Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 96. yılı

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 96. yılı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Menteşe İlçe Kadın Kolları Başkanı Şule Aycan ilçe binasında 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Türkiye Büyük...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Menteşe İlçe Kadın Kolları Başkanı Şule Aycan ilçe binasında 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesiyle ilgili açıklamada bulundu.

Sinem Karakaya

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Menteşe İlçe Kadın Kolları Başkanı Şule Aycan, 3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Mustafa Kemal’in direktifleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı.

İlçe binasında düzenlenen basın toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, CHP Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak ve CHP Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Sandıkcıoğlu, kadın kolları ve meclis üyeleri katıldı.

3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle TBMM’de oy birliğiyle kabul edilen ve eğitimde birliği ve laikliği esas alan bir kanun olduğunu belirten Menteşe İlçe Kadın Kolları Başkanı Şule Aycan, şunları söyledi:

“Bu tarihin öncesinde, 16 Temmuz 1921 Ankara Maarif Kongresi açılış konuşmasında Mustafa Kemal, gerilememizin en önemli sebebinin, şimdiye kadar takip edilen eğitim ve öğretim sistemleri olduğunu vurgulamış; bunlardan ve doğu ve batı tesirlerinden uzak, millî bir eğitim programının hazırlanmasını istemiştir. Cumhuriyet’in Osmanlı’dan devraldığı eğitim, farklı din, dil ve kültüre dayalı programlara sahip karmaşık bir eğitim sistemiydi. Bu dönemde, Mektep-Medrese ikiliğinin yanı sıra yabancı devletler tarafından açılan misyoner okulları da faaliyetlerini sürdürmekteydi. Kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün öğretim kurumları Maarif Bakanlığına yani Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmış ve Kanunun 4. maddesi ile yüksek din uzmanları yetiştirmek amacıyla üniversiteler bünyesinde ilahiyat fakülteleri açılması kararlaştırılmıştır. Aynı maddeyle imamlık ve hatiplik gibi dinsel hizmetleri görecek memurların yetiştirilmesi için de okulların açılması kararlaştırılmıştır. Böylece, eski eğitim kurumları ve medreseler kapatılarak, bu kurumlar arasındaki bölünmüşlüğe son verilmiş, böylece öğretim kurumları üzerinde devlet denetimi ve kontrolü sağlanmıştır. Eğitim üzerindeki din etkisi kırılmış; ulusal ve çağdaş, aynı zamanda laik ve demokratik nitelikleri kapsayan bir eğitim sistemi hayata geçirilmiştir. Mektep-medrese ikiliği ortadan kaldırılmış, eğitim laik ve parasız, ilköğretim ise tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için zorunlu hale getirilmiştir. 96 yıl önce bizlere çağdaş bir eğitim ortamı sağlayan Atamızı saygı ve minnetle anıyoruz.”

Bu haber toplam 815 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.