Y E Ş İ L A L T I N

Y E Ş İ L    A L T I N
Tüm insanlığın kaderini belirleyebilecek, doğanın oksijen fabrikası “Yeşil Altın” unvanını sonuna kadar hak eden bir bitki var.Bir zamanlar dünyanın en önemli üretim bitkilerinden biri iken, bugün üretimi yasak.O yasak,...

Tüm insanlığın kaderini belirleyebilecek, doğanın oksijen fabrikası “Yeşil Altın” unvanını sonuna kadar hak eden bir bitki var.

Bir zamanlar dünyanın en önemli üretim bitkilerinden biri iken, bugün üretimi yasak.

O yasak, hayatımızda bulunan çoğu olgu gibi, 1940’lı yıllarda ABD tarafından dayatıldı ülkemize.

Yasağın görünen yüzünde uyuşturucu olsa da altında yatan neden tamamen farklı.

*Amerika’da medyanın sahibi W.R. Hearst’in ormanları vardı ve kâğıt üretiyordu. Kâğıt “Yeşil Altın” dan yapılırsa milyonlarını kaybederdi.

Zira “Yeşil Altın”  8 kez kâğıda dönüştürülebilirken, ağaç 3 kez kâğıda dönebiliyordu.

“Yeşil Altın” 4 ayda yetişirken, ağaç 20-50 yılda.

*Rockefeller’in petrol şirketi vardı. Dünyanın en zengin adamının bio yakıt olan     “Yeşil Altın”  yağı en büyük düşmanıydı.

*Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahipti. Ve pazarı plastik ürünlerinin tamamının üretilebildiği bu “Yeşil Altın” tarafından tehdit ediliyordu.

Bu büyük isimler düşmanları olan “Yeşil Altın”ı ortadan kaldırmak için ortak karar aldılar. Medya aracılığıyla, marihuana sözcüğüyle birlikte “Yeşil Altın”ı insanların beynine zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.

Ve belki de,

‘İnsanlığın kaderin belirlediler’.

Oysa dişi “Yeşil Altın” içeriğinde yüzde beş ila yüzde yirmi aralığında

THC(tetrahydrocannabinol) bulunurken,

Endüstriyel amaçlı yetişen “Yeşil Altın” türlerinde bu oran binde üç’ün altındadır.

“Yeşil Altın”, gerçek bir radyasyon temizleyicidir.

Her yerde yetişebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar.

Koruyuculuğunu kendisi sağladığından tarım ilacına ihtiyaç duymaz.

Üretimi soyadan bile ucuzdur.

Bir dönümlük “Yeşil Altın”, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.

Bataklık kurutmada çok etkilidir.

Ateşe dayanıklıdır. Bu materyal ile yapılan evler sadece sağlıklı değil daha güvenlidir.

AİDS, kanser tedavisi, kalp hastalıkları başta olmak üzere 250’den fazla hastalık tedavisinde kullanılmaktadır.

“Yeşil Altın” ile beslenen hayvanlar hormon tedavisine ihtiyaç duymaz.

Derine inen kökleri toprağın havalandırılmasını sağlar.

Tohumu omega kompleksleri bakımından zengindir.

Tohumunun yağı birçok hastalığa iyi gelir.

Bir arabanın gövdesi “Yeşil Altın” dan yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur.

Protein değerinin çok yüksek olduğu “Yeşil Altın” tohumunun içindeki iki yağ asidi de doğada başka hiçbir bitkide yoktur.

İzolasyon maddesi olarak kullanıldığında yakıt tüketimi azalır.

“Yeşil Altın” dan suntadan daha da sağlam tahta ( fibreboard) yapılır.

“Yeşil Altın” ile yapılan inşaat tuğlası, betondan daha hafif ve daha sağlamdır.

Ses geçirmez materyaldir.

İpliği anti bakteriyeldir.

“Yeşil Altın” ile yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler, doğa dostudur.

ABD’de bir dönem üretilmez (!) ise cezası olan bitki, bugünlerde dünyaya tehdit oluşturuyor.

Dişisinden elde edilen uyuşturucudan değil ama…

Radyasyonla, petrol türevli plastik atıklardan kanser hastalığının çoğalmasıyla dev ilaç firmaları bu bitki üretilirse ne yapar?

Düşünsenize bu “Yeşil Altın” denilen tehlikeli bitki (!)  4 ayda zahmetsizce yetişiyor ve radyasyonu emiyor.

Üstelik her türlü plastik malzeme yapımına uygun ve “Yeşil Altın” dan üretilen plastik doğada kolayca çözünüyor ve insan sağlığına zararlı değil.

Bu tehlikeli bitki (!) ile beslenen hayvanların hormon alımına gerek yok.

Bu resmen kanserin çöküşü demek. 

Yazık değil mi ilaç firmalarına?

Üstüne üstlük bu tehlikeli bitki (!) petrolün değerini hafifletiyor.

Hatta yerine geçmeye çalışıyor.

Çok tehlikeli çok. (!)

Üstelik çok dayanıklı.

Her türlü endüstriyel alanda kullanılabiliyor.

Hatta tekstil ürünleri yaygınlaşırsa tarım ilacı sektörü tamamen ortadan kalkabiliyor.

Yasaklanması normal değil mi? 

Eğer üretilirse doğa temizlenip insanlar sağlıklı yaşayabilecek.

Hammadde sıkıntısı ortadan kalkacak.

Bugün insanlığın uğraştığı pek çok derde deva olacak.

Ekonomik katkısından bahsetmeye gerek bile yok.

Ama böylesi mucizevi bir bitki olan “Yeşil Altın” a uyuşturucu hammaddesi deyip pis KENEVİR demek kimlerin işine yarıyor bir düşünelim?

Endüstriyel kenevir (Yeşil Altın) tarihler boyunca insanlığın yaşamı için doğanın sunduğu mucizelerden biri iken o mucizeye tam da bu aralar ihtiyacı var insanlığın.

Doğa temizlik istiyor.

İnsanlık sağlık.

Endüstri düşük bütçeli hammadde.

Son yıllarda başlatılan yerli ve milli üretim hamlelerinin içinde kenevir üretimi hak ettiği yeri almalı.

Yani kenevir biran evvel kontrollü ve denetimli üretilmeli.

Bu haber toplam 476 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.