Türk Sağlık-Sen Muğla’dan Sert Tepki: “Sağlıkta Ücret Adaleti Değil, Emek Sömürüsü Var!”
Açıklamada, yıllık enflasyonun %30,7 seviyesine dayanmasına rağmen memur ve emekliye yapılan %11’lik artışların hayat pahalılığı karşısında tamamen eridiği vurgulandı. Ataş, “Kâğıt üzerindeki hedefler çökmüş, mutfaktaki yangın kontrolden çıkmıştır. Sabit gelirli, enflasyonun yakıtı değildir” ifadelerini kullandı.
“Ekonomiyi Soğutmanın Bedeli Dar Gelirliye Yüklenemez”
Ekonomiyi dengeleme politikalarının bedelinin yalnızca memur, emekli ve dar gelirliye ödetildiğini belirten Ataş, bunun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi. 25 milyon vatandaşın alım gücünün hızla eridiğine dikkat çeken Ataş, çözümün net olduğunu belirterek şu talepleri sıraladı:
Maaşlar piyasa gerçeklerine göre derhal güncellenmeli
Artışlar refah payı eklenerek enflasyonun üzerine çıkarılmalı
Enflasyon farkı için 6 ay beklenmemeli, her ay maaşlara yansıtılmalı

“Sağlıkta Ücret Adaleti Değil, Ücret Faciası Yaşanıyor”
Açıklamanın en çarpıcı bölümü ise sağlık çalışanlarının nöbet ve fazla mesai ücretlerine ayrıldı. Ataş, yüz binlerce sağlık çalışanının maaşlarını aldıklarında büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.
Verilen rakamlar dikkat çekti: 4/D statüsündeki bir işçinin gündüz nöbet ücreti 569,21 TL Sözleşmeli bir sağlık çalışanının saatlik nöbet ücreti ise yalnızca 118,30 TL
Bu durumun 5 katlık bir ücret uçurumu anlamına geldiğini ifade eden Ataş, “Bu basit bir hesap hatası değil; liyakatin, eğitimin ve emeğin hiçe sayılmasıdır” dedi.
“Bir Saatlik Nöbet, Yarım Tavuk Dürüm Etmiyor”
Gıda fiyatları üzerinden örnekler veren Ataş, bir tavuk dürümün 250 TL’ye dayandığı bir ortamda, sağlık çalışanlarına verilen nöbet ücretlerinin akıl tutulması olduğunu söyledi.
Açıklamaya göre bir sağlık çalışanı, en basit bir öğle yemeğini yiyebilmek için 2 saatten fazla nöbet tutmak zorunda kalıyor. Riskli birimlerde çalışan personelin saatlik 177,45 TL’lik ücretiyle bugün bir kahve dahi içemediği vurgulandı.
“İş Yükü Avrupa’nın Katbekat Üzerinde”
Ataş, Türkiye’deki sağlık çalışanlarının iş yüküne dair çarpıcı istatistikler de paylaştı:
Türkiye’de 1.000 kişiye düşen hemşire sayısı 2,9, Avrupa ortalaması 9,2
Kişi başı hekime müracaat sayısı 11,4, Avrupa ortalaması 6-7
Bu tabloya göre Türkiye’de bir sağlık çalışanının, Avrupa’daki meslektaşına kıyasla en az 3 kat daha fazla iş yükü taşıdığı ifade edildi. Ataş, hemşire sayısının 3 katına, doktor sayısının ise en az 1,5 katına çıkarılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi.
“Artık Bahane Değil, Adalet İstiyoruz”
Açıklamanın sonunda Ataş, sağlık çalışanlarının imtiyaz değil, emeğinin karşılığını istediğini vurgulayarak şu sözlerle çağrıda bulundu:
“Gece gündüz demeden, bayram seyran tanımadan verilen bu hizmetin karşılığı bu rakamlar olamaz. Emeğimiz satılık değildir. Liyakatli bir gelecek lütuf değil, haktır. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz.”
Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi, sağlık çalışanlarının hak ettiği ücret ve çalışma koşullarına kavuşana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.