları ve orman kesitleri arasında önlemler alınmalıdır. Anız ve orman arasına en az 5 m genişliğinde boşluk bırakılmalı, çiftçiler bu konuda bilinçlendirilmelidir. Orman Köyleri Turistik yapılar ve ikinci konutların yangına dirençli hale getirilmesi hususunda çalışmalar yapılmalıdır. Orman yangınları sürecinde meydana gelen bilgi kirliliği, orman yangınlarıyla mücadele eden personel ve halk üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu nedenle ilgili yetkili kurumlarca kamuoyunda sağlıklı ve doğru bilgilendirme yapılmalı ve yangın mücadelesinin doğru bir şekilde aktarılması sağlanmalıdır. Ormanların korunması görevi yasalarla Orman Genel Müdürlüğü’ne verilmiş olsa da yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile vicdan sahibi insanlar aynı sorumluluğu hissetmek ve paylaşmak zorundadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.