Datça’da CHP Belediye Meclis Üyesi Mecliste Yaptığı Konuşma Nedeniyle Gözaltına Alınmış
Yaşanan süreçle ilgili CHP Datça İlçe Başkanı A. Sezai Öz yazılı bir açıklama yaptı. Öz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu yalnızca Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan bir tanım değil; devlet ile vatandaş arasındaki en temel güven ilişkisinin adıdır. Biz bu güvene inanıyoruz ve bu güvenin zedelenmesine, aşınmasına, tartışmalı hale getirilmesine asla sessiz kalmayacağız.
Hukuk sadece sonuçlarla değil, süreçlerle anlam kazanır. Adalet sadece verilen kararla değil, o karara nasıl gidildiğiyle ölçülür. Dün gece Datça Belediye Meclisi’nde yapılan bir konuşma nedeniyle başlatılan süreç de tam olarak bu çerçevede değerlendirilmelidir. Hepimizin bildiği üzere belediye meclis üyeleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında görev yapan seçilmiş kamu görevlileridir. Ancak bu tanımın ötesinde; onlar aynı zamanda halkın sesidir. Görevleri yalnızca karar almak değil; sormak, eleştirmek, denetlemek ve gerektiğinde itiraz etmektir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi açık ve nettir: Düşünceyi açıklamak ve yaymak haktır. Bu hak, demokrasinin nefesidir. Türk Ceza Kanunu bakımından da temel ilke tartışmasızdır: Eleştiri suç değildir. Eleştiri, demokratik düzenin vazgeçilmez unsurudur. Nitekim yürütülen süreçte meclis üyemizin serbest bırakılması; başından beri ifade ettiğimiz gerçeği açıkça ortaya koymuştur: Ortada cezai yaptırımı gerektiren bir durum değil, kamu adına yapılmış bir siyasi değerlendirme vardır. Siyaset alanının daraltılma hamlelerine izin vermeyeceğiz.
Ancak sadece sonuca değil sürecin kendisine de bakmalıyız. Ceza Muhakemesi Kanunu çok açık bir çerçeve çizer: Uygulanan her tedbir; zorunlu, ölçülü ve orantılı olmak zorundadır. Çağrıldığında ifade vermeye gelebilecek bir kişinin, gece saatlerinde yapılan işlemlerle gözaltına alınması; yalnızca bir işlem değildir. Aynı zamanda hukuk uygulamasının nasıl algılandığını belirleyen bir tercihtir. Çünkü hukuk devleti; sadece güçlü olduğu için değil, adil olduğu için saygı görür. Biz bu ülkenin hukukunun daha güçlü, daha güvenilir ve daha öngörülebilir olması için konuşuyoruz.

Bu ülkenin demokrasisini, hukukunu ve ortak aklını savunmaya devam edeceğiz. Güleryüzle, iyiniyetle, kararlılıkla ve akılla yürüyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim siyasetimiz; gerilimden değil, haklılıktan ve halktan güç alır. Genel Başkanımız Özgür Özel’in ortaya koyduğu irade de bu yöndedir: Bu ülkeye yeniden hukuk, yeniden adalet ve yeniden demokrasi hâkim olacaktır.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı nettir: Hukukun tartışılmadığı, adaletin sorgulanmadığı, insanların kendini güvende hissettiği bir ülke…
Ve bunun yolu bellidir: Milletin iradesine başvurmak. Çünkü bu millet; kimin doğru söylediğini, kimin samimi olduğunu, kimin bu ülke için mücadele ettiğini çok iyi görmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak; hukukun üstünlüğünü savunmaya, demokratik denetim hakkını korumaya ve bu ülkeye yeniden güven duygusunu kazandıracak mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Erken seçim bir tercih değil, milletin hakkıdır. Biz buradayız, dimdik ayaktayız ve geri adım atmıyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.