Muğla'da eko turizm

Muğla'da eko turizm

Eko-turizm, “yerel halkın refahını gözeterek”, çevreyi koruyan ve doğal alanlara karşı duyarlı seyahat aktivitesidir. “Eko-turizm”,  dünya turizm...

A+A-

Eko-turizm, “yerel halkın refahını gözeterek”, çevreyi koruyan ve doğal alanlara karşı duyarlı seyahat aktivitesidir. “Eko-turizm”,  dünya turizm sektöründe hızla büyümekte olup birçok ülkenin temel ekonomisini bile oluşturmaktadır. Eko-turizm pazarı Muğla ili için en doğru ve stratejik pazardır üzerinde durulması gereken. Özellikle “deniz, kum, güneş” üçgenine sıkışmış Muğla turizminin bütün yıla yayılması için etkin bir araç ve alternatiftir eko-turizm.

Dünyanın en ünlü eko-turizm lokasyonlarına bakalım; Orta ve G. Amerika, Kanada, Antarktika, Avustralya ve tabi ki Afrika. Mesela Afrika ülkesi Kenya’da 55.000 insan vahşi yaşam turizminden istihdam edilmekte - 1990’ların başında bu sektörden gelirleri 24 Milyon $ iken şuan yüz milyonları seyretmekte.  (Afrika kıtası sadece eko-turizm sektöründen yıllık yarım milyar dolar gelir elde etmekte.)  Bu ülkelerin internet üzerindeki pazarlamalarına bir baksanız eko-turizmle alakalı binlerce fotoğraf ve bilgiye sahip olabilirsiniz rahatlıkla (o bölgelerin turizm yatırımcıları sayesinde). Bizim eksiğimiz de işte tam bu “akıllı ve duyarlı turizm yatırımcıları. Otel binası inşa edip işletmek (kolay görünen ama aslında zor olan ve düz mantık turizm yatırımı) ya da tur acenteleri açmak sadece uçak bilet işleri, doğru dürüst bayram turu düzenleyeni bile yok içlerinde, bırakın eko-turizmle uğraşmayı.

Hal böyle olunca internette araştırayım dedim bir; google’a “Muğla eko-turizm” yazıp arattım. Eko-turizm ile alakalı elle tutulur birkaç tane aktivite görebildim. Mesela Dalyan’da carretta carrettaların yumurtlama döneminde düzenlenen seyahatler(onun da ne kadar doğru icraa edildiği tartışılır ama neyse). Mesela doğa sporları derneğinin aktiviteleri olduğunu biliyorum fakat onlarında pazarlama adına eksik kaldığını düşünüyorum. Zaten il olarak bu konudaki eksikliğimizi itiraf etmeliyiz. 2012 Ocak ayında Muğla valiliği ile turizm il müdürlüğünün ortaklaşa yayınladığı makalelere rastladım araştırma yaparken. Eko-turizm dendiğinde akla gelen ilk yer “yeryüzü cenneti” diye bilinen Gökova körfezinin küçük beldesi Akyaka’yı ön plana çıkarmaktan bahsediliyordu. Güzel yollar inşa ederek,  çeşitli su sporları, doğa gezileri, ayrıca sakartepe seyir terası ile körfezi olduğu gibi izleyebilme olanağı, Muğla valiliğin eko-turizmine yaptığı yatırımlar olarak göze çarptı, temel ihtiyaçlar(altyapı).

Örneğin dünyaca önde gelen eko-turizm yerleri kendileriyle özdeşleşmiş olduğu eko-turizm olguları ile ön planda tutar, yani ağır silahı odur bu sektörde. Mesela vahşi hayvan yaşamını merak edenlerin adresi Afrika’dır.  Balta girmemiş ormanların adresi Güney Amerika, çöl safarileri vs. Arap ülkeleri, dağlar, kayalar için Kanada.  

Peki bizim ağır silahımız ne olmalı? (Muğla ili olarak) bir düşünün bakalım. Bende biraz kafa patlatıp bu konudaki fikirlerimi ilerleyen günlerde yazacağım.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.