“Tanıyamadığı Kardeşinin Adını Yaşatıyor: Muğla' Saburhane’de Çocukların Hayatını Değiştiren Kütüphane”
110
Bir kardeşin kaybıyla başlayan bu yolculuk, bugün kitapların sayfalarında büyüyen umutlara, öğrenen çocuklara ve güçlenen aile bağlarına dönüşüyor.
Menteşe İlçesinde bulunan Saburhane Mahallesinde dar sokaklarında, eski Muğla evlerinin gölgesinde yer alan mütevazı bir kütüphane ise bu hikâyenin kalbinde yer alıyor. Bu kütüphane yalnızca kitapların bulunduğu bir mekân değil; bir hatıranın, bir vefanın ve toplumsal dayanışmanın sembolü olarak çocukların hayatına dokunmaya devam ediyor.
210
“Ben Kardeşimi Hiç Tanıyamadım”
Kütüphanenin kurucusu Gürkan Tetik için bu hikâye çok daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü her şey, 1974 yılında Saburhane’de meydana gelen bir motosiklet kazasıyla başladı.
O kazada Tetik’in kardeşi hayatını kaybetti. Ancak Gürkan Tetik o dönem henüz dünyaya bile gelmemişti.
Tetik, hiç tanıyamadığı kardeşinin hayatındaki yerini şu sözlerle anlatıyor:
“1974 yılında Saburhane’de bir motosiklet kazası oluyor. O kazada kardeşimi kaybediyoruz. Ben o zaman daha dünyaya gelmemiştim. Yani kardeşimi hiç tanıma fırsatım olmadı. Ama onun hikâyesi, ailesinin yaşadığı acı ve hatırası yıllarca bizim evde konuşulan bir şeydi. İnsan hiç tanımadığı birinin eksikliğini bile hissedebiliyor.”
Yıllar boyunca aile içinde anlatılan bu hikâye, Gürkan Tetik’in hayatında silinmeyen bir iz bıraktı. Zamanla bu acı, unutulmayan bir hatıraya ve güçlü bir sorumluluk duygusuna dönüştü.
310
“Onun Adına İnsanlara Faydalı Bir Şey Yapmak İstedim”
Yıllar geçtikçe Tetik’in aklında tek bir düşünce şekillenmeye başladı: Kardeşinin adını yaşatacak bir şey yapmak.
Bu fikrin nasıl ortaya çıktığını ise şu sözlerle anlatıyor:
“Bir süre sonra şunu düşündüm; kardeşimi geri getiremeyiz ama onun adına insanlara faydalı olacak bir şey yapabiliriz. Annemle de bunu çok konuştuk. Onun da en büyük isteği hatırasının yaşamasıydı. Sonunda Saburhane’de bir kütüphane kurma fikri ortaya çıktı.”
Bu düşünce kısa süre sonra somut bir projeye dönüştü.
2023 yılının Mayıs ayında Saburhane Mahallesi’nde kurulan kütüphane, ilk başta küçük bir mahalle kütüphanesi olarak planlandı. Ancak kısa sürede mahalle çocuklarının en sevdiği buluşma noktalarından biri haline geldi.
“Başta küçük bir kütüphane olarak düşündük. Ama çocukların ilgisi o kadar fazla oldu ki zamanla burası onların ikinci evi gibi oldu.”
Kapıdan Giren Her Çocuk Umut Oluyor
Kütüphaneye gelen çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Gürkan Tetik için en büyük mutluluk ise çocukların kitaplarla kurduğu bağ.
“İlk başta birkaç çocuk gelir diye düşünüyorduk ama zamanla sayıları yüzleri buldu. Kapıdan içeri giren her çocuk bizi mutlu ediyor. Çünkü biliyoruz ki kitapla tanışan bir çocuk, hayatında çok farklı kapılar açabilir.”
Bugün Saburhane’deki kütüphane yalnızca kitap okunan bir yer değil. Aynı zamanda çocukların ders çalıştığı, araştırma yaptığı, hayaller kurduğu ve birlikte vakit geçirdiği bir kültür alanına dönüşmüş durumda. Mahallede yaşayan birçok aile için bu kütüphane, çocuklarının güvenle vakit geçirebildiği ve bilgiye ulaşabildiği önemli bir alan haline geldi.
410
“Ailenle Oku” Projesiyle Güçlenen Bağlar
Kütüphanede başlatılan en dikkat çekici çalışmalardan biri ise “Ailenle Oku” projesi oldu.
Bu projeyle çocukların yalnızca tek başına değil, aileleriyle birlikte kitap okuması teşvik ediliyor.
Gürkan Tetik projenin amacını şöyle anlatıyor:
“Çocukların kitap okuması çok önemli ama ailelerin de bu sürecin içinde olması gerekiyor. O yüzden ‘Ailenle Oku’ projesini başlattık. Çocuklar anneleriyle ya da babalarıyla birlikte kütüphaneye geliyor, birlikte kitap okuyorlar. Bu hem çocukların okuma alışkanlığını güçlendiriyor hem de aile bağlarını kuvvetlendiriyor.”
Recai Güreli İlköğretim Okulu ve Cumhuriyet Ortaokulu ile yapılan iş birlikleri sayesinde öğrenciler düzenli olarak kütüphaneye geliyor.
510
En Çok Okuyanlara Ödül
Kütüphanede kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek amacıyla özel etkinlikler de düzenleniyor.
Haziran ayında gerçekleştirilecek ödül programında, kütüphanede en çok kitap okuyan beş anne ve çocuğuna çeşitli ödüller verilecek.
Tetik bu etkinliği şu sözlerle anlatıyor:
“Haziran ayında küçük bir ödül töreni yapacağız. Kütüphanede en çok kitap okuyan beş anne ve çocuğuna ödül vereceğiz. Bu ödüller çok büyük şeyler değil ama çocukları motive edecek ve kitap okumanın değerini gösterecek sembolik ödüller olacak.”
Kütüphaneden Yayınevine Uzanan Yol
Saburhane’de başlayan bu küçük girişim zamanla daha büyük bir kültür hareketine dönüştü.
Artan ilgi ve destek sayesinde “Muğla Tanıtım Platformu Yayınevi” kuruldu. Böylece çalışmalar daha kurumsal bir kimlik kazandı.
Gürkan Tetik bu süreci şöyle anlatıyor:
“Çocuklar için bir kütüphane kurduk ama zamanla şunu fark ettik; Muğla’nın hikâyelerini de anlatmamız gerekiyor. Bu yüzden yayınevi kurduk. Artık ISBN alabilen ve kendi kitaplarını basabilen bir yapıya sahibiz.”
610
Muğla’nın Hikâyeleri Kitaplaşıyor
Yayınevinin ilk önemli çalışması ise 2026 yılının Ocak ayında yayımlanan “Muğla Kültür Rotası 1: Menteşe'de Kültürün, Sanatın ve Lezzetin İzinde” adlı kitap oldu.
Bu eser, Muğla’nın tarihini, kültürünü ve yöresel lezzetlerini bir araya getiren kapsamlı bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Tetik, bu çalışmanın amacını şu sözlerle ifade ediyor:
“Muğla sadece deniziyle değil, kültürüyle de çok zengin bir şehir. Bu kitapta Menteşe’nin tarihini, kültürünü ve lezzetlerini anlattık. Amacımız Muğla’nın 13 ilçesini kapsayan bir kültür serisi oluşturmak.”
Bu kapsamda ikinci kitap için çalışmaların başladığı ve bu kez Yatağan ilçesine odaklanıldığı belirtiliyor.
710
“Saburhane Kültürle Canlanabilir”
Turizm kökenli bir bakış açısına sahip olduğunu söyleyen Gürkan Tetik’e göre Saburhane gibi tarihi mahalleler kültür projeleriyle yeniden hayat bulabilir.
“Saburhane Muğla’nın en özel yerlerinden biri. Bu bölgenin kültürle, sanatla ve kitapla yeniden canlanabileceğine inanıyorum. Biz de bu yönde küçük bir katkı sunmaya çalışıyoruz.”
810
Bir Hatıradan Doğan Umut
Bugün Saburhane’deki o kütüphanenin kapısından içeri giren her çocuk, aslında bir hatıranın yaşamaya devam etmesine de katkı sağlıyor.
Gürkan Tetik’in sözleri bu hikâyenin özünü anlatıyor:
“Ben kardeşimi hiç tanıyamadım. Ama onun adıyla çocukların kitap okuduğunu görmek bana büyük bir mutluluk veriyor. Eğer bir çocuğun hayatına dokunabiliyorsak, kardeşimin hatırası da yaşamaya devam ediyor demektir.”
910
Saburhane’de başlayan bu hikâye, bir kardeşin hatırasından doğup yüzlerce çocuğun geleceğine dokunan bir umut yolculuğuna dönüşmüş durumda.
1010
Her okunan kitapta, her çevrilen sayfada ve kütüphanenin kapısından içeri giren her çocukla birlikte bu hikâye yeniden yazılmaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.