ÜST AKIL
Endülüs İslam Devleti zamanında Yahudiler ticari (maddi) anlamda oldukça güçlüydüler ve her geçen gün ekonomik anlamda güçlerini artırarak devam edegeldiler..
Bugün içinde bulunduğumuz üst akıl “ mesihi eksen” çağında da durumları aynı. Hatta işi sadece finansal boyutun ötesine, ülke yöneticilerini ya kendi inançlarından veya kendi inançlarına en bağlı kişilerden seçtirecek kadar ileri taşıdılar.
(NOT: Bildiğiniz gibi Hristiyanlara ait mezheplerden ikisi, biri protestanlık diğeri katolikliktir. Aralarındaki ana fark ise... Protestanlara göre yahudiler iyi çocuklar, katoliklere göre ise yahudiler İsa’nın katilidir. Yine protestanlara göre Mecdelli Meryem İsa’nın sevgilisi, karısı idi, İsa onu dudaklarından öperdi, katoliklere göre ise İsa nın müridi idi, İsa onu yanaklarından öperdi. Bu iki mezhebi ayıran farklar sadece bunlardan ibarettir.)
Yahudiler yeni dünya düzenini oluşturmanın şartlarını belirleme konusunda fikir birliğine vardıktan sonra özellikle protestan mezhep mensuplarını da kullanarak yeni bir yol haritası oluşturmaya karar verdiler.Zira dünyanın yahudilere bakış açısı iyi değildi ve kullanabilecekleri bir inanç topluluğu olarak kendilerine en yakın mezhep – grup Protestanlardı. Uzun zaman bu sistematik yapının gelişmesine gayret edildi ve sonunda tüm bu işlerin kontrol ve yönetimi ile ilgili planlar programlar, uygulanmak üzere 5 madde halinde belirlendi.
Yeni Dünya düzenini oluşturmak için sahip olunması gereken özellikler şöyle sıralandı.
1-Finansal (maddi) güç ve uluslar arası değeri olan kullanılabilir bir para cinsine hükmetme. 2- Teknolojik (big data ve tarım sektörü dahil) güç. 3- Uluslar arası kurumlara sahip olabilme, kurma kullanma ve yönlendirebilme gücü.4- İstedikleri bölgelerde karışıklık – anarşi çıkartabilmeye yarayacak ve reklamlarını yapacak tüm basın yayın organlarının en güçlülerine sahip olabilme. 5- Her tür Manevi inancı sabote etme .
Sonunda hedeflerine ve birbirlerine sadık kalarak , başarıya ulaşmak için her yolu ve yöntemi mübah sayarak yenilemez bir imparatorluk inşa etmeye giriştiler. Bu sırada Rockshield ailesi devreye girdi. Ve böylece üst aklın hedeflerine ulaşabilmesi daha etkin ve kararlı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için tüm koşullar oluşmuş oldu.Üst akla hizmet etmesi amacı ile
IMF, WTO (Dünya Ticaret Örgütü, World Bank (Dünya Bankası), Gümrük Birliği, WHO ( Dünya Sağlık Örgütü), RSF ( Sınır Tanımayan Gazeteciler Birliği), WAPC (Dünya Basın Konseyleri Birliği), vs. ler kuruldu.
Bu kuruluşların hiç biri kurucuları dışında kimseye hiç bir zaman yarar sağlamayacak şekilde yapılandırıldı. Nereye sözde yardım için el atmışlarsa oradaki dert, sıkıntı, arttı içinden çıkılmaz bir hal aldı ve bu kuruluşlara bağımlılığı daha da arttırmaya yaradı.
Üst aklın en tepesinde “sion” zihniyeti, bugün için pek çok tarihçi, araştırmacı gazeteciye göre de dünya da pek çok ülkenin merkez bankalarının gerçek sahipleri olan Rockshield ailesi var. Kudüs merkezli Yeni Dünya Düzeni ni kurmaya, hayata geçirmeye çalışan , maddi güçleri rakamsal olarak kimsenin telaffuz edemeyeceği kadar büyük ve dünya siyasetini, ekonomisini yönettikleri bilinen, üst aklın en tepesinde bulunan ve dünyayı yöneten de işte bu aile (Rockshield ailesi) , üst aklın ta kendisidir.
Dünya nın başına bela edilen bu virüs salgını da çok önceden planlanmış, üst aklın dünyayı ( ülkeleri) dize getirme hedefinin bir silahı, bir parçasıdır. Bu virüs sayesinde hem ciddi bir panik, hem de sonrasında piyasaya sürülecek aşı çok büyük bir maddi güç elde edilecektir. Imf nin salgın la mücadele adı altında kredi musluklarını açması, dünya ülkelerinden pek çoğunun, üst akla ekonomik köleliğini pekiştirme hedefinin uygulamasından başka birşey değildir. Kısa süre önce bu planlı saldırı ile ilgili dökümanların ortaya çıkartılmış olması düşüncemizin doğruluğunu ispatlar niteliktedir. Salgının başlamasından kısa süre sonra Covid 19 un Sars ve Corona virüslerinin laboratuvar ortamında birleşiminden oluştuğu , çocuklara etki etmemesinin kızamık aşısı kaynaklı olup onlardaki koruma duvarını tam olarak geçemediği, aslında bu virüsün 2003 yılında Avrupa Patent Enstitüsü
(European Patent Office) n den Pasteur Institute tarafından EP 1694 829 B1 Patent nosu ile ve aşısının bulunduğu da belirtilerek patentinin alındığı en son 2007 yılında patentin İngilizce, Fransızca ve Almanca olmak üzere üç ayrı dilde güncellendiği, yönünde güçlü iddialar hatta belgeler ortaya çıkmıştır. Bu patentin resmi belgeleri birkaç hafta öncesine kadar Avrupa Patent Enstitüsü nün web sitesinde görülebilirken belgenin varlığının bilinirliğinin artmaya başlaması üzerine, siteden alel acele kaldırılmasıda manidardır. Avrupa Patent Enstitüsü bu belgelerin neden kaldırıldığı sorusuna ise inandırıcı bir yanıt vermemiştir
Pasteur Institute ise patentini aldıkları virüs ve aşısının corona virüsünün yeni bir türüne ait olduğunu covid 19 ile alakası olmadığını açıklamakla yetindi.
“Virüsün neden yeni bir türünü ürettiniz, henüz var olmayan bir virüs ve aşısını üretmek sonrada patentini almakta amacınız neydi?” sorusunu ise yanıtsız bıraktılar.
Velhasıl…
Üst akıl olarak isimlendirilen bu ailenin dünya nın ince ayarları ile oynama teşebbüsü devam edecek. Burada bize düşen Rahmani akılla olaylara bakmak, hem manevi açıdan hem maddi açıdan bilgi – inanç eksiklerimizi gidermek olmalıdır.
Selam ve dua ile…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.