Unutulan Bir Pir Yeniden Keşfedildi: Ulalı Hüsâm Efendi

Unutulan Bir Pir Yeniden Keşfedildi: Ulalı Hüsâm Efendi
Muğla’nın Ula ilçesinde yaşamış Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi’nin hayatı, silsilesi ve şiirleri, Dr. Mustafa Tatçı’nın uzun yıllara dayanan çalışmasıyla 450 yıl sonra ilk kez bilimsel olarak gün yüzüne çıkarıldı.

Muğla’nın Ula ilçesinde yaklaşık 450 yıldır hakkında sınırlı bilgi bulunan Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği, tasavvufî silsilesi, şiirleri ve etkisi kapsamlı bir akademik çalışmayla ilk kez ortaya konuldu. Büyük mutasavvıfın hayatı ve divanını içeren çalışma, tasavvuf ve edebiyat tarihindeki önemli bir boşluğu doldurdu.

Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatçı’nın uzun soluklu araştırmaları sonucunda hazırlanan eser, “Bayrâmî Şeyhi Ulalı Hüsâm Efendi ve Mehmed Şâfi‘î’nin Hayatı – İlâhîleri” adıyla H Yayınları tarafından yayımlandı. Çalışma, Hacı Bayram-ı Velî, Akşemseddîn ve Akhisarlı Mecdüddin İsâ Efendi silsilesinde yer alan ancak kimliği yüzyıllardır belirsiz kalan önemli bir ismi netleştirdi.

whatsapp-image-2026-02-07-at-17-04-29-1

450 yıllık yanlış atıflar düzeltildi

Dr. Mustafa Tatçı, çalışmanın en önemli yönlerinden birinin tarihsel bir yanılgıyı ortadan kaldırması olduğunu belirterek, Hüsâm Efendi’nin uzun yıllar Pîr Hüsâmeddîn-i Uşşâkî ve oğlu Mehmed Şâfi‘î ile karıştırıldığını, hatta ona ait olmayan eserlerin farklı isimlerle yayımlandığını ifade etti. Yazmalar, kitâbeler, menâkıbnâmeler ve silsilenâmeler üzerinden yapılan karşılaştırmalar sayesinde bu hataların kesin biçimde düzeltildiği belirtildi.

Eserde, Hüsâm Efendi’nin Gelibolu’da başlayıp Akhisar, Mısır, Hicaz, İstanbul ve nihayet Menteşe/Ula’da devam eden dikkat çekici hayat hikâyesi ile Divân-ı İlâhiyâtına yer verilirken, oğlu Mehmed Şâfi‘î’nin daha önce bilinmeyen hayatı ve şiirleri de ilk kez yayımlandı.

Tasavvuf ve edebiyat tarihinde önemli bir isim

Dr. Tatçı, Ulalı Hüsâm Efendi’nin yalnızca tasavvuf tarihinde değil, edebiyat tarihinde de önemli bir mutasavvıf-şair olduğunu vurguladı. Yunus Emre mektebine mensup bir şair olarak değerlendirilen Hüsâm Efendi’nin divanının; Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Velî, Akşemseddîn, İbrahim Tennurî, İbrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî geleneğinin devamı niteliğinde olduğu ifade edildi.

Ula’da bir irfan ocağı kurdu

Ulalı Hüsâm Efendi’nin, döneminin önemli tasavvuf merkezlerinden biri olan Ula’da bir “gönül ocağı” kurduğunu belirten Tatçı, bu ocaktan yetişen çok sayıda dervişin Menteşe çevresi başta olmak üzere Ege, Marmara, İç Anadolu ve Kırım’a kadar gönderildiğini aktardı. Evliya Çelebi’nin 1671 yılında Ula ziyaretinde Hüsâm Efendi için kullandığı “Din deryâsının dalgıcı” ifadesine de eserde yer verildi.

Çürümeyen ceset ve çok yönlü tasavvuf yolu

Hüsâm Efendi’nin yedi yıl süren mağara sülûku, Mısır ve Mekke’deki irfan yolculuğu ile Ula’daki irşad faaliyetleri ayrıntılarıyla ele alındı. Vefatından önce kabrinin yedi yıl sonra açılmasını vasiyet ettiği ve açıldığında cesedinin çürümemiş olduğu bilgisi de kaynaklara dayandırılarak aktarıldı.

Çalışmada Hüsâm Efendi’nin yalnızca Bayrâmî değil; Gülşenî, Halvetî, Şabânî, Melâmî ve Üveysî feyzleriyle yoğrulmuş çok yönlü bir mutasavvıf olduğu da ortaya konuldu.

Tasavvuf tarihine kapsamlı bir katkı

Dr. Tatçı, kitabın yalnızca bir divan yayını olmadığını, Anadolu tasavvuf tarihinin eksik kalmış bir bölümünü yeniden inşa eden kapsamlı bir keşif niteliği taşıdığını belirtti. Ula ve Menteşe çevresinde yüzyıllar boyunca etkili olmuş irfan geleneğinin gerçek kurucusunun bu çalışmayla yeniden hatırlandığı vurgulandı.

Türkiye Yazarlar Birliği Muğla İl Temsilcisi Prof. Dr. Namık Açıkgöz ise çalışmanın bölgenin kültürel mirasına çok önemli bir katkı sunduğunu belirterek, bilimsel toplantılar ve etkinlikler için destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.

Ula’da ortaya çıkan bu önemli kültür hazinesinin ardından, ilgili kurumlar tarafından konferanslar, paneller ve sempozyumlar düzenlenmesi bekleniyor.

whatsapp-image-2026-02-07-at-17-04-29

Bu haber toplam 82 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.